Dene, başarısız ol, öğren, tekrarla.

Selam, ben Mert. 4 senedir girişimcilik üzerine denemeler yapıyorum.

Sanırım yaptığım işin en basit ve gerçekçi özeti bu.

Benden kendi girişimcilik hikayem için bir yazı kaleme almam istendi ancak daha net ve basit bir mesaj verebilmek adına hikayemi de işin içine katarak “denemek” konusu üzerinden dallanıp budaklanan bir yazı yazacağım.

Çok benimsediğim bir söz vardır. “Yaşadığınız olaylara verdiğiniz tepkiler, sizi siz yapan değerler bütünüdür.”

Bu öğretiden destek alarak, bugün “girişimci olma çabamı” lisede yaşadığım bir hadiseye bağlarım.

Size bundan bahsedeyim.

Liseyi Adapazarı ENKA Koleji’nde okudum.

Daha ilk yılım, hazırlık öğrencisiyim.

Ortaokulda bir iki piyeste görev aldığım için lisede tiyatro kulübüne katılmaya karar verdim. İlk toplantılara gittik, bir kaç deneme yapıldı.

Şunu belirtmem lazım, bizim lisede tiyatro ve dans etkinlikleri hatta genel olarak sosyal etkinlikler çok önemlidir. Sene boyunca şehir içi ve şehir dışında ekipler bir çok gösteriye çıkar, festivallere, yarışmalara katılır. O sene İstanbul, Robert Koleji’nde de liseler arası büyük bir tiyatro yarışması düzenleniyor. Çok sağlam okullar var. St. Joseph’ler, Robert’ler vs. Lisede herkes çok heyecanlı bu gösteri için.

Her neyse, bir sonraki hafta oyun açıklandı. Shakespeare’den Kuru Gürültü oynayacağız.

Rollere baktığımda inanamadım. Başrol bana verilmişti.

Belki siz mutlu olduğumu düşünüyorsunuz ama o gün yaşadığım üzüntüyü ve stresi anlatmamın imkanı yok. Kesinlikle gereğinden fazla bir sorumluluğun altına sokulduğumu ve başarısız olacağımı düşünüyorum. Elime oyunu aldığımda Benedick’in upuzun tiratları (monologları) gözümde öyle bir büyüdü ki, rolün bana verildiği günün gecesinde tiyatro hocamın telefonunu bulup onu aradım ve bu rolü yapamayacağımı söyledim.

Kısa bir deyişle: Denemekten korktum.

Şanslıydım, daha sonra tiyatro hocam benimle uzun uzun konuştu. Kendisi bana inandığını söyledi ve en azından denemem gerektiğine beni ikna etti. Belki o gün bana o emeği göstermese bugün bu denli iştahlı olamayabilirdim. Ertesi 2–3 hafta ciddi anlamda stresli, sürekli kendimi sorguladığım, zorlandığım bir süreç geçirdim. Fakat bu hatalar ve başarısızlıklar silsilesinin içinden bir şekilde sıyrılıp oyuna çıktım.

Sonuç olarak o sene yarışmada en prestijli ödül olan “En İyi Oyun” ödülünü aldık. Denemekten korkan bir adam olarak başladığım hikayenin sonunda ekiple beraber sahnede yaşadığım o duyguyu tarif etmem mümkün değil.

Denemek, benim hayatımda size anlatabileceğim her güzel anının, başarının temelini oluşturuyor. Lisede dans, tiyatro alanında toplam 50'den fazla gösteriye çıktım. 3 uluslararası projede görev aldım, birinde proje yöneticiliğini üstlendim. Sosyal sorumluluk projelerine ve eğitimlerine katıldım. Hepsini sadece denemek istedim ve bu uğurda efor sarfettim.

Bunlar her ne kadar basit lise anıları gibi gözükse de, şuan sahip olduğum mentalitenin ana noktasını tartışmasız bu hikayelerde yaşadığım deneyimler oluşturuyor.

Başarısızlık, başarı yolunda ödenmesi gereken bir bedeldir.

24 yaşındayım, daha önce 2 girişim kurduk ekip olarak. İlkinde çok hızlı battık, ikincisinde ise pivot ettik.

