Türk Telekom’daki Çete Bimcell Bakiyemi Nasıl Çaldı?

Sizin de başınıza gelebilir. Faturalı, faturasız (ön ödemeli) her türlü tarife kullanıcısının başına gelmemesi için bir neden yok. Çünkü birşey yapmanıza gerek yok!

Bu çok uzun yazıyı okuyamayacaksanız, son kısmına atlayıp olay nedir hızlıca bakabilirsiniz. Yazının yapısı ‘Roman’- ‘Uzun Özet’ -‘Kısa Özet’ şeklindedir :)

Bimcell hattımdaki 106TL bakiyem çalındı ve öyle görünüyor ki bunu Türk Telekom içerisinde yuvalanmış bir hırsızlık çetesi yaptı.

Turkcell’den Bimcell’e…

Yıl 2012, bir Mayıs günü. Az kullandığım Turkcell hattımı Bimcell’e taşımaya karar verdim… Hiç ‘faturasız hat’ kullanmamıştım ama faturasız’a geçmeyi bir yakınımızın vefatından sonra ( — Teşekkür ederim, Allah sizin kaybettiğiniz yakınlarınıza da rahmet eylesin), faturalı hattının iptali sırasında çıkan zorluklardan dolayı aklıma koymuştum, yoksa kolay değil her ay bankadan otomatik ödenen görece küçük bir meblağ için gidip uğraşmak — hep başka işler var, hep meşgulüz, sıra gelmezdi.

1998'de ilk cep telefonumu ve hattımı aldığımdan beri faturalı/faturasız (ki başlarda faturasız/önödemeli seçeneği yoktu) gönlümde adaletli, hakkaniyetli bir tarife yatıyordu. Hiç konuşmasanız bile alınan sabit ücrete karşı değildim (sonuçta telefonunuz açıksa, bir hizmet alıyorsunuz) ama tarifeye göre farklı olması aklıma yatmıyordu. Hele, şimdi de var, dakika bazlı ücrtetlendirme! 1 saniye de konuşsanız, 59 saniye de konuşsanız, 60 saniye parası alıyor. Hiç adil değil, hatta kandırmaca.

Telefonu kullanmıyorsunuz, ödediğiniz sabit ücrete yazık günah diyorsunuz. Telefonu kullanayım bari deseniz, yüksek ücretlendirme ile ödeyeceğiniz para daha beter. Tam bir lose-lose (kaybet-kaybet) durumu… (ironik bir kullanımda bulunmaya çalıştım, umarım anlaşılmıştır, her durumda kullanıcı kaybediyor yani).

Bimcell’in ‘6 saniyesi 1 kuruş’, saniye bazlı ücretlendirmesi -ki bugün bile bu ücretlendirme geçerli- aklımı çeldi. Tabi buna, evimin yakınında arada sırada alışveriş de ettiğim 3–4 BİM mağazası olması, çok gezmemem ve Avea’nın ‘çekim kalitesi’nin benim için yeterli olması, Bimcell hattının bazılarınca algılanan düşük prestijinin ve taşınmış hatlar arandığında çıkan uyarı tonunun benim için önemli olmaması eklenince, başta da dediğim gibi 2012 Mayıs’ında baktım ki faturasız hat kullanan bir Bimcell abonesi olmuşum… (Başıma gelen bu hırsızlık hadisesi dışında hala da çok iyi yapmışım dediğim bir olaydır bu).

Bakiyem Artıyor

Bimcell de faturalı seçeneği yok, tarife de yok, paket var. Zaten kendisi Avea’nın bir tarifesi gibi görünüyor. Makul paketleri vardı (zamanla bunların sayısı arttı) ama aslında tarifesiz/paketsiz (hiç bir paket almadan) yapılan kullanım da, sunduğu uygun, adil fiyatlamayla bana çoğu zaman uyuyordu. 5TL, 10TL, belki 15TL her ön ödemeli kullanıcı gibi gerektikçe yükleme yapıyordum (İlk başlarda 5TL gibi düşük miktarda yükleme yapılabiliyordu, şu anda en az ne kadar yapılabiliyor emin değilim). Bakiyem de elbette yüklemeden sonra örneğin 20TLye kadar çıkıyor, kullandıkça 2–3TL’ye kadar düşüyordu. Yani doğal olarak, mantıklı herkesin yapacağı gibi, bittikçe bir sonraki yüklemeye kadar kullanacağımı tahmin ettiğim olabildiğince az bir miktar yükleme yapıyordum. Ta ki…

Tam emin değilim, 2015 sonlarıydı herhalde, Bimcell bir kampanya başlattı: ‘20TL ve üzeri yüklemeye, 30 gün geçerli, 1GB veri, 500 SMS hediye’. Tek dezavantajı kampanya içerisindeki süreniz tam bitmeden yükleme yaparsanız, o yükleme yeni bir hediye kazanmanıza yol açmıyordu, yani tam kesintisiz bir mobil veri kullanımı biraz zordu ama benim gibi her ay başı ya da sonu, yani bir önceki hediye süresi bittikten sonra düzenli 20TL yükleme yapılırsa süperdi!. SMS zaten pek kullanılmıyor (Sadece var diye açmadığım ‘spam’ aramalara otomatik cevap olarak kullanıyorum), 1GB benim normal kullanımımda fazlasıyla yeterli. 2016 başında kampanyayı uzattılar, şu anda da bu kampanya hala sürüyor. Konuşma derseniz, benim kullanımım o kadar az ki paket almayınca daha karlı oluyor.

Sonuçta her ay 20TL yükleme yapmaya başladım, vergi ve benim konuşmam ortalama 10TL tutsa, bakiyem ayda ortalama 10TL hızıyla artmaya başladı. 1 Eylül 2016'da 20TL yükleme yaptığımda bakiyem 110TL (ve 65 kuruş) olmuştu.

Saf saf bu promosyon/kampanya bittiğinde birikmiş bakiyemi kullanmayı umuyordum. (Daha önce hiç mobil veri kullanmazken, ayda 500–600MB kullanıma, yoldayken WhatsApp mesajı almaya alışmıştım). Nereden bilebilirdim ki Türk Telekom içerisinde kriminal bir çete benim bakiyeme göz koymuş. İzniniz olursa bir kez daha Allah onları bildiği gibi yapsın demek istiyorum yeri gelmişken.

