Felsefede Mevzular — 4. Ders: Ludwig Wittgenstein

Yaşamından en az 50 film çıkacak kadar ilginç bir hayat yaşamış olan 1889, Viyana doğumlu Ludwig Wittgenstein’den bahsetmeye çalışacağım bugün. Avusturya’nın en zengin ailelerinden birinin çocuğu olan Ludwig, havacılık mühendisi olup İngiltere’ye gitti, patentini aldığı uçak pervanesini geliştirme önerileri projesinden sonra Betrand Russell’ın kendisiyle ve felsefesiyle tanıştı, bunun üzerine mühendisliği bırakıp Cambridge Üniversitesine girdi. Fikirleri üzerine daha rahat çalışmak için bir süre Norveç’te ahşap bir ev satın alıp, sevgilisi David Pinsent ile (evet, eşcinseldi) burada bir süre yaşadı. Kitabı Tractatus’la her şeyi anlattığını düşünüyordu ve kitabı çıkardıktan sonra felsefeyi bıraktı. Felsefesinde dile önem verdi ve tüm problemlerin dilin kullanım yanlışlığından doğduğunu söyledi ve ekledi ‘dilimin sınırları, dünyamın sınırlarını belirler’. Dış dünyayı ilgilendiren gizemlerin felsefeye problem yaratmayacağını, bunların deneysel olgular olduğunu ve deneylerle çözüleceğini söyledi ve ‘üzerine konuşlamayan hakkında susulmalıdır’ dedi. Felsefeyi bıraktıktan sonra bir süre öğretmenlik yaptı, daha sonra bir kilisede bahçıvan yardımcısı olarak çalıştı. Bir süre içmimari ve dizaynla da ilgilenen Ludwig, sonradan heykeltraşlıkla da ilgilenip heykel de yaptı. Servetini kardeşlerine ve içinde Rilke’nin de bulunduğu döneminin genç sanatçılarına dağıttı. Felsefeyi bıraktıktan 8–9 sene sonra bir yanlışının olduğunu fark edip felsefeye geri döndü ve sonrasında Cambridge Üniversitesi’nde profesörlüğe kadar yükseldi. 2. Dünya Savaşı’nda gönüllü olarak hastanelerde çalışıp, o sürede felsefeyi yine bırakan Ludwig, hastanelere ameliyat ve labaratuvar aletleri icat etti. Tekrar üniversiteye döndü, ölümüne kadar hiçbir şey yayınlamadıysa da öldükten sonra cilt cilt yazıları ortaya çıktı ve bunların arasındaki Felsefi Soruşturmalar isimli kitabı felsefesini öldükten sonra dahi gündemde tuttu. Ölmeden bir gün önce hasta yatağında, yanına gelmek isteyen arkadaşları için, “Onlara harika bir hayat yaşadımı söyleyin!” dedi ve 1951 yılında, 62 yaşındayken bu ilginç ve muazzam deha göçtü gitti.