
Sizler. Bizler. Parçalarımız.
Yerimde sayıyorum, sayılar yetersiz.
Vücudumun içinde bir yerlerde sabit duruyor gibi bir şeyler, harfler yetersiz.
Güneş camlardan yansıyıp sokağa düşüyor, güneş yersiz.
Kardeşim. Kardeşime sığınıyorum, zaman acımasız.
Gelecek üzerine düşünüyorum, geçmiş üzerine düşünüyorum. Kaldırımlardan daha çok can acıtıyor,
düşünmek kırıcı. Zaman kırıcı. Kırgınlık yersiz.
Hayaller kuruluyor-hayaller mahvoluyor.
Yeni bir hayat başlıyor, bir bebek.
Yeni biri toprağa sarılıyor, toprak soğuk. Düşündükçe var olanlara inatla düşledikçe yok oluyor bazı parçalarım. Evet, her insan parça parçadır. Yatay ve dikey parçalar zamanla birlikte tuzla buz,
tatlı anılar zamanla tarçınlı şeker…bizler bir kentin çıkmaz sokağı.
Zaman. Evet. Hayatın tadı. Tadı buruk mu olmuş biraz bunun?
Ve bizler bir tek kentin tamamlayan parçası...her yerde yarım ve her yerde yarım bıraktığınız.
Parça parçayım. Tükenmiş bitmiş bir kentte yarım yamalak ve çoktan yarısına gelişmiş hikayenin baş okuyucusu. Benim adım dünyada geçiyor, yok burada hiç yanlışı yoklayacak aralık.