Girişimcilik ve Liseliler

Gün geçtikçe adı daha çok duyulmaya başlayan girişimcilik; en genel ifadeyle kar amacı ile riski üstüne alan ve iş kuran kişinin yaptığı atılımdır. Son zamanlarda Türkiye genelinde sosyal medyanın daha çok kullanılmasıyla birlikte insanlar, sosyal medya ve internet üzerinden girişimciliğe dair bilgiler edinmeye başladı. Girişimciliğin her alanda bulunduğunu öğrenen kişiler daha da ilgilenmeye başladı. Örneğin ben girişimcilik kavramını Hakan Baş’ın Kaan Karamancı ile kurmuş olduğu e-spor takımı olan SuperMassive ile öğrenmiştim. Okulumuzun girişimciliğe dair verdiği eğitimi aldıktan sonra “Bu alanda başarılı olmam için daha fazla şey öğrenmeliyim.” dedim. Ardından fırsatları kovalamaya başladım. Liselilere yönelik neler yapılıyor diye araştırma yaptım.

Liseliler için Avantajlar

Yaratıcı kimliklerini ortaya çıkarıp, bir fikir ortaya atmak isteyen liseliler için fikirlerini geliştirmek için birçok avantaj bulunuyor. Örneğin; 1Genç1Gelecek bu konuda liselileri destekleyen, onlara yol gösteren bir kuruluş. 1Genç1Gelecek, liselilere gerekli eğitimleri vererek, kendi fikrini kendi geliştirmesini sağlıyor. Bu imkanları sadece 1G1G sunmuyor: Mef Üniversitesi’nin vermiş olduğu Yetgen, Loy Community, Inova Community gibi yerler de liselilere fikirlerini geliştirmelerinde yardımcı oluyor. Bu kuruluşlar dışında; girişimciliğe, inovasyona, yaratıcılığa dair birçok kitap bulunuyor. İstanbul dışında olup bu tarz etkinliklere katılamayacak olanlar için bu kitaplar fazlasıyla bilgi katacak nitelikte.

Çevresel Faktörler ve Üniversite Sınavı

Neredeyse her liselinin ailesi, akrabaları, komşuları “İyi bir üniversiteye gidersen, iyi bir geleceğin olur.” Diyerek liselilerin sadece üniversite sınavına odaklanmasını sağlıyor. Tabii ki iyi bir üniversiteye gitmek liseliler için çok önemli fakat ülkemizde ”Liseliler girişimcilik alanına bir şeyler başaramaz.” gibi bir algı var. Onlara, bir spor yapıyormuş gibi, hem derslerimize çalışıp hem de bu alanda kendimizi ve fikrimizi geliştirebileceğimizi göstermeliyiz.

Bu algı yüzünden birçok liseli bulduğun fikrin arkasından gitmiyor, gereken önemi vermiyor. Bu konuda kendimi örnek verebilirim. Geçen sene bulduğum bir fikri, gerekli imkanlarım olmadığından dolayı yarıda bıraktım. Birçok kuluçka merkezine başvurdum ve neredeyse hepsinden “18 yaşından küçük olduğunuz için şirketleşme süreci sıkıntı yaratabilir.” tarzında olumsuz geri dönüş aldım. Ardından liselilere yönelik bir kuluçka merkezi kurdum. Kısacası bizler, liseli olarak bu algıyı ortadan kaldırmalıyız. Bunun için ne mi yapmalıyız?

  1. Fikrimizin arkasında durmalıyız.
  2. 1G1G, Yetgen gibi etkinliklere katılıp, becerilerimizi geliştirmeliyiz.
  3. Fırsatları kovalamalı, networkümüzü arttırmalıyız.
  4. Olumsuz yorumları aldırmayıp, onlara bir şeyler yapabileceğimizi kanıtlamalıyız.
  5. En önemlisi sabırlı olmalıyız. Bu sürecin kısa zamanda gerçekleşebilir olmadığını bilmeliyiz.
Kısacası liselilerin herhangi bir üniversiteliden, bir iş adamından farkı olmadığını bilerek, bu yolda ilerlemeliyiz. Bizlerin yani Z kuşağının, teknolojiyle iç içe, yeniliklere açık olan bir neslin neler başarabileceğini göstermeliyiz.