Büyük Başarılar Zor Zamanlarda Ortaya Çıkar

Yazar: Ahmet Önder / Milli Jimnastikçi

Herkese Merhaba,

Çekişmeli geçen Rio Olimpiyatları senesi ardından, hedeflerime yönelik bir programla yeni sezona çok güçlü başladım. İlk yarışmamız Avustralya'daki Dünya Kupası’ydı. Yeni serilerimi deneyeceğim bu yarışmada çok heyecanlıydım. Yarışmanın ilk günündeki seçmelerde 6 alette de finale kalmayı başardım. Finallerin ilk gününde ise Yer aletinde 5. , Halka aletinde 6. oldum. Madalya alma hırsım ilk günün beklediğim gibi geçmemesinin ardından arttı.

Finallerin 2. Günü Atlama aletinde 4.lükle yaklaştığım madalya umudum Paralel aletinde yaşadığım sakatlık sonucu sona erdi. Evet, hayatımın en üzücü anı.. Her şeyin bittiğini sandığım o an. Favori olduğum alette elimdeki tarak kemiklerimin ikisini kırmıştım. Hemen hastaneye gittik ne olduğunu anlamak için. Ameliyat olmam gerektiği söylendi. Derin bir üzüntü içerisindeydim. Bu yıl için planladığım her şeyi kaybettim. Doktorlar jimnastik hayatımın bittiğini söylediler. Türkiye’ye döner dönmez ameliyat oldum. Geçirdiğim başarılı ameliyattan sonra bir süre dinlendim ve bu süreçte olacakları düşündüm. Bu kadar çabuk pes etmemeliydim. Karakter olarak güçlüydüm, küçüklüğümden beri zor zamanları atlatmayı başardım. Bu sakatlığın beni zayıf bırakmasına izin vermemeliydim. Kısa bir süre sonra performansımın düşmemesi için antrenmanlara başladım. Bu zorlu süreçte gözetimi altında olduğum doktorum, fizyoterapistim, kondisyonerim, antrenörüm 2017 sezonu ve daha sonrası için sakatlığımın tekrar etmemesi adına , sağlam kalmamı istiyorsam, yarışmaları düşünmemem gerektiğini ve bu sezonun bittiğini söylediler. Ne kadar yapabileceğimi, başarabileceğimi anlatsam da tekrar etmesinden korktular ve beni durdurmaya çalıştılar. Fakat hırslı yapım, planlı programlı çalışmalarım ve öz disiplinim sayesinde başaracağıma inandım. Nitekim başardım da. Kısa sürede toparlanıp geri dönebildim. 2 ay gibi çok kısa bir zamanda büyük bir sakatlığın üstesinden geldim.

Çok şanslıyım ki bu sakatlık sürecinde ailem, kız arkadaşım, antrenörlerim, takım arkadaşlarım, federasyon her zaman benim yanımdaydılar. Son ana kadar İslam Oyunları’na gidebileceğim planlarda yoktu. Doktorum ve antrenörlerim yarışmaya katılmamın risk teşkil ettiğini söyleseler de ben performansımın değerlendirilmesini istedim. Sonucunda ben de yarışmaya gitmeye hak kazandım. Bana en çok inanan kız arkadaşım bu yarışmaya katılmamda büyük rol oynadı. Bana, bu yarışma için yeterli olduğumu, yapabileceğimi her zaman söyledi. Arkanızda sizi destekleyenler varsa eğer kendinize olan güveniniz artar. Yarışmaya gitmeye hak kazandıktan sonra bile takım arkadaşlarım, antrenörüm şüphe ediyorlardı sakatlığımın tekrarından. Fakat ben başaracağımdan emindim. Aslında sakatlık döneminde eksikliklerimi fark edip kendimi geliştirmiştim. Bu dönemi avantaja çevirdim. Yarışmada 4 madalya alarak milli takımın en çok madalya alan ismi oldum. Yarışma performansım beklentilerin çok üstündeydi. Aşırı mutluydum. Yakalamak istediğim forma geri dönüyor olmak beni çok mutlu etmişti. Yarışma sonrası federasyon başkanımızdan, antrenörlerimden, doktorumdan, arkadaşlarımdan çok olumlu dönütler aldım. Yarışma sonrası antrenmanlara tam gaz devam ettim. Dünya Şampiyonası öncesi Tayvan’da yapılan Üniversite Oyunları’nda genel tasnif finalinde 7. oldum. Sonrasında gittiğim Dünya Kupası’nda 2 alette bronz madalya kazandım. Her yarışmayı kendimi geliştirmek için bir basamak olarak gördüm. Artık Dünya Şampiyonası’nda kendimi göstermeye hazırdım.

Kanada’da düzenlenen bu yarışma için çok heyecanlıydım. Benim için bu yılın en önemli yarışmasıydı. Kötü başlayan bu sezonu başarıyla bitirmek istiyordum. Yarışmadan 1 hafta önce seyahatimiz başladı. Kanada çok güzel bir yer. Oraya vardığımızda 1–2 gün alışma süreci geçirdik. Her şey yolundaydı. Antrenmanlara başladık. Beni takip eden arkadaşlarım, durumumu bilen sporcular tekrar yarışabildiğime çok sevindiler. Onların bana olan bu ilgileri beni mutlu etmişti. Yarışmadan önce güzel bir podyum antrenmanı geçirdik. Yarışacağımız aletlere alıştık. Yarışma yaklaştıkça benim de heyecanım artırıyordu. Yarışma günü geldi. O gün antrenmanlarımızın karşılığını alma günüydü. Yarışmam çok iyi geçti. Dünya 10.su olmuştum. Yarışmadaki herkes beni tebrik ediyordu. Finallere katılmaya hak kazanmıştım. Ama daha iyisini yapabileceğime inanıyordum. Herkesin gözü Dünyanın en iyi ilk 12 sporcusunun üzerindeydi. Finallerde müthiş bir yarışma geçirdim. Dünya 9.luğunu elde ettim. O anki mutluluğumu açıklayamam herhalde, mükemmeldi. Dünyanın en iyi sporcuları gelip beni tebrik ediyor, beklenmedik şaşırtıcı bir başarı olduğunu söylüyorlardı. Çünkü bu başarı aynı zamanda tarihte bir ilkti. Bir Türk’ün bunu yapabileceğini beklemiyorlardı. Ben ve antrenörüm performansımdan oldukça memnunduk. Yabancı antrenörler, hakemler bu başarımı takdir ediyorlar, bu yeteneğim ve çalışmalarımla gelecekte çok daha iyi başarılar elde edeceğimi söylüyorlardı. Gelen bu övgüler hem beni hem de Türk Jimnastiğini gururlandırdı. Dünyanın en iyi 9. jimnastik sporcusu olmak bana ayrı bir sorumluluk verdi. Yeteneklerimin farkındayım. Bunu çok çalışmayla birleştirerek büyük başarılara imza atacağım. Çok Çalışma olmadan başarının gelmeyeceğini biliyorum.

Unutmayın ki zor zamanlar asla bitmez, ancak siz zorluklara karşı dimdik durursanız aşamayacağınız hiçbir engel kalmaz. Ben hayal ettim, inandım, başardım. Bunu sizlerde yapabilirsiniz.

Ahmet Önder