Rüzgarın Peşinde

Merhaba, benim adım Ali Maga. Sizlerle hayat hikayemi paylaşacağım. Geldiğim noktaya nasıl ulaştığımı ve bunun için neler yaptığımı anlatmak için ilk olarak biraz kendimden bahsetmek istiyorum.

Ali Maga

2001 senesinde, İstanbul’da doğdum. Hisar Okulları’nda 11. Sınıfa gidiyorum. Günlerimin çoğunu İstanbul’dayken okulda ya da Alaçatı’dayken yapmaktan en çok keyif aldığım spor ile geçiriyorum; rüzgâr sörfü. Bu spor ile 2010 senesinde tanıştım ve bu yaz Türkiye Genç Erkekler Şampiyonluğu’nu elde ederek Milli Takıma seçildim. Bu, benim hayatımdaki en büyük başarılarımdan biri ve artık katıldığım her yarışta, Türkiye’yi temsil etme mutluluğu ve onuru ile bu sporu yapıyorum.

Ancak önemli olan neleri başardığım değil, bu noktaya gelebilmek için yaptığım şeylerdir.

Sizleri ilk olarak 2010 yılına geri götürmek istiyorum; her şeyin başladığı seneye. Dokuz yaşındaydım ve bir sürü spor dalını denemiş ancak hiçbirine bağlanamamıştım. Yaz gelmişti ve ben evden dışarıya adımımı atmıyordum. Bu durumdan hoşnut olmayan annem de bir gün gelip beni sörf dersine yazdırdığını söyledi. O sörf tahtasına ilk çıktığım günden beri hiç üstünden inmek istemez oldum ve hep rüzgârın peşinde koştum. Yaptığım diğer sporlardan farklı olarak bu spora bağlanmıştım, tutkuyla sörf yapmayı öğrendim. İlerlememde beni bu spor ile dokuz yaşında tanıştıran, her gün antrenmana getiren ve hatta benimle birlikte sörf yapan annemin katkısı çok büyük oldu. Bu dönemde karşılaştığım zorlukların başında yapmam gereken seçimler geldi. Sörfü o sıralar sadece yazın yaptığım için okulum ile çakışmıyordu ancak ilerlemek demek suda daha çok vakit geçirmek demekti ve bu da tatildeyken arkadaşlarımla gezip eğlenmemi engelliyordu. Onlar plaja giderken ben antrenmana gidiyordum ve akşamları da genelde tüm enerjimi suda harcamış olarak döndüğüm için onlarla beraber vakit geçiremiyordum. Birkaç sene böyle geçtikten sonra ne yapmak istediğime karar verdim; sörfte gerçekten belirli bir seviyeye gelip başarılı olmak istiyordum.

Ali Maga

Bundan sonra Alaçatı’daki vaktimi sadece sörfe ayırdım ve seçimlerimi o doğrultuda yaptım. Yaptığım bu seçimin ilk meyvesini 2015 yılında aldım. Katıldığım ilk yarışta birinci olmuştum ve her ne kadar resmi bir yarış olmasa da bu sporda başarılı olabileceğimi görmüştüm. Beni yarışmaya teşvik eden şey bu oldu. Yarışma tekniklerini öğrenmek ayrı bir eğitim gerektiriyordu. Dolayısıyla ben de, Alaçatı’daki tek düzgün yarış eğitimi veren okula geçmeye karar verdim. Çağla Kubat Windsurf Akademi’ye geçişim benim sörfteki dönüm noktam oldu. Kulüpte Çağla Kubat ve eşi Jimmy Diaz ile çalışmaya başladım ve bu noktada sörf hakkında bildiğim her şeyi onlara borçluyum diyebilirim. Beni şu an olduğum kişi yapanlar onlar oldu. Geldiğim ilk günden itibaren kulübün, aslında küçük bir ailenin desem daha doğru olacak, bir parçası yaptılar ve tamamen kendimi bu spora vermeme olanak sağladılar. O yaz akademiye gitmediğim bir gün bile olduğunu sanmıyorum. Daha önce hissetmediğim bir tutku ve sevgi ile antrenmanlara gidiyordum ve bunun da beni başarıya götürdüğüne eminim. Bu sadece spor ile ilgili bir şey değil; benim için herhangi bir konuda başarılı olmanın ilk kriteri yaptığım şeyi sevmektir. Eğer bir şey sevilmeden yapılıyorsa, o noktada başarılı olmanın olanaksız olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden Çağla ve Jimmy’ye bana sörfü bu kadar sevdirdikleri ve bana olan inançları için ne kadar teşekkür etsem azdır.