Fakat şuan “Pişman mısın” diye sadece bana değil ekip arkadaşlarıma da sorsanız vereceğimiz cevap kesinlikle aynı olacaktır.

“Çok fazla şey öğrendik.”

Getsy — Big Bang ’16

Bir önceki girişimimiz olan Getsy ile İTÜ Çekirdek girişimlerinden biriydik. Getsy sonuç olarak bakıldığında pivot edip başka bir yöne doğru gitti, başka bir deyişle başarısız oldu. Fakat ben Getsy sayesinde 100'den fazla girişim sahibiyle tanıştım, 20'den fazla yatırımcıyla birebir toplantı yaptım. İş süreçlerimi danışabileceğim, fikir alabileceğim çok değerli mentorlarım oldu. İTÜ Çekirdek’te o sene 400 girişim arasından son 15'e kalarak işimi binlerce kişinin önüne çıkıp anlatma fırsatı yakaladım. Facebook’un globalde başlattığı FbStart programına kabul edildik ve Microsoft’tan 120.000 $ değerinde teknik destek kazandık.

Getsy — Big Bang’16

Tüm bunları düşündüğümde başarısızlıkların, başarıya uzanan yolda ödenmesi gereken bedeller olduğunu düşünüyorum.

Keşke 22 yaşında değil de 18 yaşında başlayıp 6 iş batırsaydım !

Alibaba’nın kurucusu Jack Ma’nın başarısızlık üzerine konuştuğu bu harika videoyu mutlaka izleyin, benzer şeyleri tüm başarılı girişimcilerin hikayelerinde göreceksiniz.

Jack Ma — Başarısızlık Üzerine

Başarısızlıktan değil, denememekten korkun.

Ideo’nun kurucu ortaklarından Tom Kelley’nin çok sevdiğim bir sözü var.

“Daha sık başarısız olun ki, daha erken başarabilesiniz.”

Mevzu gerçekten bu kadar basit.

Fark yaratan insanlar ile standardı güden insanları ayıran en önemli özellik, tekrar tekrar bıkmadan usanmadan deneyecek güce ve bu denemelerde yaşadıkları başarısızlıklardan ders çıkaracak yetiye sahip olmalarıdır.

Eskiler bu olayı “Sebat edip ve çok çalışmak lazım” diye özetler :)

Deneyip öğrendikçe, hata yaptıkça, daha sistematik ve sonuçları hesaplanabilir denemeler yapmaya doğru evriliyorsunuz.

Bu da başarılı bir girişimcinin en önemli özelliklerinden biri bence.

Türkiye’de Gram Games’i belki duymuşsunuzdur, bir mobil oyun firması. Gram Games CEO’su Mehmet Ecevit bir konuşmasında şöyle bir şey söylemişti.

“Biz her hafta bir oyunun en basit konseptini çıkartıp deniyoruz ve kullanıcı metriklerine göre bu oyunu çıkarıp çıkarmayacağıza karar veriyoruz.”

Gram Games’in başarılı oyunları Six!, 1010!, Bounzy! milyonlarca indirmeye ulaşıyor ancak bu başarının arkasındaki asıl hikaye her hafta bir oyun yaratacak, sürekli deneyecek, başarısız olacak ve bundan ders alıp bir sonraki hafta tekrar oyunu çıkartabilecek ekibi ve vizyonu kurgulamakta yatıyor.

Başarının formülünü arıyorsanız, formül bu.

Lütfen aklınızda en ufak bir hayal varsa peşinden gidin, bir fikir varsa bunu deneyin.

Belirsizliklerden ve denemekten korkmayın.

Mevlana şöyle diyor:

Sen yürümeye başlayınca yol kendiliğinden görünür.”

Tek yapmanız gereken şey, harekete geçmek.


Not: Girişimcilik üzerine kayda değer deneyimler yaşadıkça veya değerli hikayelere rastladıkça bunları kendi Medium sayfamda yazıyorum.

Beni Twitter’dan veya Medium’dan takip edebilirsiniz.

https://twitter.com/mert_arman
https://medium.com/@mert_arman

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.