Bunları niye yazdım, merak eden olur, faturasız hatta 110TL bakiyenin ne işi var diye. Öyle ya, o para orada olmasaydı, bu hırsızlık işi başıma gelmeyecekti.

5 Eylül 2016 Pazartesi

Notlar: Saatleri çok büyük kesinlikle hatırlamıyorum, çok dikkat etmedim, ama genel olarak doğruluğundan eminim. Cep telefonundan olan aramalar için arama kaydına bakabilirim ama birazdan okuyacağınız gibi olayın büyük kısmında cep telefonuma erişimim yok, ev telefonumu kullanmak zorunda kaldım. Aslında saatlerin olayda pek önemi yok… Müşteri hizmetleriyle olan görüşmeleri de ben kaydetmedim (ama karşı taraf ediyor), aklımda kaldığı kadarıyla en doğru hatırladığım şekilde aktaracağım. Gerekirse, yasal bir süreç olursa bunlar kayıtlı ve hemen ortaya çıkacak şeyler, benim burada yanlış bilgi vermemin zaten anlamı olmaz. Son olarak, ‘gasp’, ‘nitelikli soygun’ vb. diyorum ama bunları hukuki terim olarak değil, günlük hayatta kullandığım anlamda kullanıyorum.

Tekrar hatırlatayım, yazının sonunda ‘kısa özet’, ondan önce de ‘daha uzun özet’i bulabilirsiniz. Şu anda ‘roman’ bölgesini okumaktasınız :)

Saat 12:15 civarı

Evde telefonu kurcalıyordum. Zaten bitiremediğim hediye 1GB mobil veri hakkım olduğu için evde bile wi-fi kullanmıyorum. Uygulamanın biri internet bağlantısı olmadan çalışmam deyince, daha 1 dakika önce çalışan mobil internete ne olmuş acaba diye şaşırdım. Telefonun ‘sadece acil arama’ durumunda olduğunu yani SIM kartının operatör ağına kabul edilmediğini (teknik olarak nedir bilemem, numaranız çalışmıyor, mobil veri yok, yeni hat almışşınız da daha açılmamış gibi, hatta PIN kodunu sormasa telefonda SIM kart yokmuş gibi), zannediyorum bu nedenle tesadüfen de olsa olaydan çok kısa süre sonra ‘olayı’, yani ‘birşeyler olduğunu’ farkettim.

Siz ne yapardınız bilmem, ben önce biryerlerde geçici bir arıza var herhalde diye düşündüm. Belki buradaki Türk Telekom baz istasyonunda, belki SIM kartımda, belki benim telefonumda… Telefonu uçak moduna aldım, geri döndürdüm, biraz bekledim, operatör seçimi yaptırmayı denedim, telefonu kapatıp yeniden başlattım (özellikle bundan çok umutluydum!) ama olmadı. Yine Bimcell kullanan kardeşim, o gün bizdeydi, kendi hattında bir sorun olmadığı söyleyince, şüphelerim kendi telefonumda yoğunlaştı.

Ama SIM kartı eski telefonumda denemeden önce ‘iyi ki’ saklamış olduğum ‘alternatif kanal şifresi’ ile normal (masaüstü) bilgisayardan, internet üzerinden ‘online işlemler’ sitesine bakmaya karar verdim.

Tabi denemeler yapar, beş dakika bekleyeyim kendiliğinden düzelir derken 30–40 dakika geçti. Bu arada telefon (daha doğrusu numaram) çalışmıyor, arayınca ‘Aradığınız kişiye ulaşılamıyor’ diyordu.

Bilgisayardan giriş yapınca her zamanki Bimcell arabirimi yerine Avea arabirimi çıktı karşıma. Bimcell’in Avea/Türk Telekom’dan hizmet aldığını, hatta bir ‘tarife’ gibi göründüğünü bildiğim için, bu duruma çok şaşırmadım. Ama ortada bariz bir yanlışlık olduğu kesindi. 3.5TL bakiye görünüyordu, tarife ise (yanlış hatırlamıyorsam) ‘Avea Mobil Öğrenci’ gibi birşeydi. Yaşım ortaya çıkacak ama ne yapayım, 45'inden sonra öğrenci tarifesinde olma fikri komiğime gitmişti (Ey genç okuyucu, yaşıma önyargıyla yaklaşma! Bilişim/yazılım sektöründe çalıştığım için teknolojiden bihaber babalardan değilim).

Dediğim gibi ortada inkar edilemeyecek barizlikte, ‘apaçık ortada’ olan bir hata vardı. Belki de başkasının hesabını, bilgilerini görüyordum, bu düşünceden rahatsız oldum, daha fazla birşey yapmadan çıkış yaptım ve ev telefonumdan müşteri hizmetleri numarasını çevirdim.

Müşteri hizmetlerinde o kadar çabuk gerçek bir insana ulaştım ki günlük şaşırma kotamı bitirdim diyebilirim. Ayrıca tüm görüşmelerimde temsilcilerin hepsi son derece iyi/kibar konuştular, çözüm üretemediklerinde bile saygıyı elden bırakmadılar. Bu hoş bir sürpriz oldu, bir de yarım saat, 45 dakika müzik dinleyerek dert anlatacak temsilci bekleseydim çok fazla yıpranırdım herhalde. Yiğidi öldürelim, hakkını yemeyelim.

Saat 13:00 civarı

Müşteri temsilcisine başıma geleni anlattım, bir yanlışlık var, ben Bimcell abonesiyim dedim, ‘evet bir yanlışlık olmuş’ dedi, ‘48 saate size döneceğiz’ dedi, ben de ‘aman 48 saat çok fazla acele edin, bakın telefonum çalışmıyor’ dedim.

