Denemesele 11

Prompter

Merhaba sevgili Denemesele okurları, bugün de bir yenilik peşindeyiz. Siz bir elin serçe parmak sayısını geçmeyen okurlarımıza yeni bir macera yaşatmaya yeminliyiz. Latin alafabesine geçildiğinden beri memlekette okur yazar oranında ciddi bir artış olsa da okuduğunu anlama ve anladığını idrak etme süreçlerinde ciddi bir düşüş gözlerden kaçmıyor. Varsın öyle olsunculardan değiliz. Merak buyurmayın ömrümüz dedelerimizin mezar taşlarındaki hicri takvimi hesaplamayla geçti.

Bugün siz sevgili okurlarımızdan muhtemelen daha önce yapmadıkları bir eylemi yapmalarını rica edeceğiz. Yazı formatımızı sürekli dipdiri tutarak kah edebi betimlemelerle attığımız taklalar, kah ilginç anektodlarımız ile hatrı sayılır bir okuyucu kitlesine ulaşsak da insanoğlu değil miyiz? Aç gözlülük nüvelerimize işlemiş. Daha fazla okuyucuya ulaşmak için bu sefer de ‘ah ulan bir haber spikeri olsaydım’ diye iç geçiren vatandaşlarımıza ulaşmaya çalışacağız.

Hani bazı televizyon kanalları sabahları manşetleri okur ya. Aynen öyle yapacağız. Arabası olanlar dışında radyo dinleyenimiz pek kalmadı. Ama olsun hepimizin elinde bir mikrofon yapılmış deodorant kutusu ya da duş ahizesi olmuştur. Bilmeyenler için açıklayalım, Prompter bir şeytan icadı olup konuşmacının önünde,pek de dikkat çekmeyen bir şekilde ortama yedirilmiş olan, içinde akan bir konuşma metni bulunan bir nevi dijital suflördür desek yanlış olmaz herhalde. Konuşma dediğimiz şeyleri genelde hatiplerin yanında dolaşan danışman dediğimiz dalkavuklar yazar. Spikerler, politikacılar ya da dini masallar anlatan tatlış bakir dedeler, bu yazıları bazen yüksek oktavda bazense çok gizli bir şey anlatıyormuşcasına tane tane ve tok desibelde okurlar.

Bilgilendirici video

Şimdi hazırsanız başlayalım. Bu eylemi, evde, ofiste tek başınıza ya da ilgi çekmeyi seven bir insansanız etrafınızdakilere sesli okuma şeklinde yapabilirsiniz. Gündem cümleleri ülkenin önemli bulvar gazelerinden derlenmiştir ve birebir aynıdır. Erkek okuyularımızın ah nerede o eski Bulvar Gazetesi dediğini duyar gibiyiz.

Boğazınızı temizledikten ve kendinizi hazır hissettikten sonra başlayınız.

(Açılış Cümlesi) Sayın seyirciler iyi günler. 12 Ağustos boğucu bir Cuma gününden sizlere sesleniyorum.

(Haber 1) Görenler gözlerine inanamadı. Uzun yıllar önce iş hayatına atılan iki kardeş miras paylaşımı yüzünden kavgaya tutuştu. Aynı köyün laciverdi Himmet ve Minnet kardeşler, babalarından kalan tarlayı paylaşamadıkları için silahlarına sarıldılar. Kavgayı duyan ve ayırmaya çalışan mevsimlik işçiler ne olduğunu anlamlandıramadan hayatlarını kaybettiler. Kavga çok büyük bir kesimi şok ederken köy kan gölüne döndü. Acımız büyük. Tedirginik had safhada.

(Haber 2) Son hali şoke etti. Torino’ya giderken hoşlandığı kızı dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in istediği Hakan Şükür, alkol, kumar, ya da hızlı arabaya para yatırmayarak hayatının en kötü koşusuna hazırlanan bir eşek beygirine hayatının ganyanını yatırdı. Saçı sakalı karışmış bir halde Sakarya’dan kaçarken görmüşler. Görenlerin insaniyet namına ihbar etmeleri rica olunur.

