Felsefede Mevzular — 3. Ders: Epikuros

Gördüğünüz kelle M.Ö. 340 ya da 341'de Ege’deki Samos Adası’nda doğan, Antik Yunan’ın ilk filozoflarından Epikür’e (Epikuros) aittir. Atomcu Demokritos’un fikirlerinden etkilenerek insanı atomların birleşmesiyle meydana gelen bir nesne olarak görmüştür. Ölünce de bu atomların yok olmadığını, dağıldını lakin doğada kaldığını ileri sürmüştür. Kaderi, ruhun geleceğini geçmişte yaptıkları belirler diyerek; ölümü ise, yaşarken ölüm yok, ölüm olduğunda da biz yokuz, demek ki ölüm bizim için hiçtir diyerek açıklamıştır. Bu bakış açısıyla yaşarken gidilebilecek tek amaç için mutluluğu ve hazzı tepeye koymuştur. Acı duymamayı, acıdan kaçınmayı da hazdan saymıştır. Mantığı, hazza ulaşmak için gerekli olan bilginin üretilmesini sağlayan araç olarak görmüş ve bunu tek erdem olarak addetmiştir. Yaklaşık 2400 sene evvelinde mutluluğu hedefe koyup, üstelik o dönemin şartlarına ters de olsa kadınları ve köleleri de bu felsefeye dahil etmiş ve 1500 yıl sonra Rönesans’ta daha yeni temelleri atılacak Hümanizm’e selam durmayı bilmiştir Epikür. Bir “Felsefede Mevzular” dersini daha bitirmenin hüznünü, yarın yenisinin olacağının mutluluğu kurtarıyor.