(İllüstrasyon: Mert Tügen)

Yeni 140journos ile “Topluluk İletişimi”

Yüzlere etnik, dinî, fikrî azınlığın tanımladığı Anadolu coğrafyasında bir arada yaşayamadıkça, hayallerimiz de ister istemez evriliyor. Belki küçükken dilimize doladığımız o astronot olma hayalimizden hayli uzaklaştık ama artık yeni hayallerimiz var. Cem çok güzel anlatır; bugün artık tutkuyla peşinden koştuğumuz şey, bir gün eğer İstanbul’dan çok uzakta bir sınır köyünde, tarlaların üzerinde savaş uçakları uçurulursa, bunu anında haber alıp herkesi haberdar edebilmek. Geçmişte haberdar edemediğimiz, haberdar olamadığımız için değişti zaten hayallerimiz. Hiçbir gazetecilik formasyonu olmayan, gazeteci olmayı aklının ucundan (hâlâ daha) geçirmeyen, pasif birer medya tüketicisi iken kemikleşmiş medya ve devlet flörtünün adeta bir kader haline getirdiği otosansüre karşı bir eylemlilik haliyle, imece usulü haberleşmeyi savunan üç arkadaş çıktığımız yolculukta şüphesiz bugün daha kalabalığız.

Her mecrada başka bir renge, başka bir formata bürünen 140journos kelaynağı

140journos’un 3,5 yıllık kesintisiz yayınında haber değeri taşıyan içerikleri, gerçek zamanlı olarak, olay yerinden ve yaftalardan arındırılmış bir dil kullanarak kamuoyuyla paylaştık. Bugün ise artık yalnızca bu formatı kullanmanın, ülkenin aynı gün içinde birden fazla kez değişen, karmaşık gündemini tam anlamıyla karşılayamadığını düşünüyoruz. Sayıları oldukça artan tekil vatandaş haberciliği verileri, artık bir hikaye anlatmaktan oldukça uzak. O nedenle 140journos’un yönünü çevirdiğimiz istikamet, haber verilerini toplayıp nitelikli görselleştirme araçlarıyla, haritalarla bağlamsallaştırmak ve bu sayede haber tüketicisinin ülkede olup biteni daha iyi kavrayabilmesini sağlamak. Bu motivasyonla hem kimliğimizi yeniliyor hem de habere bakış açımızın tamamen değişimini sergileyecek şekilde birçok farklı mecraya yayılıyoruz. “Habitat” ismini verdiğimiz bu yeni modelde, halihazırda aktif olduğumuz Twitter ve Soundcloud’un haricinde Ekşi Sözlük, Snapchat, Facebook, Bobiler, Instagram, Vine, Periscope, Medium, Whatsapp gibi mecralarda, öylesine değil, mecraların doğasına uygun şekilde içerik üretimine odaklanmaya karar verdik. Altyapılar inşa etmek yerine, mevcut ve kararlı altyapılarda, sosyal mecralarda kamuoyunun kullanabileceği nitelikli içerikler üreten bir noktaya 140journos’u konumluyoruz.

IC4DESIGN’dan Hiro ve Daisuke ile Skype’ta 140journos kelaynağını tartışırken

Habere bu yeni bakışımızı daha iyi bir şekilde ifade edebilmek için, 140journos’un ikonik kuşunun tasarımında da bir yenilenmeye gittik ve 140journos kuşunu, dünya üzerinde sayıları gitgide azalan kelaynak kuşunu örnek alarak yeniden ele aldık. İşlerine hayran olduğumuz, Japonya Hiroşima merkezli illüstrasyon ofisi IC4DESIGN’dan arkadaşlarımız Hiro Kamigaki ve Daisuke Matsubara, büyük bir cömertlik göstererek bu çizimi 140journos’a armağan etti. 140journos kelaynağı, karakteristik uzun gagasıyla markanın yeni ikonu olarak artık grafiklerimizde daha fazla kullanım alanı bulacak.

Kelaynak kimlik sisteminde her katılımcı kendi fontunu yaratıyor ve bu fontlar 140journos kurumsal kimliğinde tıpkı Google’ların doodle’ları gibi kullanılıyor.

Kelaynak, yalnızca ikon tasarımına ilham veren bir kuş türü değil, aynı zamanda 140journos’un yeni kimlik sisteminin genel adı. Tıpkı 140journos’un haber içeriğini farklı topluluklardan insanların oluşturuyor olması gibi, kurumsal kimliğin de bu kitle kaynağını temsil etmesi için 140journos’un Kelaynak isimli fontunun farklı topluluklara mensup insanlar tarafından yeniden ve yeniden tasarlanmasına olanak veren bir font sistemi geliştirdik. Bir föy üzerine kendi el yazınızla yazdığınız harfler, sayılar ve imleçlerden size ait bir font ailesi yaratıp Kelaynak @X olarak isimlendiriyor, arşivliyor ve kimliğimizin bir parçası haline getiriyoruz. Bu yolla, coğrafyamızda yaşayan birçok farklı topluluğun tanımladığı toplumsal hafızayı tipografi üzerinden her an diri tutmak istiyoruz. 140journos yazısını her cumartesi günü bir diğer Cumartesi Annesi’nin el yazısıyla ve hikayesiyle, 19 Ocaklarda, 28 Şubatlarda, 18 Martlarda, 1 Mayıslarda, 6 Mayıslarda, 21 Mayıslarda, 2 Temmuzlarda ve daha nicesinde farklı el yazısı ve benzersiz hikayeleriyle paylaşmak fikrinin, anlatılmamış birçok hikayeyi ortaya çıkaracağına inanıyoruz.

Yeni 140journos, “topluluk iletişimine eğiliyor; vatandaşları güçlendirmek, anlatılarını kamuoyuna daha nitelikli formlarda verebilmek için bambaşka bir yolculuğa çıkıyor.

Takip eden, destek olan herkese teşekkürler.

140journos ekibi Burcu, Can, Cem, Engin, Elif, Eren, Helin, Hilal, Korhan, Melda, Safa, Yasemin