Müşteri temsilcisi bana hattımın başkası tarafından kullanılabiliyor olacağını hiç hissettirmedi! Hattım için kapatma talebinde bulunma seçeneğimi hatırlatmadı. Özellikle sormadım ama yine de 48 saatten önce numarama kavuşmak için yapabileceğim birşey olup olmadığı konusunda bir bilgi vermedi. Sanki ‘rutin’ bir yanlışlıktı da, 48 saate düzelecekti…

Belki başkası olsa 48 saat telefonsuz kalmak çok önemli olabilirdi, ya da banka işlerim olsaydı, telefona şifre mesajlarını almak için ihtiyacım olabilirdi. Ben, ‘48 dediler ama belki o kadar sürmez, 2–3 saate çözerler, olmadı 24 saate çözerler’ diye düşünerek çok önemsemedim, üstelemedim, teşekkür ettim, mutlu müşteriyi oynamaya devam ettim. Hala sanıyorum ki bir çalışan 532 yazacağına 533 yazdı ve benim başıma bu aksilik geldi.

Saat 14:00 civarı

İçime bir şüphe düştü. Acaba benim numaram ‘yanlışlıkla’ başkasına verilmiş ve bu başkası, kötü niyetli biriyse, yanlışlığı farkedip bir şekilde kendi avantajına kullanmak istemiş olabilir miydi? Ya da daha kötüsü numaram ele geçirilmiş olabilir miydi?

Daha önce bir kez (10 yıldan fazla oluyor) Turkcell’de SIM kart değişikliği yapıp daha yüksek hafızalı karta geçmiştim. 4 yıl önce de numaramı taşırken Turkcell kartım/kartım iptal olmuş, numaram Bimcell kartımla çalışmaya başlamıştı. Yani SIM kartının ‘numaram’ olmadığını biliyorum. Örneğin SIM kartımı kaybedersem, yeni bir SIM kart alırım ve aynı numaramı kullanmaya devam edebilirim. Sizin telefon numaranız SIM kartta yazmıyor, SIM kartın kendi seri numarası var. O seri numarası ile operatörün ağına giriş yapıldığında, operatör o seri numaralı SIM kartın eşleştiği numarayı biliyor, sistem böyle çalışıyor (yanlış bilmiyorsam).

Bir de 4.5G uyumlu SIM kartı değişimleri sırasında olan, bankalara SIM kart değişim onayı verilmesi gerektiğini hatırlıyorum. Olay şu, birisi sahte kimlikle gidip ben SIM kartımı kaybettim diyerek yeni SIM kart alabilir, burada çok ciddi bir kontrol yok sanırım, eski SIM kart çalışıyor mu, bir arayalım diye de bakmıyorlar. İşte o noktada sizin SIM kartınız ağa kaydolamamaya başlıyor, iptal oluyor (bakınız yukarıda başıma gelen), numaranız artık öteki, ‘yeni’ SIM kartla eşleşmiş oluyor. Kısaca sizin numaranız o SIM karta geçiyor, sizin telefonunuzdaki SIM kart ise ‘atanmış bir numarası olmadığı’ için bir işe yaramıyor.

İşte hırsızlar, dolandırıcılar bunu yapmışlar, insanların banka hesaplarına internetten erişmişler, cep telefonu numarasını ele geçirdikleri için, SMS ile gönderilen şifre doğrudan hırsızın cihazına gitmiş, güvenlik sağlayamamış. Buna basında rastlamadım ama 4.5G uyumlu SIM kart değişiminde ortaya çıktı ki, bankalar akıllanmış, önlem olarak bu durumda bir şekilde SIM kartın seri numarasına da bakıyor, eğer kart değişikliği yapılmışsa önce başka kanaldan bu değişikliğin onaylanmasını istiyor… (Ben henüz 4.5G için SIM kart değişikliği yapmadım, o kadar hıza ihtiyacım yok çünkü…)

Bunları bilmeme rağmen, dediğim gibi içime şüphe düştü. Tekrar müşteri hizmetlerini arayıp bu duruma karşı (yani basit bir hata olmama, bilinçli olarak numaramın ele geçirilmiş olmasına ya da yapılan yanlışlığın kötü niyetli birisine fırsat oluşturmasına karşı) hattımı kapatmalarını isteyecektim, temsilci bankada işlem yapamazlar dedi, beni biraz rahatlattı. Ben de hattım kapanırsa tekrar açtırmak için uğraşmam gerekebilir gibi saçma bir düşünceyle hemen ‘geçici kapatın’ gibi bir istekte bulunmadım ama bu defa bakiyemi sordum, ‘ben bilemem, sizi arayacak arkadaşa iletirsiniz’ dedi temsilci. Aslında şimdi anlıyorum ki iş işten geçmişti, bankadan adıma kredi çekecek olsalardı da çekmiş olurlardı, vakit çok geçti artık (işin doğrusu o anda çok doğru düşünemiyordum). Tableti açtım, orada kurulu olan banka uygulamarı bir işlem olursa haber/bildirim verirdi, değil mi?

Doğru düşünemez haldeyken birşey daha yaptım, bir bankanın uygulamasını açtım, belki giriş yapmadan birşeyler görebilirim diye düşündüm (ki gerçekten son giriş tarihi görünüyordu) ama yanlışlıkla bir de giriş düğmesine bastım. ‘Şifreniz telefonunuza gönderilmiştir’. Eyvah! Kendi elimle şifreyi gönderdim hırsızlara, iyi mi!… Ama banka IP adresini kontrol ediyordur canım. Kafamdan milyon tane fikir geçti…

Sonunda en son yapılan işlem tarihlerinden bankalarla ilgili bir durum olmadığına karar verdim, biraz da tevekkül ederek hatanın giderilmesini beklemeye devam ettim. (Numaramın ele geçirildiğine dair elimde sadece desteksiz şüphelerim vardı, bu noktada operatör tarafında yapılan bir yanlışlık en mantıklı görünen açıklamaydı). Bir yandan da hayat ve yükümlülükler sürüyor, sadece bir cep hattımda bir sorun olmuş diye 24 saat bunu düşünerek yaşanmaz ki…

6 Eylül 2016 Salı

Müşteri hizmetlerini aramadım, çünkü bir gelişme oldu. ‘Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor’ mesajı ‘bu numara geçici olarak servis dışıdır’a dönüştü. Evet, Türk Telekom çalışıyor, hata giderilecek, telefonum yeniden çalışacak, niye bir sorun çıksın ki, hayat çok güzel…

7 Eylül 2016 Çarşamba

49. saat gibi telefon geldi. Hatırladığım kadarıyla, ‘yanlışlık giderildi, kopya SIM (?), bir daha olmaması için gerekli önlemler alındı, 1 saat sonra elinizdeki SIM kartınızı çıkartıp tekrar takın, telefonu açın’, Bakiye?, ‘Hattınız açılsın bir sorun olursa ararsınız’.

