Bir Topun Peşinde Onlarca Hayal

Merhaba, ben Ali Akman. 18 Nisan 2002’de, Bursa’da doğdum. Bursa’nın İnegöl ilçesinde büyüdüm.

Ali Akman — Ege Kupası Gol Krallığı

Futbola olan sevgimi ben daha çok küçükken babam fark etmiş. Henüz 6 yaşımdayken İnegölspor’da futbola başlamıştım. Futbol benim için her zaman büyük bir tutku oldu ve beni bu konuda en mutlu eden şey ise en sevdiğim şeyi “iş” olarak yapıyor olmaktır. Amcamın da futbolcu olması benim futbola her geçen gün biraz daha bağlanmamı sağladı çünkü amcam benim en büyük idolümdü. Daha yolun çok başında olduğumu biliyorum. Çok çalışmamız lazım, çok eksiklerimiz var…

Ali Akman — Bursaspor Maçı

Bursaspor’a 2015 yılında transfer oldum. İlk yılımda 41 gol attım. Ayrıca takım olarak da Türkiye üçüncüsü olduk. Futbol bir takım oyunudur. Futbol kaliteli oyuncularla oynandığında daha iyi sonuçlar alınıyor ve bu konuda şanslıyım. Milli takıma seçildiğimde çok mutlu oldum, çok güzel bir histi. İlk maçlarımı İngiltere ile oynadım. Birinci maçta 5–2 mağlup olmuştuk; ikinci maçta ise 3–1 galip geldik. Bu maçta iki gol attım ve gerçekten bu duyguların tarifi yok. Yaklaşık bir buçuk ay önce Ege Kupası’na gittik ve finalde Yunanistan’a çok şanssız bir şekilde mağlup olduk. O turnuvada 4 maçta 4 gol atarak gol kralı oldum ve bu da benim için inanılmaz bir mutluluktu.

Ali Akman — Bursaspor Maçı

Şu anki hedeflerim arasında Bursaspor’da A takıma çıkıp A milli takıma yükselmek, sonrasında ise yurt dışında Liverpool, Bayern Münih ve Barcelona gibi kulüplerde oynamak bulunuyor. Bu hedeflerimi gerçekleştirmeyi çok istiyorum ve şu an hayal gibi geliyor olsa bile inanıyorum ki “çalışırsak” olmayacak bir şey yok. Ben, eğer çalışırsam olacağını düşünüyorum. İyi bir futbolcu olup ülkemi gururlandırmayı çok isterim. Dünyadaki çoğu insanın futbola olan sevgisi gerçekten çok fazla ve bu işi yapmak gerçekten çok zor. Bu yüzden, önüme çıkacak hiçbir zorluk, hiçbir sorun beni pes ettirmeyecek ve sadece daha da güçlendirecek.

İyi yerlere gelmek istiyorum, zor bir iş olduğunun da farkındayım ama her şeyden önce hayal etmemiz gerekiyor…
One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.