Ali Maga

Yarışmaya başlamamla beraber daha ciddi bir antrenman programına geçiş yaptım. Artık kışın da Alaçatı’ya gitmeyi sürdürüyordum ve on iki ay boyunca antrenman yapıyordum. Hafta sonu ve tüm okul tatillerinde Alaçatı’da, diğer zamanlarda da İstanbul’da kara antrenmanlarına devam ediyordum ve bu sıkı program okulum ile çatışmaya başlamıştı. Hem okul ödevlerini yapıp sınavlara çalışmak hem de antrenmanları bir arada götürmek zorlayıcı bir durumdu. İlk aylarda her şey üst üste gelmeye başlamıştı ve notlarım düşüşe geçmişti. Bu noktada kendime bir zaman çizelgesi yaptım ve günlerimi planlamaya karar verdim. Böylece antrenman yapacağım saatler, ders çalışacağım saatler ve arkadaşlarımla buluşacağım saatler önceden belirlenmiş oluyordu ve hepsine eşit zaman ayırabiliyordum. Bu düzen sayesinde notlarım iyileşti ve dönemi okul üçüncüsü olarak bitirdim. Böylelikle de kalıplaşmış yargıların aksine spor ile okulu aynı anda idare edip başarılı olabileceğimi kanıtlamış oldum. 2016 yazında ilk kez TYF DTO Türkiye Rüzgâr Sörfü Ligi’ne katıldım ve genç erkekler kategorisinde üçüncülük elde ettim. Her ne kadar yarış tecrübem az olsa da sıkı antrenmanla çok çalışırsam yapabileceğimi bana bu yarışma göstermişti. O günden sonra antrenman yoğunluğunu iyice arttırdım. Çünkü gözüm hep kürsünün o en üst basamağında idi ve çok çalışırsam oraya çıkabileceğimden emindim. O kış farklı olarak yurt dışı antrenmanlarına da katıldım; iki hafta boyunca, Kanarya Adaları’ndan biri olan Tenerife’de dünyanın en iyileri ile antrenman yapmaya gittim. Bu antrenman kampında da her zaman olduğu gibi yanımda babam vardı. Babamın bana verdiği destekten bahsetmezsem haksızlık etmiş olurum. Benimle her yarışa gelen, tüm antrenmanlarımı izleyen, yarışlarda kıyıya döndüğümde hep gördüğüm kişi babam oldu ve onun desteği sayesinde birçok şeyi başarabildim.

2017 ise en başarılı olduğum sene oldu. Öncelikle, ilk yurt dışı yarışım olan, Fransa’da düzenlenen IFCA Dünya Gençler Şampiyonası’na katıldım ve şampiyonayı dokuzuncu olarak bitirdim. Hedeflediğim en iyi dereceyi alamamış, ilk beşe girememiş olsam bile en çok tecrübeyi bu yarışta kazandığımı düşünüyorum. Bu yarış bana, ilerideki uluslararası yarışlarda hangi seviyedeki insanlarla yarışacağımı gösterdi ve daha da çok çalışmam için beni motive etti. Onun ardından Türkiye Şampiyonası geldi ve sıkı antrenmanlarımın sonucunu bu yarışta gördüm. Çoğu yarışı kazanıyordum ve uzun zamandır bu kadar rahat yarışmamıştım. Dört ayağın sonucunda Türkiye Genç Erkekler Şampiyonu oldum ve milli takıma girme hakkını elde ettim. 2017 yılı, çalışmalarımın ve antrenmanlarımın sonucunu bariz olarak gördüğüm ve bana inanan, destek çıkan kulübümü, Çağla ve Jimmy’i, ailemi gururlandırdığım bir sene oldu. Ancak önümde uzun bir yol ve öğreneceğim daha bir sürü şey var. İlerideki en büyük hedeflerimden biri Dünya Gençler Şampiyonu olmak ve benim gibi bir sürü genç ile bu sporu ülkemizde daha iyi bir seviyeye getirmek.

Hep rüzgârın peşinden koştum; ve koşmaya devam edeceğim.

Atletik Başarılar:

· Birincilik, U20 Genç Erkek, 2017 Türkiye Rüzgar Sörfü Ligi 1. Ayak Seferihisar

· Birincilik, U20 Genç Erkek, 2017 Türkiye Rüzgar Sörfü Ligi 2. Ayak Çandarlı

· Birincilik, U20 Genç Erkek, 2017 Türkiye Rüzgar Sörfü Ligi 3. Ayak Urla

· Birincilik, U20 Genç Erkek, 2017 Türkiye Rüzgar Sörfü Ligi 4. Ayak Alaçatı

· 2017 Türkiye Gençler Şampiyonluğu

· Dokuzunculuk, U17 Junior Erkek, IFCA Youth & Masters World ­Slalom Championship

· Birincilik, U19 Genç Erkek, 2017 The S Hotel Alaçatı Surf Fest

· Birincilik, U19 Genç Erkek, 2017 Myga Windy Weekends Pro Slalom Series 1

· Birincilik, U17 Genç Erkek, 2017 II. Koruncuk Sörf Festivali

· Birincilik, U21 Genç Erkek, 2017 II. Koruncuk Sörf Festivali

· Üçüncülük, U19 Genç Erkek, 2016 Türkiye Rüzgar Sörfü Ligi 1. Ayak Ayvalık

· Üçüncülük, U19 Genç Erkek, 2016 Türkiye Rüzgar Sörfü Ligi 2. Ayak Çandarlı

· 2016 Türkiye Gençler Üçüncülüğü

· Birincilik, U19 Genç Erkek, 2016 I. Koruncuk Sörf Festivali

· Birincilik, U19 Genç Erkek, 2015 PWA Mezzo Mix Windurf Yarışı

· Birincilik, U17 Genç Erkek, 2015 Çağla Kubat Genç Fırtınalar Yarışı

Like what you read? Give 1 Genç 1 Gelecek a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.