Gerçekten de yarım saat sonra hattım açıldı. Sanki Bimcell’e yeni abone olmuşum gibi mesajlar geldi. İnternette ise Bimcell arayüzünde hediye 1GB verim ve 500 SMS’im görünüyordu ama o da ne, bakiye hala 3.5TL!!!!

Tekrar aradım müşteri hizmetlerini. Durumu anlattım ama bu defa tam anlatamadım, servislerle(!) ilgili şikayetimi aldılar, ne servisi diyorum, benim hattım gitti, 48 saat sonra geldi! Bu normal bir durum değil… Ama bir türlü anlatamadım. Sanki yanlışlıkla birşey yapmışım, para çekilmiş de, itirazda bulunuyorum(!) Neyse artık cep telefonu üzerinden devam edebiliyoruz, hemen bir SMS geldi, şu-şu numaralı kaydınız alınmıştır diye… Bakınca durumu görürler diye düşündüm (Bunları yazdıkça ne kadar saf olduğum çıkıyor ortaya).

Hat açılmıştı ya, tabi hemen kullandığım 2 bankanın internet şubesine bilgisayardan giriş yapıp kontrol etmek, emin olmak istedim. Yukarıda bahsettiğim yanlışlıkla tek kullanımlık şifre mesajı gönderttiğim banka, şifre yerine ‘SIM kartınız değişmiş. Bankamızı arayarak SIM kart değişikliği onayı yaptırın’ mesajı gönderdi, telefon bankacılığıyla işlemi yaptım, ancak ondan sonra şifre gönderdi. Demek ki değişikliği farketti, bravo, dedim, belki de operatör SIM kart seri numarasını değil ama başka bir onama kodu gönderiyordur diye düşündüm, sonuçta teknik ayrıntısını bilmiyorum. Ama 2. bankada hiç sorun olmadı, her zamanki SIM kartımı sorgusuz sualsiz kabul etti. Benim buradan çıkarttığım sonuç şu: 1. bankadan ilk kez şifreyi yanlışlıkla istediğimde SIM kart değişmişti ve muhtemelen banka bana gönderdiği mesajın aynısını gönderdi (o karta). 2. banka ise (olay sırasında hiçbir işlem yapılmadığı için) bir değişiklik farketmedi doğal olarak. Yani, hattımın (numaramın) başka kartta aktive olduğunun 3. bir şirket (banka) tarafından tanık olunmasının kanıtı bu durum.

8 Eylül 2016 Perşembe

Arandım. Kibarlar ama sanki bir servis/hizmet alımına itiraz etmişim gibi çok standart cevapladılar. ‘Paranın iadesi kesin olarak mümkün ve söz konusu değildir’, birkaç kez söylendiği için en çok aklımda bu kaldı. 5 Eylül’de 12:29'da Mikro Pay şirketine (şirket mi yoksa micro payment anlamında mı dediler tam emin değilim) ‘evet’ mesajı atmışım, 53TL…. Toplam eksik bakiyem 106TL civarında demek ki bu mesajdan 2 tane atılmış… Ama derdimi anlatmak mümkün değil, telefonum kapalıydı dedim, telefonunuzdan atılmış, bunun karşısında sizin sözlü beyanınız var, hangisine inanalım mealinden kibar ama çözüm açısından verimsiz cevap aldım, kapatmak istemedim ama konuşarak çözülebilecek bir durum da yoktu işin doğrusu…

Bu mobil ödeme işi çok sorunlu. Biliyorum, hep karşılaşıyorum, ne de olsa bilişim sektöründe çalışıyorum. Kimse saçma sapan servislere isteyerek para vermeyince insanları kandırıyorlar, operatörler de göz yumuyor. Bu herkesin malumu. SMSleri kimse cevaplamayınca engellenemeyen operatör mesajları (tam adını bilmiyorum, hani telefonunuza ayarlar geldiğinde çıkanları kastediyorum) kullandılar, garip cümleler kurdular, evet ve hayır düğmelerinin yerini değiştirdiler vs. Benim tavsiyem herkesin hattını ‘mobil ödeme’ye kapatması olur. Eliniz çarpar, diyalog gizlenmiştir, yanlış anlaşılacak şekilde yazmışlardır…. Çoğu insan bunu fatura gelince anlıyor ama para iadesi yok! Ben bu durumda olsam, anlayacağım. Diyeceğim ki bir eşeklik ettim, salaklık ettim, elim çarptı, basiretim bağlandı, cezasını çekeyim. Ama nedir başıma gelen?

Ortada bir dolandırıcılık, kandırılma yok. Sadece hırsızlık, gasp var.

Tekrar edeyim, normalde ‘mobil ödeme’ ile çok insan kandırıyorlar, dolandırıyorlar ama burada, benim başıma gelende, kandırma, dolandırma yok! Çünkü olaya benim katkım yok, herşey (yani hırsızlık) benim dışımda gelişiyor ve bitiyor, benim sadece sonradan haberim oluyor. Yani ben olayın hiçbir noktasında yokum ki beni kandırmış ya da dolandırmış olsunlar!…

Tek suçum(!) faturasız hattımda yüklü denebilecek (~35 dolar) bakiye olması. Hattım gasp ediliyor, içindeki para harcanıyor, elbetteki komisyonu alınacak, ya da bir şekilde paylaşılacaktır. Mobil ödemeye kapatmış olsaydım da, önce açacak sonra harcayacaklardı.

Aslında Neler olmuş?

Hattım hedef olarak belirlenmiş…

1 Eylül sonrası bakiyemdeki ‘yüksek’ miktarı kim bilebilir veya tahmin edebilirdi? Yapılan hırsızlığın yöntemi faturalı/faturasız her hatta uygulanabilir, ancak faturasız hatta yeterli bakiye olmazsa işe yaramaz. Bimcell’in zaten faturalısı yok, normal şartlarda Bimcell hat/tarife kullananlar da hatlarında yüklü bakiye bulundurabilecek bir kesim değil.

