Bir Kitap Yazmak

Herkese merhabalar!

Bu yazımda edebiyat meraklılarına, yazarlık hayali kuranlara ve belki de “Yalnızca denemek istiyorum,” diyenlere, bir eserin nasıl oluşturulup tamamlanacağını anlatacağım. Tüm bunlar için basamaklar halinde gideceğim ve bunu sağlamak için gereken iki şeyi söyleyeceğim: İşin yüzde onu yetenek meselesi iken, yüzde doksanı ise kesinlikle disiplin. Bu yüzden disiplinli olduğunuza ikna olduğunuzda bu basamakları çıkmaya başlamalısınız, aksi takdirde her şey yarım kalır.

  1. Bir Konu Seçmek ve Evren Yaratmak

Şahsen ben, genelde kitaplarıma aklımdan geçen cümleleri kelimelere dökerek başlar ve ardından evrilmelerini izlerim fakat yolun henüz başındaysanız; öncelikle büyük bir incelik içerisinde belki de tüm fikirleri didikleyerek orijinal bir konu bulmalısınız. Elbette ki esinlenmeler olması çok olağan ama esinlenmeler, orijinallikten çıkmayı gerektirmemeli. Bir konu için etrafınızdaki en ufak bir nesneden tema yaratabilirsiniz. Örneğin gördüğünüz yaprağı alıp kafanızın içinde evrilmesine izin verin: Bunun sonucunda belki de günün birinde kuraklık yüzünden para yerine yalnızca yaprak kullanılan, bitkilere dair her şeyin fazlasıyla değerli olduğu bir distopya evreni oluşturabilirsiniz. Bu aşamada olayların geçtiği mekanı, yeri de seçmeli; belki de aklınızdan böyle bir yer yaratmalısınız.

2. Karakterler ve Özellikleri

Bir kitabı kitap yapan her ne kadar konusu önemli olsa da, bana kalırsa karakterler ve onların özellikleridir. Bir başka yazar da oturup “Sarı saçlı, mavi gözlü, tipik bir lise öğrencisi,” diye bir karakter oluşturmaya girebilir. Sizlerin yapması gereken, bu yüzeysel anlatımın altında karakteri nasıl daha zengin, daha doygun hale getirebileceğinizi düşünmek. Bunun içinde etrafınızdaki insanları kullanabilirsiniz. Örneğin, etrafınızda sürekli aşk meseleleri yüzünden ağlayan bir arkadaşınız vardır ve siz bunu alıp karakterinize bir çeşit geçmiş haline getirirsiniz: Geçmişte ilişkilerde çok başarısız olmuş fakat artık bu işlerden uzak duran, kendine söz vermiş, bu konuda zayıflıklarını belli etmemeye çalışan bir birey yaratabilirsiniz. Tamamen sizin elinizde, sınır yok! Ve en önemlisi de, yan karakterler daima sıkıcı olur. Bu yan karakterleri de okura cezbettirecek özellikler eklemeyi sakın unutmayın.

3. Olay Örgüsü Yaratmak

Konu, tema ve karakterler belli olunca olay örgüsü rahatlıkla şekillenebilir kıvama girmiş olur. Örneğin bitkilerin pek değerli olduğu bir distopyada, aşktan başarısızlığını gizlemeye çalışan dişi karakterimiz; spontane bir şekilde kim olduğunu bilmeden biriyle tanışır ve bu kişi, aslında geçmişten kalan tüm doğa stoklarını elinde tutan, çok ünlü ve sömürgeci sayılabilecek bir ailenin veliahtıdır. Erkek karakter bunu dişi karakterden gizlemeye çalışırken bir şekilde yalanı ortaya çıkacak ve sonrasında aşk mı güçlü gelecektir yoksa hayati öncelikler mi? Tüm bunlar gibi birçok halka olay seçenekleriniz bulunmakta. Burada da tıpkı karakterlerde olduğu gibi, yan olaylar eklemeyi sakın ha unutmayın. Yoksa hikayeniz yavan olur ve okura tat vermekten bütünüyle uzaklaşır.

4. Yazmaya Hazırlık

Kitabınızın konusu, teması, yeri, zamanı, karakterleri ve olay örgüsü belli olduğuna göre artık yazma kısmına geçmelisiniz, öyle değil mi? Bu kısım, en azından benim için belki de en zor kısım. Size uygun yazma anını ayarlamalısınız. Örneğin benim için eskiden bu çok fark etmese de artık, yalnızca kendi odamda; yanımda bir kupa çay/kahve ve su ile masa lambamın eşliğinde yazabiliyorum. Gündüzleri ilham denilen olay bende biraz kilitlenme yaşadığından ve kimi zaman müzik beni baltaladığından; ya geceleri sessizlikte ya da kitabımda bana ilham vereceğini düşündüğüm müziklerden oluşan çalma listesini açarak yazmaya başlıyorum. Bu şarkıları seçmek için kendime ayrı bir zaman dilimi ayırıyor ve yazacağım vakit ortamımın tamam olduğuna emin olup yalnız başıma kalmayı tercih ediyorum. Bu sizler için elbette ki fark edebilir, işte bu ortamı bulmak için biraz tecrübe edinmeli; her şekli denemelisiniz.

