#AshokaFellow Celal Karadoğan ile Engelli Hakları Üzerine Röportaj
Genç Engelliler Gençlik ve Spor Kulübü kurucusu Ashoka Fellow Celal Karadoğan sözlerine “Bizim işimiz insan haklarını savunmak. Var olan düzeni sorgulamadan bu alanda nasıl başarılı olunabilir ki?” diyerek başlıyor.
Celal ile Ashoka Türkiye’nin sosyal girişimcileri, toplum merkezlerini ve destekleyicileri mültecilerin entegrasyonu alanında iş birliklerini desteklemek üzere düzenlediği Mülteciler için Yenilikçi Çözümler Konferansı’nda tanıştım.
Genç Engelliler Gençlik ve Spor Kulübünde etkileşimli spor, eğitim, kariyer danışmanlığı ve mentorluk deneyimleri ile hem engelli hem de engelsiz gençleri güçlendirmeyi hedefleyen Celal çalışmalarıyla aynı zamanda gençlerin empati becerilerini de destekliyor.
Peki ya #AshokaFellow Celal hayatının hangi aşamasında Türkiye’de sosyal değişim yaratmaya neden ve nasıl karar verdi?
Celal 12 yaşındayken mahalledeki arkadaşlarıyla futbol oynamak istedi fakat arkadaşları onun oynayamayacağını düşündükleri için müsaade etmediler. 12 yaşındaki birçok çocuk bu problem ile baş etmektense orada pes ederdi fakat bu Celal için geçerli değildi. Gördüğü muamele karşısında pes etmedi ve bunu avantaja çevirmenin yollarını aradı. Toplumdaki ön yargıları kendi kurallarını belirleyerek dönüştürmeyi hedefleyen Celal, mahalledeki diğer arkadaşlarıyla birlikte kendi mini futbol ligini kurdu.

Gülümseyerek “Önce onlar benim oynamama izin vermedi fakat daha sonra onlar bensiz oynayamadılar çünkü gerçek futbol ligine sahip olan bendim.” diyerek verdiği mücadelenin sonucu anlattı. Şimdi ise gençliğinden daha da kararlı olan Celal, engelli hakları ve yaşanan eşitsizliklerin son bulması için çalışıyor ve Türkiye’deki 110’dan fazla olan engelli spor merkezlerini hak temelli olarak dönüştürmek istiyor ve aralarından bazılarıyla çalışmaya başladı. Türkiye’deki mülteci entegrasyonunda yaşanan problemlere kayıtsız kalamayan Celal, genç engelliler ile yaptığı çalışmalara mülteci gençleri de dahil etti.
O halde buradan çıkarmamız gereken sonuç ne? Celal gibi kararlı bir farkyaratan kişiden kazanılacak önemli iç görüler var. İlk olarak, liderlik ve bir şeyler inşa etmeye çalışma tecrübesinin bir bireyin yaşamında ne kadar erken başlarsa o kadar iyi olur diyebiliriz. Neden? Çünkü erken yaşta liderliği tecrübe etmek ve kişinin tutkularını toplumsal problemleri çözmek adına kullanılabilecek araçlar haline dönüştürme süreci, bugünün dünyasında yetişen bir genç bireyin hayatını büyük oranda etkilemektedir.
Örneğin, Ashoka Fellowlarının %80’i toplumsal problemler ile başa çıkmaya 20’li yaşlarından önce başladılar. Bu demek oluyor ki; ebeveynler, öğretmenler, iş verenler, okullar ve üniversitelerin, genç farkyaratanları hem kendi hem de başkalarının hayatlarında empati, liderlik ve takım çalışması kullanarak fark yaratmaları için desteklemesi gerekiyor.

En önemlisi ise tüm gençler, farkyaratanlar olarak kendilerini ifade edebildikleri gibi bunu dünyayla paylaşabilmeli ve hayatlarının farkyaratan yolculuklarına çıkabilme imkanına sahip olmalı. Şehirlerimizin, okullarımızın, toplumlarımızın ve dünyamızın refahı ve gelişimi genç farkyaratanların hikayeleri ile şekillenecektir.
Bu röportajın orijinali The Huffington Post Blog’da Mohsin Mohi-Ud Din tarafından yayınlandı. Orijinali okumak için: http://huff.to/299Jp6Q Çeviri ve düzenlenmesi Betül Özyılmaz tarafından yapıldı.