Aklın, mantığın yolu bir. Belli ki bu hedef belirleme Türk Telekom içerisinden yapılmış.

İzinsiz Yetkisiz SIM Kart Değişimi…

Numaram, başka SIM karta aktarıldı. İyi de, ben başvurmadan bu nasıl oldu? Birisinin gidip bayiden (ya da BİM mağazasından)bir SIM kart alması, kimliğiyle bir talepte bulunması lazım. İster 4.5G için değişiklik, ister Bimcell’den Avea’ya ‘numara taşıma’ artık nasıl bir neden uydurdularsa. Ama ortada (benden gelmediğine göre) sahte bir belge olması lazım. Telefonla bir işlem yapıldıysa kaydının olması lazım.

Yine Türk Telekom içerisinde bir düzen kurulu değilse sahte belgeyle bu işleri yapmak akıl karı değil. Bir tek bana, tek hat için yapılmıyor ki bu iş! Günde kimbilir kaç kişinin canını yakıyorlar. Herbiri için sahte kimlik hazırladım, bayiye gittim, olmaz. En en en iyi ihtimal ‘bayi’ işin içinde. Ama büyük olasılık Türk Telekom içerisindeki hırsızlık çetesi iş başında.

SIM kartım değişiyor, bana haber veren yok! Belki yeni SIM karta mesaj atmışlardır(!!!)

(Tarifemi neden değiştirdiklerini bilmiyorum. İzlerini gizlemek için mi, yoksa Avea’ya ‘numara taşıma’ mı yaptılar… Şu anda yeni abone olmuş gibi görünüyorum. Üstelik ilk anda beni çok şaşırttı bu durum, başka bir yanlışlık var zannettim, soygun ve hırsızlık aklıma gelmedi).

10 dakikada İşlem Tamam…

Ben tesadüfen, kendimce, çabuk farkettim SIM kartımın çalışmadığını. 5 dakika bekle, telefonu aç kapa derken geçen sürede hem işi bitirmişler. Yani ellerindeki SIM kartın aktif hale geçmesini bekliyorlarmış. Ben böyle saf değil uyanığın uyanığı olsam, yine de müşteri hizmetlerini arayıp hattım iptal edin diyene kadar bakiyeyi boşaltmış olacaklarmış. (Ancak çok seri şekilde yapılan harcama SMSlerine itiraz edilirse olumlu sonuç alınabilir mi bilgim yok. Eğer öyleyse beni uyarmayan, durum hakkında bir ipucu bile vermeyen müşteri hizmetleri de iyice işe dahil demektir…).

Eğer hedef sadece ben olsam, hattımdan çalınan 106TL birilerini zengin edecek, hayatlarını kurtaracak olsa, tamam. Ama elbette bir tek bana yapılmadı, yapılmıyor bu. Bir düzen kurulması lazım. Bu işler öyle basit değil. Bir tane, üç tane, beş taneyi elle yaparsınız, günde 20–30 tane hat için bu işi her gün her gün yapamazsınız. İşte Türk Telekom içinden destek aldıklarına dair kuvvetli bir şüphe nedeni daha.

‘Evet bir hata var’ Diyen Müşteri Hizmetleri…

Kayıtlar Türk Telekom’da mevcut. Telefonum çalışmamaya başladı, ‘Online İşlemler’e giriyorum, Bimcell değil Avea geliyor, Mobil Öğrenci tarifesi diyor, bakiye de 3.5TL görünüyor, bir hata var dedim. ‘Evet, bir hata var, düzeltilecek, size 48 saat içrisinde döneceğiz’ dediler.

Ortada bir ‘bilinen gariplik’ olmasa, bana demesi lazım ki, ‘Efendim siz şu tarihte’, atıyorum, ‘yeni SIM kart başvurusunda bulunmuşsunuz, kartınız aktive olmuş, o nedenle eski kartınız çalışmıyor’, ya da ‘Telefonla verdiğiniz -kayıt altında olan- tarife değişikliği talebiniz işleme konmuş’ vs. Demek ki daha o anda onlar da farkında ama bir nedenle beni oyaladılar…

Aslında Tespit Çok Kolay

Benim burada yazdıklarımın doğruluğunu kontrol etmek çok kolay, herşey kayıt altında. Bunun ötesinde, yukarıdaki maddelerde söylediğim gibi benim hattımdan çalınan 106TL kimseyi zengin etmez (daha bir de bunu bölüşecekler), ortada organize olarak onlarca, belki yüzlerce kişiye yapılan bir hırsızlık operasyonu olması lazım. Bunun tespiti işi bilen birisi için hiç de zor olmamalı. Türk Telekom çalışanları içeriden bunu görmemiş de olamaz. Düşünün 20 kart birdenbire (ya da sırasıyla, çok kısa süre içerisinde) aynı lokasyonda aktive oluyor, hepsi bakiyelerini aynı şirketin sözde servisi için mesaj atarak bitiriyor, başka işlem yapmadan ağdan çıkyor (cihaz kapanıyor, erişilemiyor -elbette cihazın IMEIsi ve o hattın kimin üstüne olduğu bellidir). Ve sonra da 20 hat sahibinden müşteri hizmetlerine gelen ‘neler oluyor’ çağrıları…

Mağdurum, mağdur.

SIM kartın değiştirildiği, hem Türk Telekom tarafından bana söylenenden, hem de bir bankadan gelen, diğerinden gelmeyen (yukarıda anlattım) ‘değişiklik onayı’ isteği ile sabit. 4 yıldır İstanbul dışına çıkmayan, yüzde 99 tahmini 5 km yarıçapındaki hep aynı baz istasyonlarını kullanan hat, kimbilir nerede, belki başka bir şehirde aktive oldu, 2 tane mesaj attı ve kullanan cihaz kapandı… (Bir önceki maddede de yazdım, bu cihazın da IMEIsi bellidir, eğer Türk Telekom’un içsel test cihazı gibi birşey değilse, aynı IMEI günde 2–3 değişik SIM kartı ile ağa bağlandığında sistem birşeylerin yanlış olduğunu anlayabilmeliydi).