5. Disiplin

En zor kısmı geçtiğimize göre, gelelim en önemli kısmına. Disiplin! Bir konuda ne kadar istikrarlı olursanız, o kadar başarılı olursunuz. Kendinize tıpkı bir iş mesaisindeymişsiniz gibi bir saat aralığı verin. Örneğin akşam 22.00 ve sabah 02.00 mı? Bir önceki maddede ayarladığınız ortama bağlı olarak saat aralığınızı belirleyip kendi hızınıza bağlı olarak da “Bugün xxxx kelime yazacağım,” ya da “Bugün xx bölüm yazacağım,” kuralınızı koyun. Örneğin ben, daima saat 22.00’dan sonra başlar ve 2000 kelime yazmadan bırakmam. Zaman aşımı olsa bile 2000 kelime daima benim için bir çeşit anahtardır. Onu yazmadan yerimden kalkmam dahi. İşinizi bu çeşit disipline bindirirseniz ciddiye aldığınızı gösterir ve böylece hikayeden kopukluk yaşamazsınız, hatta bir süre sonra hayatınızda karakterleriniz gibi düşünüp seçimleriniz için alternatif yollar bulursunuz. Bu bakımdan kitap yazmak, kişiye belli bir perspektif ve hayat tecrübesi de kazandırır.

6. Okumak

Bu, belki de en klişe kısım fakat gerçekliği konusunda kuşkunuz olmasın. Kitap okumadan kitap yazılmaz! Yazılsa bile, teknik ve anlatım açısından büyük bir fiyasko olur. Ben, ne zaman bir şeyler okumadan yazmayı denesem kilitlenirim ve ekran başında saatlerce zorlanırım. Tam tersi durumda ise kendimi durduramayıp sınırımı bile geçebilirim. İşte bundan ötürü iyi bir okur olmadan iyi bir yazar olamazsınız. Muhtemelen sevdiğiniz türde kitaplar vardır ve onları seçmekte ısrarcısınızdır fakat her türden kitap okumaya dikkat edin. Çünkü yazacağınız kitapta aşk da olacak, nefret de, suç da, belki fantazya veya distopya da… Her duyguyu hissetmek adına o duygunun ağırlık verildiği kitapları okuyun. İntihara meyilli bir karakter mi yazıyorsunuz? Sırça Fanus’u okuyun. Narsist bir karakter mi? Dorian Gray’in Portresi. Ayıplanmış bir aşk mı? Lolita.

Elbette ki sadece kitap okumakla kalmayıp arada kendi yazdıklarınızı da okumalı, bir okur gözünden eleştirip düzeltmelisiniz. Kitabınızı yayımlatmadan önce bir çeşit düzenlemeden her türlü geçeceksiniz fakat henüz kitabınızda ilerlemedeyken ara ara düzenlemeler yaparsanız; bu en sonda işinizi kolaylaştıracak ve bir bütünlüğü sağlamada yardımcı olacaktır.

7. Son Belirleme

Belki ilk bölümlerde böyle bir zorunluluğa gidilmesi yanlış fakat ilerledikçe mutlaka kitabınıza bir son belirleyin. Çünkü bir kitabın sonuna göre kitabın bölümleri, karakterlerin davranışları ve okur için bazı ipuçları gelişir. Sonunu bilmediğiniz bir kitapta, örneğin bir suç kitabında, suçluyu belli eden bazı ipuçları vermelisiniz ki en sonunda okur “Doğru ya!” diyebilsin; yani “Ne alaka ki?” diye bir düşünceye gitmesin. Ayrıca ben, daima epik olan sonları tercih ettiğimden size de önerim; daima iyi veya daima kötü son yapmayı düşünmeyin. Kitabınıza ne yakışıyorsa, ona uygun bir son yazın.

8. Danışma

Gerçekten objektif olduğuna inandığınız ve edebiyata ilgisi olan arkadaşlarınızla, yahut ulaşabiliyorsanız bir yazarla iletişime geçip kitabınız hakkında fikirler alın. Kim bilir, belki çok daha orijinal fikirler alırsınız ve olay örgünüzün dallanıp daha da büyük bir varyasyona gitmesini sağlayacaktır bu durum. Öneriler gerçekten bir kitabı canlı kılar. Bu yüzden bu kısmı sakın es geçmeyin.

9. Anlatıma Dikkat

Güzel bir konu, güzel karakter özellikleri, güzel evren, güzel zaman… Bunların hepsi tamam olsa bile anlatımınız kötü olduğu vakit kitabınız çöpe gider. Eserinizin bir yerlere tutunabilmesini istiyorsanız, anlatım stilinizi belirleyin. Siz, bir yazar olarak çok mu ağdalı bir dil kullanacaksınız? Söz sanatlarını öğrenin, bu tarzda kitaplar okuyun. Yalın bir dil mi? Yine aynı tarzda kitaplar okuyun. Alegorik? Dahası? Kendinize bir çeşit imza olacak bir tarzı seçip bu yoldan çıkmayın ve kelime tekrarlarına gitmemeye bakın. Anlatımın güzelliği, kötü bir kitabı dahi kurtarabilir.

10. Tekrardan Okumak

Kitabınızı tüm bu basamaklara uyarak tamamladığınız vakit “Nasıl olsa bitti, hemen yayınevleri ile görüşmeliyim!” diyerek başvuru sürecine hemen girmeyin. Eserinizi tekrar tekrar okuyun, eleştirin, değiştirin; insanların fikirleriyle yeniden değiştirin. Unutmayın, elbette yorumcuların yorumu önemlidir fakat kitabı sizin adınıza değerli yapan şey sizin fikrinizdir. İleride utanacağınız bir kitabınız olmasın diye, tekrar tekrar üstünden geçmekten korkmayın.

Tüm bu basamakları gereklilikleriyle yerine getirirseniz sonucunda sizin de kayda değer bir eseriniz olacaktır. Bunun sonucunda yayın piyasasına girmek fikrinde iseniz, sizlere bunu bir sonraki yazımda yeniden basamaklarla anlatacağım.

Şimdilik görüşmek üzere!