Hoş Geldin

Hoş geldin Ruhum,

Telaşım vardı kusuruma bakma karşılayamadım,

Gerçi seni karşılamanın yolu var mı hangi çoşku anlatır ilk andaki sevinci onuda bilmiyorum ya neyse

Hoş geldin..

Yorgunsundur, gönül isterdiki ferah kahvelerle ağırlayayım seni

Ama bilirim anlarsın halden, ne de olsa sen de benim hamurumdansın

Yorgunluğa yorgun geldiğinin sende farkındasın belliki

Alınma, gönül koyma ne olur !

Şimdiye kadar senden bi haber olmam da elbetteki benim suçum var

Lakin bilemiyor ki insan yaşamadan.

Her nefesteki mesajı anlamak bir anda olmuyor mazur gör.

Hem sende hiç açık etmedin, ben burdayım diyesin onca zaman gelmemiş belliki.

Hoş geldin Ruhum,

Ömrüme açılan o ketum kapıyı ne ara buldun da araladın ?

Nasıl da bir anda yolumu aydınlattın..

Hem.. Hem nasıl bir zamanlamadır bu?

Önceden haber verseydin inan bu kadar hazır olamazdım yolculuğa..

Çebimde kelimeler, Gönlümde anılar,

Bildiklerim, Bilmediklerim.. Derslerim, Ödevlerim,

Gördüklerim, Hissettiklerim

Can olanlarım,

Ve Sınavım!

İnan hepsi Hazır..

Bir müsaade et üstümü başımı hazırlayayım bavulumu alır çıkarız..

Biliyor musun ?

Şaşırsamda gelmene ve ilk an yadırgasamda teşekkür borçluyum sana.

Ömrümce bildiğim yolda etrafı görmediğimi gösterdin ya,

Kendimi aynada gördüm ya şu ahir dünyada,

O ince ufuk çizgisi hep parlıyordu ama ordan güneşi yükselttin ya,

Gecemdeki yıldızlarlar sanki gökyüzünden seslendin ya bana

Teşekkürler…

O hırçın ve yılların ağırlığını taşıyan kapıyı açmasaydın belkide halen kendi körlüğümde yaşayıp gidecektim şu kısacık hayattan.

Öyle bir geldinki bende var olan beni anlamamı sağladın.

Artık eksiklerimi biliyorum ve hatta anlıyorum..

Sınavımı biliyorum ve hatta hazırım..

Kendi ömrüme doğmak bu olsa gerek

Yada kendi benliğimde parlamak, aydınlanmak

Hazırım artık kendi yolculuğuma sırf senden dolayı.

Yol uzun, hazırlıklar tamam..

Ve ömrümde ilk defa böyle bir çoşku içimde ;)

Ama,

Bil ki gelmeseydin yazık olurdu.

Yenmemiş bir çilekli pasta gibi,

Seyredilmemiş bir gün doğumu gibi

Belki görülmemiş bir çiçek

Umursanmayan bir gökkuşağı gibi,

Çizik bir plakdaki Müzeyyen Senar

İçilmemiş yarım kalmış son kadeh gibi…

Sıcak ve lezzetsiz

Ve anlamsız.

İyiki geldin..

Hoş geldin Ruhum…

Hoş geldin Şahap !