Ve benim ‘sözlü beyanım’ yeterli olmuyor… Çoğu durumda olurdu aslında, kimbilir telefonda Anne kızlık soyadımı da bilebiliyor olmamdan(!) dolayı, hangi işlemleri yaptırabilirim, telefonda sözlü olarak hangi taahütlerin altına girebilirim… Ama bu durumda olmaz, olmuyor!

  • Sonuçta 106TL param an itibarıyla iç edilmiş (çalınmış, cukkalanmış) görünüyor.
  • 49–50 saat civarı telefona erişimin olmadı. Beni arayanlar önce ‘ulaşılamaz’, sonra ‘servis dışı’ mesajını duydu. Ben kendisini arayanlara söylenen ‘servis dışı’ mesajından dolayı ‘ulaşılamamasından’ daha fazla üzülecek, kızacak insanlar tanıyorum. Ben de kimseyi o numaradan arayamadım, intenet bankacılığı kullanamadım, mesajla güvenli için şifre gönderen başka servislere giriş yapamadım. Bu süre zarfında hakkım olan mobil veriyi de kullanamadım, cep telefonsuzluğu yaşadım 2 gün boyunca. Alışverişe, yürüyüşe gittiğimde acil durum olsa evim yansa, eve dönene kadar haberim olmaz konumda kaldım.
  • Bu olaylar canımı sıktı. Kaç saattir rahatlama, kafamı, düşüncelerimi toplamak ve belki hikayem başkalarına faydası olur diyerek okumakta olduğunuz satırları tıklattırıyorum klavyemde.
Evet para kaybettim ama telefon numaramı ele geçirenler başıma daha fazla dert de açabilirlerdi (Çok da açık konuşup kimseye fikir vermeyeyim).

Elbette iş ciddiye bindiğinde eninde sonunda gerçekler ortaya çıkardı ama ‘delinin biri taş atmış kuyuya, kırk akıllı çıkartamamış’ misali çok başım ağrıyabilirdi. Sadece param gitti diye sevinmeli miyim acaba…

Ne Beklerdim

Hayat adil değil. Yine de insan iyi ya da kötü başına gelenler için kendisinin birşey yapmış olmasını istiyor. Yukarıda yazdığım gibi gerizekalıca bankadan SMS gönderttim hırsızın elindeki hattıma. Eğer o nedenle beni soymuş olsalardı, derdim ki bir gerizekalılık yaptım karşılığını buldum. Ya da bu servis satın alma olayında serçe parmağım yanlışlıkla dokunup gelen bir kandırma niyetli mesaja ‘evet’ demiş olaydım… Ama burada hiç-bir-şey yapmadım. Eğer hataysa, tek hata, hatta yüklüce (110TL) bakiye bulundurmak. Birdenbire hattım gitti, 50 saat sonra içi boş geldi, arada ve şu anda bile süre gelen mağduriyet cabası…

İlginç olan, adamlar bu işte son noktaya gelmiş, soyulmak için parmağınızı bile kıpırdatmanıza gerek yok. Uyarı yok, yanlışlıkla ‘evet’ demeniz gereken mesaj yok. Sizin yerinize numaranızı başka karta aktarıyor, paranızı ‘servis’lere aktarmak için mesajınızı(!) yazıp gönderiyorlar…

Aslında soyulan Türk Telekom’un hattı, yani parayı, benim adıma tutan Türk Telekom’dan çaldılar. Benim hiçbir suçum, hatam veya katılımım yok, tümüyle benim dışında gelişen bir olay. Sahte kimlik kullanmışlarsa, beni değil Türk Telekom’u dolandırmışlar… Beklentim, bana hattımı bu ‘ele geçirme’den önce olduğu gibi, abone olduğum tarih de doğru olarak tümüyle eski halinde, ‘Bimcell tarifesinde’, bakiyesi de tastamam olarak pek tabii, vermeleriydi. Neyse ki yeni SIM kart alın demediler, bir de onunla uğraştırmadılar ama 49–50 saat servis vermediler, bunun için çam sakızı 2–3 GB veri ya da 250 dk. konuşma hediye de edebilirlerdi. Tamam tamam gülmeyin, espri değildi ama komik oldu farkındayım.

Ve tabi açık açık ‘Üzgünüz, numaranız kötü neyetli kişilerce ele geçirilmişti, durum düzeltildi, ihmali olanlar ve sorumlular hakkında yasal işlem başlatıldı’ denebilirdi, denmedi. Şimdi ‘önlem aldık bir daha olmayacak’ denmesi bana çok inandırıcı gelmiyor, hele olan durumda onlara emanetim sayılabilecek olan hattımın bakiyesini bana ver(e)miyorsanız… Bir daha olursa ne olacak? Yine, ‘siz mesaj atmışşınız, para iadesi mümkün değildir’ mi denecek? Sizce? Bence birşey değişmedi, eğer Türk Telekom kullanmaya devam edersem, hattımda yüklü bakiye tutmayacağım için aynı durum başıma gelmez o kadar. Herşey bu kadar ortadayken bana gasp edilen paramı vermiyorsun, bir dahaki sefere niye veresin? Üzücü ama gerçek.

Ne Yapsam?

Bu kadar yazdıktan sonra kafama şu dank etti: Ben burada şikayetvar.com sitesine yazılacak bir olaymış gibi, yok mal ayıplı çıktı, firma değiştirmiyor, benden kargo parası istedi tadında yazıyorum başımdan geçenleri. Oysa burada kriminal bir olay var, bir hafif cinlik, hafif kandırma, esnaf kurnazlığı değil düpedüz nitelikli hırsızlık, soygun, teknoloji kullanılarak yapılan gasp var (elbette hukuki terim olarak değil, günlük kullanımda anladığım anlamda kullanıyorum).

Tüketici hakem heyetlik bir olay yok burada, karşımda silahlı polislerin yakalaması gereken, bir hapishanede rehabilitasyona ihtiyaçları olan, gerçekten kötü insanlar var. Ürpermemek elde değil.

