İllüstratör, Tasarımcı ve Öğretmen

Ekin Başak Akgül, bir illüstratör, tasarımcı ve öğretmen. Bu üç alanın yanı sıra aslında bir de girişimci kendisi. Kendi kurduğu şirkette çalışıyor. Kendisine, bizimle deneyimlerini, hikâyesini paylaşması için birkaç soru yönelttik. Bugün, “Bir Bilene Sor” köşemizde kendisini ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz :)

Ekin Başak Akgül

Öncelikle röportajı yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Ben teşekkür ederim; genç arkadaşlarımızla bir şeyler paylaşma fırsatı verdiğiniz için. 26 Nisan 1988, Ankara doğumluyum. Kurucularından biri olduğum Baba Creative’de art direktör olarak çalışıyorum. Aynı zamanda, YUTT Sanat Atölyesi’nde sanat eğitmenliği ve freelance (serbest zamanlı) olarak illüstratörlük yapmaktayım.

Güzel sanatlar alanını seçmeye nasıl karar verdiniz? Bu alanda sizi çeken etmenler nelerdi?

Resim yapmaya küçük yaşlarda başladım. İlkokulda, Ankara çapında düzenlenen bir yarışmada 1. olunca ailem bu alana karşı olan özel ilgimin daha çok farkına vardı. Çevremizden de genellikle bu şekilde olumlu yorumlar geliyordu. 7. sınıfa başlamak üzere olduğum sene annem kursları araştırmaya başladı. Hobi olarak resim kursuna gitmeye başladım. Aynı zamanda lise için dershaneye de gidiyordum. Diğer derslerim de iyiydi, doğal olarak benden beklenen bir ‘‘anadolu ya da fen lisesine’’ gitmemdi. Fakat hiçbir şey planlananlar gibi ilerlemedi. Ertesi sene dershaneye gitmek istemedim ve kursa devam ettim. Kurstaki hocam, ailemi güzel sanatlar lisesine gitmem için ikna etti; tam olarak olmasa da… Buradaki “tam olarak” kısmını açmak isterim; ailem her zaman bana şans verdi ve destek oldu. Asla haklarını yiyemem. Benim bugün bu alanda var olmamı sağlayan en büyük ışık annemdir, varlığı bana her zaman rehber oldu. (Anneler, onlar bir başka) Ancak, Türkiye’de sanat yapmak zordu ve onlar bunu biliyorlardı. Güzel sanatlar lisesinde torpil oynuyor, kızınız giremez muhabbeti vardı bir de. Gelecek kaygısı, hep bir ‘acaba’ya itiyordu onları. Derken sınavlar geldi ve önce anadolu lisesi sınavlarına girdim. Sonrasında tercihler yapıldı. Bir gün okulu gezmeye gittik. O zamanlar Ankara Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Hoşdere Caddesi’ndeydi. Hayatım boyunca o kadar çok heyecanlanmamıştım ben, büyülendim okulda. Koridorlardan gelen keman ve piyano sesleri arasında gezdik okulu. Ailem de memnundu o ambiyanstan. O an evet, dedim, ben burada olmalıyım. Önümdeki tek engel artık sınavdı. Sınava başvuru günü, anadolu lisesi için kayıt günüydü ve başvuruda hiçbir okula kayıt yapılmamış olma şartı vardı. Anadolu lisesini kazanmıştım ve karar vermem lazımdı. Tahmin ettiğiniz gibi başvurdum ve anadolu lisesine kayıt olmadım, artık ya olmalı ya olmalıydı. Aileme ve çevreme karşı savunduğum tüm ideallerim bu sınava bağlıydı. Güzel sanatlar lisesini birincilikle kazandım. Çok özel ve önemli hocalardan 4 sene boyunca ders alma şansım oldu. O zamanlar güzel sanatlar liselerinin eğitimi çok farklıydı. Hocaların sınavlarla alındığı son döneme denk gelen öğrencilerdik biz. Sonrasında Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni %100 burslu kazandım. Ancak bursumun düşmesi ile birlikte okuldan ayrıldım. Lisans mezuniyetimi Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Görsel İletişim ve Tasarım Bölümü’nden aldım. Şu anda, aynı üniversitede Bileşik Sanatlar Anabilim Dalı’nda yüksek lisans yapmaktayım. Her bebek bir tılsımla doğuyor bence ve bir amaçla. Ben de kucağımda resimle doğmuştum, en azından öyle hissettim hep. Ve amacım da birilerine çizerek dokunmaktı.

