Denemesele 23

Heinz virali

Herkes Her Şeyin Farkında

Umursamazlık ve vurdum duymazlık memleketin sanki fabrika ayarlarında yüklenmiş. Nereden geliyor, bu nehri hangi sular besliyor bilinmez. Kendi işini hakkaniyet ile yapanları tenzih etsek de yalancıktan iş ahlakına sahip olanlar, yurdun seksen bir ilinde her gün küfürlerle yaşıyor. Ecnebinin, Yahudi iş ahlakı ya da Protestan ahlakından söz ederken ‘hallederiz abi ve bakarız bi ara’ ile iyi bugünlere gelebilmişiz. Tamam İzmit’te köprü inşaatında çalışan Japon mühendisin intihar etmesi de fazla ama lanet olsun pratik zeka güzellemelerine. Evet, herkes her şeyin farkında.

Hollywood sineması artık gerçeküstücülüğe iman ediyor. Son yılların nerd ve geek trendinin seksileştirilmesi ile biliyorsunuz hipster dediğimiz tür bağımsızlığını ilan etmişti. Baktılar çizgi romanlardaki yeşil devler, lazerli adamlar ve daha nice abuk subuk kahramanlar para kazandırıyor, muslukların suyunu iyice açtılar. Belki dünyanın boktanlığı ve insanın şeytanlığını bir nebze unutturuyordur ama tamam artık abartmayın hayvan evlatları. Bok ye Marvel.

Güzel memleketimizde biliyorsunuz ataerkillik pornosu uzay çağını yakaladı. Aslında hep vardı da bilginin hızlı yayılması ile artık karşımıza daha çok çıkıyor goy goyuna da şiddetli dur diyorum. Ulan memlekette iki yumruk sallayan kameralarda. Kadınını döven, ezen ve psikolojik şiddetin her türlüsünü uygulayan hemcinslerim azalarak bitmek yerine palazlanarak artıyor. Cinsel suçlar ve taciz konularında yorum yapacak takat kalmamış. Ensest, taciz, tecavüz gibi kelimeleri kanıksamak ruhumu yakıyor. Bu toprakların bağnazlık ve yobazlıktan kurtulması zor görünüyor. İnsan insanın kurdu değil, mikrobu olmuş.

Türkiye sahibinden satılık tabu dolu. Arz fazlası nüfus ile doğru orantılı.

50 yaş üstü kadınların dijital çağı başladı haberimiz yok. Aslında haberimiz var da görmezden gelme ve dalga geçme arasındayız. Facebook’a girdiler diye terk ettiniz buraları, whatsap diyaloglarını çarşaf çarşaf onedio sayfalarında ifşa ettiniz. Ayıptır. Hem ana gibi yar olmaz hem de anam bana yorum yazmasın. Ayıptır çarpı iki.
Dünyanın en neşeli yaş grubunu görmezden gelmeyin konseptli bir dijital kampanyayı nasıl hayata geçirmezler, hayret doğrusu. Herhalde bebelerimiz ve torunlarımız bizi öyle bir görmezden gelecekler ki aklımız şaşacak.

Müftülere evlendirme izni vermişler. E zaten imam nikahı kıymadan evlenen çok az. Ne gerek vardı sorusuna ise çocuk yaşta evlilikleri engellemek için demek orantısız zeka.

Hayat önce kendine, sonra başkalarına anlattığın bir hikaye. Kimi neye inandırdığına dikkat et.

Kölelik, insan hayvanat bahçeleri, sömürgecilik… özünde batı medeniyetinin anahtar kelimeleri bunlar. Medeniyet ve insanlık kısmı ise kibirden meydana geliyor. Tübitak Yayınları basmaya devam ediyor mu bilmiyorum ama ‘Tüfek Mikrop ve Çelik’ ilk okuduğumda oldukça şaşırtmıştı beni. Dünya düzeni ve sistematiğini, neden kurulumun böyle olduğuna dair temel bir kitap. Yazar kişi diyor ki, Afrikalı neden gemilere binip, Avrupa’nın anasını bellemedi?

Türk vergilendirme sistemine baktığınızda devletin halk için olmadığını görürsünüz. Sahibi olduğum işletmenin yüzde otuzdan fazlasına devlet ortak. Kesin bilgi. Her Türk vatandaşının ödediği gelir vergisi, KDV ve ÖTV’nin Fatih Terim’in işsizlik maaşına, makam araçlarının sınırsız benzinine gittiğini görmek umut kırıcı. Ama yol yabdı, nankörlük ediyorsunuz diyene diyeceğiniz tek şey olsun. Babasının hayrına mı yabdı?

Demagoji yapmadan önce dikkatli düşünmek gerekiyor. Bağlantılı cümleleri hatırlayabilmek, iskambil oyunlarındaki kart saymak ile aynı şey. Pişti oynayamayan adamsın, nedir bu poker merakı?

Şikayet. Tanıdığım insanlar şikayet ediyor. Yeni tanıdıklarım eninde sonunda şikayet ediyor. Sitem eden pek kalmadı ülkede. Siyaset konuşmaları umutsuzluk ile bezenmiş şikayet. Ekonomi muhabbetleri Allah sonumuzu hayretsin ile nakışlanmış şikayet. İlişkiler ve beklentiler zaten ilk çük ve kukudan itibaren yüklü gelmiş şikayet.
Beklentiler, hayaller ve hayal kırıklıkları şikayet olmuş bedenimizden ter gibi fışkırıyor. Biliyorsunuz memlekette deodorant kullanmak günah. Şikayetin kadar konuş. Rezaletin kadar saygı görürsün.

Anasını satayım memlekette herkes bi Recaizade Mahmut Ekrem. Garip bir araba manyaklığı toplumun her sınıfına işlemiş. Tüketim manyaklığının bir alt kümesinde ise binlerce liralık akıllı telefonlar var.

Lüks araba tutkusu ise makam mevki sahibi olunca orgazmdan daha zevkli bir şey herhalde. Karadeniz yaylalarına çıkmak için yüz binlerce liralık cipler, Passat mı çekeyim yanlarına diye utanç yaşamalar. Kıçı kırık belediye başkanlarının altındaki Audi A6’lar falan derken makam mevki ile doğru orantılı bir araba sevdası var. Peki statü sembolü olarak araba sevdamız nereden kaynaklanıyor?

Liberallerin büyük tanrısı Özal’ın köprüden Mercedes ile geçmesini hatırlayın, sizce şimdiki vatandaş niye saray gibi evlerin hayalini kuruyor. Yoksa her şey çikita muz kabuğu içinde yurdumuza gelen tropik bir böcek ile mi başladı?

Motorin ve LPG’ye birkaç kuruşluk zam daha gelmişken sınıf çatışmasını daha fazla körüklemeyelim. Bakınız dünya yerinde durmuyor. Gün geliyor, devran dönüyor. Numan Kurtulmuş, ‘Harun gibi geldiler Karun gibi gidecekler’ diye hönkürürken, kendisini iktidar için en zottirik bakanlık alan kültür ve turizmde buldu. O da ağzı biraz laf yaptığı için. Tuğrul Türkeşin kandırıldım diye ağmasına kahkaha atmayacak olan bizden değildir.

Neyse, Ağustos ayına girmiş bulunuyoruz. Vatana millete hayırlı olsun. Unutmayın ki bu ay birkaç milisaniyede bitecek çünkü Ağustos, Pazar gecesi gibidir.

Esen kalalım. Sağlığımıza özen, sevdiklerimize sevgi göstermeyi asla ertelemeyelim. Tanrı bizi elimizde olmayan boktan şeylerden korusun.

Burak

5 Ağustos