9 Maddede Nakit Akışı Yönetimi

9 Maddede Nakit Akışı Yönetimi yazısı ilk olarak OfisPaneli Blog’da yayınlanmıştır.

Özellikle yeni kurulan işletmeler şunun farkında olmalı; paranın suyunu çekmesi, işletmelerin piyasaya çıktıktan kısa süre sonra batmasının en temel nedenlerinden biridir. Üzgünüm ama bunu ben değil, istatistikler söylüyor.

Ama tabii ki her işletmenin sonu bu olacak diye bir şey yok. Sermayesini akıllıca kullanan işletmeler batma korkusu yaşamadan yaptıkları işi büyütmeye odaklanabilirler.

Şunu unutmayın; nakit akışı yönetimini sağlamadan işinizi büyütmeye çalışmak, akıntıya karşı küreksiz gitmekle aynıdır. Asla istediğiniz yere varamazsınız. Başarsanız bile sonunda fazlasıyla yorulmuş olacak ve devam edebilecek gücü kendinizde bulamayacaksınız.

Tüm bunları yaşamamanız ve işletmenizin yoluna daha sağlıklı devam edebilmesi için şu adımları takip edebilirsiniz;


1. Kârınızın zararınıza ne zaman eşitleneceğini bilin

“Break even” noktası, bir şirketin kârının, zararına eşitlendiği noktadır. Bir nevi şirketin düzlüğe çıktığı nokta da denebilir. Bu noktaya ne zaman geleceğinizi bilmek, nakit akışınızı direkt olarak etkilemeyecek olsa da size, daha net öngörülerde bulunabilme imkanı tanır. Nakitinizin nereye gideceğini ve ne kadar kâr edeceğinizi net görebilir ve buna göre kısa veya uzun vadeli planlar yapabilirsiniz.

Eğer break-even noktasına ulaşmak için yapmanız gerekenlere odaklanırsanız, sermayenizi harcama konusunda akıllıca davranır ve bütçe planlamanızı daha mantıklı yapabilirsiniz.

Zappos’un kurucusu Tony Hsieh: “Paranın değil, vizyonunuzun peşinden koşun. Para sizi elbet takip edecektir”.


2. Nakit durumunuzu sürekli kontrol edin

Odağınızın büyük kısmını şirketin kâr etmesine vermekten kaçının. Bu söylediğim, yazıda daha önce bahsettiklerimle çelişiyor gibi görünebilir, fakat çelişmiyor. Karşılaştırma yapabilmek için kârınıza ve break even noktasına ne uzaklıkta olduğunuza düzenli olarak bakmanız gerekiyor. Ama hala nakit akışınıza ve harcamalarınıza odaklanmayı sürdürmelisiniz. Bunun sonucu olarak kârlılığınız doğal olarak artacaktır.

Derek Flanzraich: “Her ay yeterli değil, ben neredeyse her hafta hem kişisel hem de şirketimin finansal durumunu kontrol ediyorum”.


3. Her zaman nakit rezervi bulundurmaya çalışın

Her işletme bazı dönemlerde bütçe açığıyla karşılaşabileceğinin farkında olmalıdır. Bu her şirketin başına gelebilir, en iyi planlamaların yapıldığı şirketlerin bile. Ama hayatta kalmanız, bu bütçe açıklarının üstesinden gelebilmenize bağlı. Bu tür zor zamanlar için nakit rezervinizin bulunması, stres ve dikkat dağınıklığınızı azaltacak ve işletmenizi büyütmeye odaklanmanıza izin verecektir.


4. Kaynaklarınızı daha iyi yönetin

İşletmenizin bütçesini idare etmek tam olarak sizin göreviniz değil. Bu yüzden işe bir muhasebeci veya CFO alarak finansal konulardaki sorumluluklarınızı onlara devretmelisiniz. Eğer bunu karşılayacak maddi durumunuz yoksa güvendiğiniz bir çalışanınızı bu işlere atayabilirsiniz. Finansal işlerin yükünü üzerinden attığınızda işinizi büyütecek planları yapmak için daha büyük bir oyun alanınız olacaktır.


5. Alacaklarınızı hemen almaya çalışın

Fatura vade gününüzü mümkün olduğunca düşürün. 15 günden uzun vade ile çalışmamaya özen gösterin. Hatta mümkünse, alacakların ve tahsilat yapılması gereken müşterilerinizin takibi için birinden yardım isteyin.


6. Erken ödeme kampanyaları düzenleyin

Nakite sıkıştıysanız ve ödeme gününün beklemek sizi zorlayacaksa müşterilerinize, erken ödeme yapmaları durumunda indirim yapabileceğinizi söyleyin.

Eğer çalışanlarınız tahsilat yapmakta zorlanıyorsa, onlara gerekli durumlarda insiyatif alıp indirim yapabilme hakkını verin. Bir süre sonra ise katı bir kural seti ile kötüye kulanımı engelleyin.


7. Gereksiz harcamalardan kaçının

İleriki dönemler için finansal öngörüde bulunmak, düzenli ve gerekli harcamalarınızı farketmenizi sağlayacaktır. Gerekli harcamalar dışında, tüm harcamalarınızı azaltmak ve bazı gereksiz gider kalemlerinden kurtulmak isteyebilirsiniz. Şirketinizde hangi gider kalemlerinizi azaltabileceğinizi öğrenmek için OfisPaneli’ni ziyaret edebilirsiniz. OfisPaneli, ihtiyaçlarınıza uygun tedarikçilere ulaşmanın ve giderlerinizi düşürmenin en kolay yoludur, avantajlı tedarik anlaşmaları yaparak şirket giderlerinizi kolayca düşürebilirsiniz.


8. İşe alım konusunda zeki davranın

Bu konuda yıllardır duyduğumuz bazı tavsiyeler var. “Gerçekten ihtiyacınız olmadan işe alım yapmayın” gibi. Bu tavsiye bir noktada doğru, fakat daha doğru olan şu ki; zekice işe alım yapmak her zaman iyidir. Eğer çok yetenekli birini işe alabilirseniz, 2 veya 3 orta düzey çalışanın yaptığı işi yeni gelen kişiye devredebilirsiniz. Yüksek olasılıkla daha fazla maaş ve imkan sunmak zorunda kalırsınız fakat bu maaşın, 2–3 çalışan için harcadığınız tutardan daha aza denk gelmesi çok muhtemel.

İşe alım konusunda aklınızda yer etmesi gereken bir diğer konu; işe aldığınız çalışanlar bir anda işi bırakabilirler. Ve bu da sizi başladığınız noktaya geri döndürür. University of California, Berkeley’de yapılan araştırmaya göre bir çalışanı işe almak şirkete ortalama $4.000’a mal oluyor. Bu tutar işe alım konusunda dikkat etmeniz için oldukça yeterli bir sebep.

Salesforce CEO’su Marc Benioff: “Başarılı işe alım yapmanın sırrı çok basit; sadece dünyayı değiştirmek isteyen insanlara bakın.” Benioff’un sözü çok klişe görünse de oldukça haklı.


9. Teknolojiyi en iyi şekilde kullanın

Tüm dosyalarınızın, nakit akışı tablolarınızın yedeğini alın ve düzenli şekilde depolayın. Güvenlik açısından Google Drive, iCloud, Dropbox gibi depolama sistemleri kullanın. Bu tip sistemler, güvenli olmasının yanında internet erişimi olan her yerden ulaşılabilir olmasıyla da tercih sebebidir.