Peki ben şimdi ne yapayım?... Savcı’ya vermek, şikayetçi olmak lazım. Ama hayatımın bu döneminde bu işlerle uğraşmaya vakit bulabilir miyim bilmiyorum. 100 lira için değer mi? Yoksa buna mı güveniyorlar…

Sadece benim başıma gelmiyor ki bu, başka birileri uğraşabilir, uğraşsın. Hele bir de güçlü birisine çatarlarsa, benim gibi sıradan vatandaş yerine, mesela bir bakanın akrabası… Umarım bu dünyada da bulurlar belalarını bir şekilde.

En azından BTK’ya, Başbakanlık’a ve/veya Cumhurbaşkanlığı’na (BİMER, CİMER) şikayette bulunabilirim herhalde. Bir de bu yazı var, koyacağım internete, çok uzun oldu ama okuyan da çıkar mutlaka — hem de gelecek nesillere bir eser bırakmış olurum (bu kadar uzun olacağını tahmin etmemiştim doğrusu).

Neler Yapılmalı?

Türk Telekom ya da herhangi bir şirket bu kadar ciddi olaylarda, içine sızmış bir suç örgütüyle karşılaştığında elbette geçiştirmeye çalışmak yerine yasal yollara başvurmalı, güvenine ihanet eden hırsız, onursuz çalışanlardan temizlenmeye çalışmalı, bu arada müşterilerini de mağdur etmemeli ve doğru bilgilendirmeli.

Ancak burada düzenleyici ve denetleyici olarak devlet kurumlarına da büyük sorumluluk düşüyor. İletişim çok stratejik bir alan. Önümüzdeki onyıllar yaşamımızda sayısal devrimi gitgide daha fazla hissedeceğiz. Telefon numarası bugün bir kimlik gibi kullanılıyor. Herhangi birisinin numarasının bu kadar kolay geçirilebilmesi korkutucu ve mutlaka gerekli tüm önlemler alınarak engellenmeli.

Benim aklıma gelen bir önlem var: Telefon/cihaz operatörün ağına bağlanırken SIM kart seri numarasıyla beraber cihazın IMEI numarasını gönderiyor. Normal şartlarda sadece IMEI değişip SIM kart aynı kaldığında ya da SIM değişip IMEI aynı kaldığında bu az şüpheli bir durum sayılabilir, ama hem SIM hem IMEI değiştiğinde çok daha sıkı kontrol yapılabilir.


Birkaç Cümleyle Olanlar (Uzun Özet)

  • Bimcell, Türk Telekom/Avea üzerinden hizmet veren sanal bir operatör. Sadece faturasız hattı var, kendi tarifesi yok, kendisi zaten Avea’nın bir tarifesi gibi görünüyor.
  • 2012'den beri kendi halinde, az yoğunlukta telefon kullanan mutlu bir aboneyken, 2015 sonlarından itibaren Bimcell’in uyguladığı kampanyadan faydalanmak için yaptığım aylık 20TLlik yüklemeleri bitirememem sonucu, ayda 10TL gibi bir hızla bakiyem 1 Eylül 2016'da yapğım son 20TL yüklemeyle 110TL’ye ulaştı.
  • Hattımda, bir faturasız hatta ‘olmaması gereken’, hele bir Bimcell hatta olması hiç beklenmeyecek yükseklikte bir bakiye/para birikti. (Bimcell hatların, BİMin bir ucuzluk marketi olması nedeniyle olsa gerek, prestiji düşük. Maddi durumu pek de iyi olmayan insanlar, BİM müşterileri kullanıyor algısı var).
  • Olaylar bittikten sonra anladım ki, bu 110TL bakiye, birilerinin dikkatini çekmiş. Sadece Türk Telekom içerisinde yuvalanmış bir çetenin bunu yapabileceğini düşünüyorum.
  • 5 Eylül 2016 Pazartesi günü hattım (numaram) yetkisizce, bilgim haberim ve komuyla alakalı yapmış olduğum hiçbir şey olmamasına rağmen, başka SIM kartına aktarıldı. Bu SIM kart ile kartaki 106TL bakiye ‘micro pay’ benzeri isimli bir şirkete 2 adet SMS atılarak aktarılmış.
  • Ben hattımın/numaramın taşınması ya da SIM kartı değişikliğiyle ilgili hiçbir talepte bulunmadığıma göre, birileri sahte kimlik kullanmış, ya da birileri kimlik olmamasına rağmen ‘ihmal’de bulunarak bu işlemi yapmış. Eğer bu 1–2 hatlık işlem olsa herşey olabilir, ama belli ki organize bir olay yani yüzlerce hattan para çalınması/gasp edilmesi söz konusu. Aynı kişinin yüzlerce (sahte) kimlikle bir bayiye gelip, şu hatlarım için bana yeni kart ver, numara taşıyacağım ya da tarife değiştireceğim demiş olması da absürd olur. Çete işi olduğu belli.
  • Hattım çalışmamaya başlayınca, telefonu yeniden başlattım, biraz bekledim. Sonra internette ‘online işlemler’e girdim. Bimcell arabirimi yerine Avea arabirimi çıktı, öğrenci tarifesi yazıyordu ve bakiye 3.5TL idi.
  • Bir yanlişlık olduğu belli, başkasının hesabına bakıyorum herhalde, bir Türk Telekom çalışanı 532 yerine 533 yazmıştır, düzeltilir diye düşündüm. Müşteri hizmetlerini aradım.
Olayı çabuk farketmeme rağmen, sonradan anlıyorum ki, orada gördüğüm 3.5TL bakiye benim hattıma aitmiş, dakikalar içinde, soygun aslında çoktan bitmiş.
  • Müşteri hizmetlerinde gerçek bir insana kolayca ulaştım ve saygılı kibar konuştular. Hattım operatör ağına giriş yapmıyor, telefonum arama yapamıyor, acil arama diyor, internette Bimcell yerine Avea göründü, bir yanlışlık var dedim. Bana ‘Evet, bir yanlışlık olmuş 48 saate düzeltiriz’ dediler. Daha kısa sürede bitmesini umarak kapattım.
  • Oysa, o noktada (şimdi eminim) durum belliydi. Çünkü öyle olmasaydı, müşteri temsilcisi bana şunu demeliydi ‘Şu bayiden SIM kart teslim almışsınız, talep etmişsiniz hattınız yeni SIM karta geçmiş’ ya da ‘Avea tarifesine şu tarihteki telefonla yaptığınız başvuru ile geçişiniz yapılmış’… Ama sadece ‘hata var, evet, düzelteceğiz’ dediler.
  • İçime şüphe düştü, 1.5 saat sonra tekrar müşteri hizmetlerini aradım. Bakiye konusunda, hattınız açılınca bakın, sizi bu konuda arayacak arkadaşa söyleyin dediler.
  • Bu arada bir gerizekalılık yapıp bir bankanın internet şubesine girmeye çalıştım, hırsızların elindeki SIM kartına şifre mesajı gitti zannettim. Aslında giden mesaj SIM kartı değişti, değişikliği onaylamanız gerekiyor mesajıymış, neyse…
  • 6 Eylül Salı günü numaram arandığında ‘ulaşılamıyor’ yerine ‘geçici olarak hizmet dışı’ anonsu vermeye başladı. Demek ki hatayı gidermek için çalışıyorlardı. İçim rahat, tekrar aramadım.
  • 7 Eylül Çarşamba günü, 49. saatte arandım, bir saat içinde elinizdeki SIM kartı çıkartın takın, olay tamam dediler. Bakiyeyi sordum, hat açılsın bakarsınız dendi.
  • Hat açıldı, herşey güzel, bir tek bakiye 3.5TL’de kalmış. Ben hala arayayım da düzeltiversinler diye düşünüyorum. (İyi niyet ve saflık abidesiymişim, yuh).
  • Müşteri hizmetleri, yine kibar, ama derdimi anlatamıyorum bu sefer, servislerle ilgili şikayet alıyor benden. Hayır, benim hattım çalındı! Ne servisi, ne alaka! Numaram yeni açıldı, bakiyede hata var!…. Olayı inceleyince görürler sandım.
  • 8 Eylül Perşembe: ‘Siz mesaj atmışsınız, para iadesi mümkün değil, sizin sözünüze mi inanalım buradaki kayıtlara mı’… Ben atmadım, hattım çalındı, yetkisizce numaram başka karta aktarıldı, orada bakiyesi boşaltıldı… ‘Para iadesi mümkün değil’.
Zaten bütün olay o iadesi mümkün olmayan para değil mi…
  • 9–10 Eylül Cuma, Cumartesi. Kafamı toplamak, bu konuda (okumakta olduğunuz yazıyı internette yayınlamak dahil) ne yapacağıma karar vermek için klavyemi tuşluyorum. Pazar günü arife. Uzun Bayram tatiline girdik, önümde karar vermek için 9 gün var. Herkese şimdiden iyi bayramlar…

