İnternetten Sonra İkili İlişkilere Ne Oldu?

İnternet dev bir insan kataloğu aslında, kaydolan herkes aynı zamanda kendini kataloğa eklemiş de oluyor. Çünkü burası gerçek hayatı simüle etme imkanı sunuyor ve böyle bir imkan elbette ki kullanılıyor, daha fazla da kullanılacak.

Artık sosyal bir ortamda selam vererek tanışmaya çalışma rutinleri azalmaya başladı ve bu sadece başlangıç. Çünkü teknolojinin en büyük getirilerinden biri ‘şeffaflık’. Toplum gizliliği, gittikçe daha fazla azalıyor. Psikopatlar, sapıklar, çift kişilikliler toplumun içinde ve bunun farkındalığı artmaya devam ediyor. Bununla birlikte zengin, fakir, cimri, bonkör, yakışıklı, çirkin, zeki, aptal… gibi sıfatlar da belirginleşiyor artık. Ve bunlar insanı öncelikli olarak tedirgin ediyor, güven duygusunu zedeliyor ve özgüvenli davranmamın önünü kesiyor…

İşte böyle bir ortamda internetin katalog görevi üstlenmesi sürpriz olmadı, ellerimizle ve seve seve yaptık bunu:

Facebook: Kim olduğun,

Instagram: Neye benzediğin,

Twitter: Ne düşündüğün,

Swarm: Nerede olduğun,

Linkedin: Ne iş yaptığın…

Hepimiz kataloglara kaydediyoruz kendimizi.

Karşı masadaki beğendiğimiz kişinin yanına gitmek yerine Swarm’da checkin yapıp-yapmadığına bakıyor ve oradan da diğer sosyal medya hesaplarını kontrol ediyoruz; katalogdan seçiyoruz öncelikle. Kataloğunu güncellemeyene, Facebook’ta 2010′dan kalma profil fotosu kullanan kişiye şüpheyle yaklaşıyoruz. Buluşmadan buluşmaya değil, tamamen sosyal medya üzerinden ilişkilerimize level atlatıyoruz.

Bunları iyi görüyorum ben. Yanlış gelmiyor. Seçim şansı bireye indirgeniyor, sürpriz ihtimali azalıyor. Bir psikopatla karşılaşılma ihtimali her zaman olsa dahi, bu şekilde anlaşılmaması için ya çok zeki bir psikopatla karşılaşılması ya da çok aptal olunması gerekiyor.

Modernite dediğimiz şey kataloğa kaydolmak ve sürekli güncellemekten başka bir şey değil. Nüfus müdürlüğüne gidip kimlik çıkartmak ya da muhtarlığa gidip ikametgah bildirmek gibi…

Bununla birlikte internet kullanmıyorum diyen kişinin, internetin olmadığı, kullanılmadığı bir çevreye sahip olması şart; aksi halde adaptasyon sorunuyla karşı karşıya kalıp duracaktır. Ayrıca interneti kullananların da bir internet eğitimi ve sağduyuya bolca ihtiyacı var. Çünkü şu gerçek ki internette hiçbir şey kaybolmuyor, her şey kaydediliyor ve daha fazla görünürüz artık.

Kataloğa dahil olmayan, hesap kapatan, güncellemeyen insanlar kimler diye sorduğumuzda ne cevap verebiliriz peki? Sevgili yapan, evlenen, kataloğuyla alakasız bir iş sahibi olan ya da kataloğunu işe/paraya çevirmeyenler diyebilir miyiz? Yani aramayan, arayışta olmayanlar…

Şunu kabul edelim, biz arayıştayız, aranıyoruz ve hazır olda bekliyoruz.