Özde..

Kendi aynamızda soğuruyoruz belki de Dünyayı..

Her yerde kendimizden bir iz varken şu zamana inat hayatımızda, unutmamalı her şeyden de bizde bir iz var ;)

Sabah uyanıyorum arkadaş, ama rüyadayım sanki ?

Aynada ben varım gibi ama yüzümde kendinden mutlu bir gülümseme, dayım bakıyor gibi..

Sakallar beyazlıyor mu hafif kızıllıklar mı parlıyor emin değilim, belli ki zaman benimle bir yarışa girmiş.. Çok beklersin diyerek güne bir çentik atıyorum..

Sabah kahve vakti, benimki şekersiz ama annemin kahvesi işte.. Yıllar var nasıl yapıldığını öğreteli..

Yüzümdeki gülümseme abiden miras :)

Hüznüm çocukluğumdaki çekingenliğimden..

Aç bilgisayarı yahu çalışmak gerek diyorum kedim tutuyor ruhumdan, illa bir sabah oyun seansımız var..

Gerçekten oyun mu oynamak istiyor yoksa beni güne mi hazırlıyor şüpheli :D

Umut varsa her yerde dostlarımdan.. Sayamam, zira değerlidir kendileri kıyas kabul etmez!

Sunumum var acele etmeli..

Pantolon lacivert, gömlek beyaz ama kol düğmeleri maviye dönük, ceket abimden, mendil her daim..

Hızlıca hazırlanıyorum cebimde bir nazar boncuğu.. Eee tabi ki Annem’den ;)

Sahne’de tanımlamak çok mümkün değil ama abimle, dayım arası bir hava var..

Çalışıyorum, iş yapışımda hocalarım, yöneticilerim, dostlarım, iş öğretenlerim..

Biri öyle yap diyor biri böyle yap, birinin ak dediği diğerinin karası, birinin alkışladığı biri için rezalet..

İçinden çıkılacak gibi değil! Derin bir nefes alıyorum ki hepsinin toplamından feyz alan bir başka doğru olduğumu fark ediyorum..

Telefon çalıyor dostlar, canlar, can olanlar..

Bazen yalnızım, ya anılardalar ya yapılmış yapılacak planlarda..

Taksiye bin kulağımda bir ses “abi sen askerdeykende çok kış olmuştu bu sene yaz gelmedi!”

Eczaneye uğra “ Şahap sen bu sene çok hasta olmadın aferin iyi bakıyorsun kendine “

Geçerken şirkettekilere merhaba de.. Herkesin yüzünde en iyi anımdan en kötüsüne beni bilen gözler..

Ara ara karanlıklar düşüyor aklıma bakıyorum orada da tanıdık yüzler.. Eşler, dostlar, yakınsı uzaklar, canımsılar, dersler, ezberler, kan bağları, kalp bağları ama çoğunlukla sadece büyük bir ayna..

Ayna da kendi suretim..

Kendi suretimde tüm Dünyam!

Karanlığımda benim, ışığımda..

Karanlığımda da suretlerim, ışığımda da..

Aynaya gülende benim, güldürende..

Ağlayanda benim, ağlatanda..

Anılara çentik atanda benim, anılarına misafir olunan da..

Bir sarsılma ile uyandım, uyanık mıydım uyuyor muydum zaten şüphedeyken..

Anladım ki;

Hayat bir tiyatro sahnesi ise bilmeli ki, karşılıklı sahnelerde birbirimize misafir oyuncuyuz..

Ve kendi sahnende adın afişin en üstünde büyük yaldızlı harflerle yazılsa da, diğer sahnelerde misafir olduğun kadar insan, sahnendeki davete icabet edildiği kadar değerlisin ;)

Görürken bir çok hayali “Perde” dediğinde hayat..

Biraz hoş görmeli ve gülmeye devam etmeli

Nede olsa ne varsa sendendir ;)

Like what you read? Give Şahap Tokgöz a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.