3'lü Adam — Ekin Başak Akgül

Güzel sanatlar alanını seçerken gelecek kaygınız oldu mu? Olduysa bununla nasıl başa çıktınız?

Sanırım bu duygu hiç kaybolmuyor. Belki kişiden kişiye değişen bir durum da olabilir. Ben fazla duygusal ve her an kaygıları olan biriyim. Her zaman çok çalıştım, hiç vazgeçmedim ama yaşadığım evren, aslında ülke demek daha doğru olur, hayallerimi gerçekleştirmeme her zaman izin vermedi. Sanatla uğraşıyorsanız eğer bir şeyleri göze almalısınız, yeri geldiğinde aç kalmayı bile. Kaygılarımla nasıl mı başa çıkıyorum? Kendime eğer başka biri olabilseydim o zaman ne yapardım diye soruyorum. Cevap ise onca sessizlikten sonra bile yine aynı oluyor. Olmak istediğim şeyken bundan korkmamalıyım ve ne olursa olsun devam etmeliyim diyorum.

Fox3 — Ekin Başak Akgül

Sanat alanında kendini geliştirmek için neler yapılabilir? Siz neler yaptınız?

Sanat, bir bireyin sadece tüzel olan varlığının eğitilmesi değildir. Aynı zamanda toplumsallaşmasında da büyük bir katkısı vardır. Sanatla ilgilenen bireyin yaşantısına bakıldığında, sanatın onun hayatına canlılık kazandırdığı, kim olduğunu ve neye inandığını sorgulamaya teşvik ettiği, kendisine ve içinde bulunduğu topluma karşı daha bilinçli ve daha duyarlı olmasına yardımcı olduğu görülür.

Ekin Başak Akgül’ün çalışması
Bilinçli insanların fazla sorumluluğu vardır. Bu sorumlulukları yerine getirmek için çok çalışmak lazım. Sadece çizmek yetmez, sürekli beslenmeli sanatçı. Çok okumalı, araştırmalı, dinlemeli ve tartışmalı. Ben, her gece kötü de olsa kesinlikle bir şey çizerim, yoksa o gün ne kadar iş yapmış olursam olayım kendimi eksik hissederim.

Bu zamana kadar da hep böyleydi. İnsan kendinde bir ‘‘en’’ bulmaya çalışıyor. En iyi ne yapabilirim ? Bu yüzden bunu bulana kadar, nitekim sanatta bu pek de mümkün değil, böyle devam edecek. Kendi öğrencilerime de her zaman söylediğim şeydir; var olduğunuz hayatı merak edin ve sorgulayın, yoksa ne anlamı var ki var olmanın!

Ekin Başak Akgül’ün çalışması

Sizin ilerideki hayalleriniz ve hedefleriniz nelerdir?

Hayaller, hayaller… Hayal kurmadan olur mu hiç? Büyüyünce büyük bir kadın olmak istiyorum :) Ajansımızın, Ankara ve hatta ülke dışında da bir şubesinin olması hayallerim arasındadır. Bunun yanında, şu sıralar akademik bir şeyler yapmaya çalışıyorum, bu seneki hedeflerimin arasında bunu gerçekleştirmek var. Ben, insanların hayatlarına dokunmayı her zaman çok sevdim. Bu yüzden öğretmenliği de her zaman büyük bir heyecanla yaptım.

Bir kişi kazansam, sadece birine dokunsam, sonra o da birine dokunsa biz böyle böyle 100 kişi olacaktık.

