Otomotivin Geleceği

Hibrit(melez) son zamanlarda otomotiv endüstrisinde oldukça fazla duyulan bir kelime ve ne yazık ki gündemden düşmesi çok uzun sürmeyecek. Bir geçiş evresini anlatan bu kelime içten yanmalı motorlarla birlikte çalışan elektrik motorlu arabalar için kullanılıyor.

Evet geçiş evresi diyorum çünkü bundan sonrası için içten yanmalı motorların geleceği pek parlak değil. En temel problem olan çevre kirliliğinden, ölümlü kazalara kadar bir çok sebepten dolayı endüstri farklı alanlara yönelmiş durumda. Bunlardan biri tamamen elektrikli otomobiller. Evet bu araçlar çalıştığı zaman çevreye herhangi zararlı bir gaz salınımı yapmayacak ancak elektrik depolayabilmesi için önce elektrik üretilmesi gerekiyor ve bu da dolaylı yoldan yine petrol ve türevlerinin işe dahil olmasını sağlıyor. Bu konu içinse sonsuz enerji sahibi olduğu düşünülen güneşten yararlanılması planlanıyor. Güneş ışınları depolanıp elektrik üretilecek, bu üretilen elektrikle otomobiller şarj edilecek ve bu otomobillerle çevreye hiçbir zarar vermeden işlerin yürümesi sağlanacak.

Diğer büyük problem olan trafik kazalarının çözümü içinse biraz daha karmaşık bir yol izleniyor. Otonom(sürücüsüz) sürüş. Trafik kazalarının %98'i insan hatasından kaynaklanıyor. İnsanı hatasını ortadan kaldırmanın en pratik yoluysa şuan için insanı ortadan kaldırmak gibi gözüküyor. Gelecekte kendi kendine giden, çevreye ve insan hayatına hiçbir zararı olmayan otomobiller görmemiz mümkün gözüküyor. Bir diğer plansa daha düzenli ve araçsız şehirler. Arabanız sizi eve bıraktıktan sonra şehir dışında yapılan park alanına gidip kendini şarj etmeye başlayacak ve şehirlerde ki trafik sorunu ortadan kalkacak. Planlar akla yatkın gözüküyor. Bu durumu kabul etmek istemeyenlerde olacak. Örneğin benim gibi otomobil aşıkları. Biz daha manuel vitesin ortadan kalkmasını kabullenememişken ( evet çoğu performans odaklı araç üreten şirket manuel vitesten vazgeçti) böyle bir durumu kabul etmemiz hiç mümkün değil. Ancak elimizden bir şey geleceğini düşünmüyorum. Bizim gibi deliler için düşünülen sistem ise yine şehir dışındaki otoparklarda bırakacağınız biricik otomobilinizle hafta sonu şehirler arası yolları arşınlamak ve bu otomobillerin şehre giriş izni olmaması planlanıyor.

Peki gelişmeler ne durumda ? Büyük otomotiv şirketleri ilk başlarda bu duruma sıcak bakmıyordu. Yıllar süren AR-GE çalışmaları yeni yatırımlar hep şu anki düzene göre oluşturuluyordu. Ancak TESLA MOTORS isimli şirket bir anda tüm dünyayı alt üst etti. Yaptıkları tamamen elektrikli otomobil bir çok otorite için geçici bir hevesken şirketin MODEL S adını verdiği otomobil bu endüstrisinin gidişatını değiştirdi. En prestijli testlerden rekor kırarak ayrılan otomobil bir gece gelen güncellemeyle kat edebileceği mesafeyi yine bir rekor kırarak 453 km’ye çıkarttı. Daha basit açıklamak gerekirse elektrikli otomobillerdeki en büyük problem olan menzil sorununu bir akşam gelen güncellemeyle ortadan kaldırdı. Tıpkı telefonunuza gelen güncellemeler gibi siz gece uyurken arabanız yenilenmiş oldu. Aynı şirket otonom sürüş konusunda da en büyük gelişmeyi gösterdi. Şu an yasal olmasa da ve MODEL S’ler tamamen sürücüsüz olarak yolculuk yapmaya başladı. Son günlerde birkaç kazaya karışmış olsalar da şirket daha sistemin test aşamasında olduğu ve sürüşü tamamen araca bırakmamaları konusunda müşterilerini ısrarla uyarmaya devam etti.

Buna cevap vermek isteyen büyük otomotiv kuruluşları anında atağa kalktı bazı şirketler TESLA ile ortaklık kurarken(daimler grubu gibi) bazı şirketler tamamen kendi yatırımlarını hayata geçirdi. Ülkeler de bu duruma tepkisiz kalamadı. Bir çok ülkede kanun düzenlemeleri yapılmaya başlandı. Bundan sonrası için yapılacak tek şey bekleyip görmek. Yıllardır süre gelen alışkanlıklar terk edilip yeni ufuklara yelken açılacak mı yoksa otomotiv sektörü bir krizi daha atlatıp yoluna devam mı edecek.