SON KISIM ve Tavsiyeler

Yazının başında bahsi geçen son kısma hoşgeldiniz.

Aşağıda Kısa Özeti, biraz yukarıda Uzun Özeti bulabilirsiniz.

~Tek Cümle ile Olanlar (Kısa Özet):

5 Eylül 2016 günü, Bimcell (yani Türk Telekom/Avea) hattımdaki bakiyenin 106TLsi çalındı, 50 saat boyunca kendi hattıma/numarama erişimim kesildi, bunun için kesinlikle hiçbir şey yapmadım (yanlış bir yere basmadım, tıklamadım, onay vermedim, bir virüse bilgilerimi çaldırmadım, en ufak bile olsa hiç-bir-şey yapmadım), bu hırsızlık sırasında haberim olmadan numaram başka SIM karta eşleştirildi (yani numaram başkasının eline geçti), bakiye hemen ‘anlaşmalı 3. parti servisler satın alma yoluyla’ harcandı, yaptığım görüşmelerde müşteri hizmetleri beni uyarmadı, sonunda Türk Telekom/Bimcell herşey apaçık ortadayken ‘bu harcamayı siz yapmışsınız’ deyip yan çizdi, hırsızların operasyonlarına destek verdi.

Herkesin başına gelebilir, kesin önleme şansı (şimdiki teknoloji ile telefon hattı kullanmayı bırakmadığınız sürece) yok, ancak yapabileceğiniz birkaç şey var, aklım ve bilgim yettiğince yazıyorum:

  1. Faturasız hattınızda yüksek bakiye tutmayın.
  2. Mümkünse zaten faturasız hat kullanın, faturalıda daha fazla paranız çalınabilir.
  3. Konuyla birebir alakalı değil ama genel güzel bir tavsiye olarak, hattınızı ‘mobil ödemeye’ kapatın ki ileride yanlışlıkla da olsa bu düşük seviyeli yaşam formlarına para kaptırmayın.
  4. Bu olay Türk Telekom’da yaşandı, ve aklım bana burada yuvalanmış bir suç çetesinin işi olduğunu söylüyor (Türk Telekom’un resmi olarak bu işi desteklemeyeceğini varsayarsak). Diğer operatörleri bilemem ama Türk Telekom’da bunlar şu an itibariyle varlar. Yani, diğer operatörler daha güvenli olabilir. Öte yandan şu anda hiçbir operatörde Bimcell’in adil ve ‘6 saniyesi 1 kuruş’luk uygun fiyatlandırmasının, paketlerinin yanına yaklaşan bir faturasız tarife/paket yok.
  5. Uyanık olun, başınıza birdenbire SIM kartınızın operatöre bağlanaması (ve sadece acil arama demesi) durumunda, hemen müşteri hizmetlerini arayıp hattınız geçici kapattırın/pasif hale getirin (bunun anında yapılması konusunda ısrarcı olun). Benim durumumdaki gibi, bakiyeniz varsa ‘paranız’ gidebilir -dakikalar içerisinde işlerini hallediyorlar- ama telefonunuzu (yani numaranızı) ele geçiren kişiler başınıza daha büyük belalar açabilir. (Bu arada, bankalar bu konuda güvenli, SIM kartı değişikliğinde, internet şubesi girişinde başka kanaldan onay istiyorlar, kimbilir bu SIM kartı değişikliği yöntemi ile kimlerin başı yandı da bu önlemi aldılar).

Bu yazıyı yazmak, özellikle kabası bittikten sonra kısaltmaya çalışmak saatlerimi aldı (Belki 8 saat — daha fazladır, az değildir). Umarım birilerinin işine yarar, kalın sağlıcakla.