Belki şu ana kadar olmuşuzdur. Akademiyi de bundan dolayı istiyorum, bildiklerimi az da olsa paylaşmak istiyorum. 2018'den en büyük beklentim şimdilik bu. Çizer olarak dünyada tanınan bir isim olmak; işte bu çok büyük bir hayal ama kurması bile güzel. Bir de çok ama çok istediğim bir şey var. Ölmeden önce bunu gerçekleştirmem lazım. Bir barınak kurmak istiyoruz annem ve kız kardeşim ile birlikte. 10 Kasım’da canım kızımı kaybettik. 13 sene bize kardeş, dost, her şey olmuştu, çok şanslıydık, bize bir melek dokundu. Bir hayvan sever olarak sokaklarda bize ihtiyacı olan diğer dostlarımıza yardım etmek istiyorum…

Ekin Başak Akgül

Gençlere verebileceğiniz, özellikle sanat alanında ilerlemek isteyen öğrencilere, tavsiyeler nelerdir?

Var tabii, olmaz mı? Bir yetenekle doğanlar, bir de çalışarak yetenek kazananlar vardır. Asıl önemli olan nasıl olduğu değil, elde edilip edilmediğidir. Eğer güzel sanatlara hazırlanıyor iseniz ilk işiniz okumak olsun. Klasikler, Türk Edebiyatı, felsefe, sosyoloji vb. hiç fark etmez, çok okuyun. Hayal edebilmeli bir çizer. Bilmediğin şeyi görmeden çizmen ne kadar mümkün olabilir? Bu yüzden çok inceleyin, görmeye çalışın. Bir hocam bize bakmayın, görün derdi. Bol bol etüt yapın, elleriniz acıyana kadar. Yanınızda her daim mini bir defter ve kalem olsun. Otobüste, köprüde, misafirlikte, kantinde, mutfakta; nerede olursa olsun, anı yakalayın. Bol bol film izleyin, kaliteli yapımlar olmasına özen gösterin. Aylık bülten ve dergilerden birkaç tane takip edin. Alamıyor iseniz internetten takip etmeye çalışın. Sosyal medyayı da bu anlamda daha verimli kullanabilirsiniz. Üniversiteye hazırlanırken sıkça yaptığım bir şeydi, çok uzun süredir yapmadım ama çok işime yaradı. Şehrin en işlek yerinde bulunan köprünün merdivenlerine oturur, kulaklığımı takar ve müzik eşliğinde insanları izlerdim. Koşan, yürüyen, kavga eden, öpüşen, konuşan bir sürü insan. İzlerdim sadece. Sonra onları çizmeye çalışırdım. Figürleri doğal hale getirmemde işime yaramıştı.

Son olarak ama en önemlisi, sevin. Canlı olan her şeyi sevin; insan, hayvan, doğa, hiç fark etmez. Erkek gibi seviyorum demeyin, insan gibi sevmek diye başlayın cümlelerinize. Birilerine dokunmaya çalışın, bir kişi bir kişidir. Belki bir gün büyürüz.

Kapıyı tutun mesela komşunuza ve günaydın deyin. Asansörde gülümseyin birine. Otobüste hapşıran birine “çok yaşa” deyin. Ön yargılarınızı bırakın ve sonra çizmeye başlayın. Bir kalem, tüm dünyaya yeter.

Çok konuşmuş ve haddime düşmeyen cümleler kurmuş olabilirim ancak tüm samimiyetimle konuştuğumu bilmenizi isterim.

Okuyan her arkadaşımı kalbinden öper ve başarılar dilerim. Güzel hayatlarınız olsun.

Asıl biz bu güzel röportaj için size çok teşekkür ederiz. Çok samimi, içten cevaplar verdiniz. Çok önemli noktalara değindiniz. Umarız genç arkadaşlarımız da bu yazıyı büyük bir heyecan ile okuyacaklardır.

Şimdi sizi, Ekin Başak Akgül’ün çalışmalarından bazılarıyla baş başa bırakıyoruz…

Ekin Başak Akgül‘ün çalışması
Hello — Ekin Başak Akgül
Ekin Başak Akgül‘ün çalışması
KAF — Ekin Başak Akgül
Ekin Başak Akgül‘ün çalışması
Turuncu — Ekin Başak Akgül