Felsefede Mevzular — 2. Ders: John Stuart Mill

Geçen sene Instagram sayfamda yarattığım bir seri olan ‘Felsefede Mevzular’a geçen yılki sırayla devam ediyorum. Sıralamayı bilinçli olarak kronolojik yapmadım, keza amaç felsefe tarihini anlatmaktan ziyade (büyük cüret olurdu), o tarih içinde biraz dolaşmak, magazinel ve insani yönlere de dikkat çekmek…

John Stuart Mill

Bu gördüğünüz zat John Stuart Mill, 1806 doğumlu, İngiliz, faydacılık da denilen her davranışın seçimlerinin getireceği maksimum faydaya ya da minimum zarara göre değerlendirilmesini savunan utilitaryanizm kavramının gelişmesine katkılar sunan liberal filozof. Lakin asıl savaşını kadın hakları konusunda veren, bu uğurda The Subjection Of Women isimli kitabı yazan ve henüz kadınlara seçilme hakkı verilmeden onlarca yıl önce tamamen eşitlikten yana olan güzel bir adam. Şimdi asıl hikayeye dönelim. John’un babası da filozof ve iş adamıydı ve John’u okula göndermek yerine evde kendi sistemiyle yetiştirdi. Öyle baskıcı bir eğitimdi ki bu, John 3 yaşında Yunanca, 7 yaşında Latince ve henüz 12 yaşındayken yüksek matematikle ilgileniyordu. Sonunda beklenen oldu, John 20 yaşında çıldırdı ve büyük bir sinir krizi geçirdi… Ve bu krizi aşmasını sağlayan Harriet Taylor’la tanıştı. Harriet evli, çocuklu ve zeki bir kadındı. John, Harriet’i hiç bırakmadı, hatta o (Harriet’in kocası) öldükten sonra Harriet’le evlenebilmek için kocasından izin bile aldı. 1849 yılında John Taylor ölünce 2 yıl bekleyen John Stuart ve Harriet 1851'de evlendiler. Feminizme büyük katkılar da sunduğu söylenen The Subjection Of Women’i yazarken Harriet’ten büyük destek aldı, yazdığı her şeyi de ilk ona okuturmuş zaten. Harriet evlilikten 7 sene sonra 1858'de öldü. John 15 sene daha yaşadı.

Bir sonraki mevzuda görüşmek üzere…