(Haber 3)Böylesi görülmedi. Deliler ülkesinde yaşayan bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılarda görülen depresyon, bunalmışlık ve umutsuzluk hissi daha önce hiç çıkmadığı rakamlara doğru tırmanışa geçti. Genç yarı cahiller huzursuz ve mutsuz.

(Haber 4) Son dakika. İlüminatinin membağı olan Ameriga Birleşik Devletleri’nde Rotçiller ve Rakıfellırlar başkanlık yarışında Hillary’ye yakın durduklarını açıkladılar. Basın sözcüsü yüce emperyalizmin, Trump gibi bir kıroya bırakılamayacağı konusunda gerekli desteği beklediklerini açıkladı.

(Haber 5)Flaş gelişme. Gemi ve pusula yaptıktan sonra dünyanın her yerine nifak tohumları ve yanında bonus olarak medeniyet taşıyanların kurduğu Evropa Birliği’ni dağılma korkusu sardı. Kibrin faşizmle buluştuğu topraklar olarak bilenen bu coğrafya zamanında koli koli ihraç ettikleri bombaların iadeli taahhütlü olarak geri dönmesinden rahatsız. Evropalı güzel insanlar özgür seksin getirisi olarak çocuk yapmayı bırakmışlardı. Bir de üstüne yaşanan terör korkusu evroplalıları oldukça gerdi. Sağcılık tekrar in. Ucuz iş gücü out olabilir.

(Haber 6)Avrupa şokta. Avrupa’nın sosyopat medeni ülkesi Norveç, Evropa’nın şu anki halinden hoşnutsuz olduğunu açıklayarak uzay gemisiyle ülkelerini başka bir gezegene taşıyacaklarını açıkladılar.

(Haber 7) Vaşington Portakalı gelecek sene trend oluyormuş. Ameriga Birleşik Devletleri’nin daha kocasına sahip çıkamamış, ikinci Clinton’ı ülkesinin ılımlı İslamla dansını devralmak istediğini belirtti. Hillary’ye göre dansı kadın yönlendirirmiş. Ba ba ba ba ba! Aldatılmış kadının şerrinden korkanlar birlik olup gösteri düzenlemek istediler fakat çıkan arbedede hayatını kaybedenler hep siyahi Amerigalılar oldu.

(Haber 8) Rusya Türkiye’ye göz kırptı. Zamanında memleketimize gelen eğitimli Sovyet kadınlarını nataşalaştırdıktan sonra Butin işleri sıkı tutuyor. Gevrek gevrek gülümseyip votkasını sek yutan Butin reyis keyifleri isterse tursit kafilelerini tekrar yollayabileceklerini ima etti. Ama yaz geçiyor. Neyse Antalya’da sezon Kasım’a kadar sürer. Hadi hayırlısı.

(Haber 9) Olimpiyatlarda prezervatif skandalı. Bizim sevişen versiyonumuz Brezilya’da hep düzenlemeye aday olduğumuz ama pek izleyemediğimiz olimpiyat ve paralimpik olimpiyat oyunları düzenleniyor. Gelir uçurumunun Everest’ten Niagara Şelale’sinin dibine döküldüğü bu kardeş ülkede de favelaların etrafı brandalar ile çevrildi. Olimpiyatlarda sporculara dağıtılması için hazırlanan prezervatifler kapış kapış gidiyor. Müsabakaları pek izleyemesek de sikişe mi geldiniz spora mı ulan diyen ve arıza çıkaran adamın Türk olduğu anlaşıldı.

(kapanış cümlesi) İşte böyle sevgili dinleyenler, Güney Amerika diyarında seksen milyonluk ülkemiz için bizi temsil eden bir avuç pırıl pırıl çocuğa şükranlarımızı yolluyoruz. Ülkemizi tekrar huzur ve birlik içinde görmeyi arzu ediyoruz. Bataklığa dönüştürülen Taksim-Beyoğlu için ağıtlar yakıyoruz.

Bir başka Denemesele Prompter’da görüşmek dileğiyle. Hepinizi sevgiyle kucaklarken mottomuzu es geçmeyelim.

Zaman birlik ve beraberlik vaktidir. Biz gelir seviyesinin en alındakiler olarak kendimize iyi davranalım çünkü hayat davranmayabilir…

Burak Ünal

12 Agustos Cuma