Strateji olmadan yaratıcılık ?

Uzun süredir blog yazmaya başlamak istiyordum. Fakat yoğun iş temposu ve klasik bahaneler yüzünden bu fikri uzun süredir ertelediğimi farkettim. Ardından daha fazla gecikmemek adına klavye başına geçtim. Genel olarak içerik ile pazarlama, SEO, online reklamcılık ve girişimcilik konuları ile alakalı karalamak istiyorum. Haydi başlayalım!

Okuduğum bir blog yazısında Prof. Jef I. Richards’ın “Strateji olmadan yaratıcılığa sanat denir. Strateji ile birleşen yaratıcılığa ise reklam.” sözünü gördüm ve bu beni başarısız olduğumuz bir proje ile alakalı hatalı noktaları tekrar gözden geçirmeme sebep oldu. Profesörün bu sözüne farklı bir bakış açısı getirerek başarısız olduğumuz bu proje ile alakalı sebepleri irdeleyeceğim ve kendime dersler sizlere de notlar çıkarmaya çalışacağım. Umarım faydalı olur.

Beni yakından tanıyanlar bilir. Koyu bir Fenerbahçe taraftarıyım ve genel olarak spor ile alakalı gelişmeleri yakından takip ederim. Ülkemizde bu anlamda takip ettiğim ve click bate içerikler içermeyen birkaç haber servisi bulunuyor. Yüksek trafiklere sahip servislerin birçoğu ne yazık ki sadece trafik elde etmeye çalışarak etik değerleri gözardı ediyorlar. Öyle ki bu spor haber servislerinde survivor haberleri ile karşılaşmanız bile mümkün. bkz.

Hal böyle olunca PREV olarak, benim gibi bu konudan rahatsız olan kişilerin seveceği doğru yayıncılık yapan bir spor haber sitesi yapabileceğimiz fikri ortaya çıktı. Adına sporize dedik. Hızlıca bu konuda içerik üretmekten keyif alan 5 kişilik bir ekibi bir araya getirdik ve 22 Mayıs 2015'te ilk haberimizi yayınladık.

İlk birkaç ay..

Şu ana kadar onlarca içerik projesi çıkardık ve büyük marka ve mecraların içerik stratejilerine katkıda bulunduk. Fakat Sporize bizim için farklı bir projeydi. Çünkü bizim için bir meydan okumaydı. Rahatsız olduğumuz her ne varsa bu projede olmamalıydı. Trafik kaygısı gütmeden gerçekten kaliteli bir iş ortaya koymaya çalıştık. Bunun kısa sürede çok fazla kişi tarafından fark edileceğini ve ardından zaten trafiğin bu sayede geleceğini düşünüyorduk. Bu düşüncelerle elimizden geldiği kadar her yönüyle kaliteli içerikler çıkarmaya çalıştık.

Haberleri zaten şeffaf click bate unsurlar barındırmadan çıkarıyorduk. Bununla birlikte ciddi fark yaratacağını düşündüğümüz 3 içerik formatı belirledik. Her hafta 3 analiz videosu, 1 viral video, ortalama 5 6 infografik ve üretebildiğimiz ölçüde liste içerik çıkarmaya başladık. Örnekleri buradan inceleyebilirsiniz;

Listeler

İnfografikler

Videolar: 1 , 2

Aslında bu içerikler gerçek anlamda ilgi gördü. İlk videomuz Facebook’ta 350.000 kişi tarafından görüntülendi. Listeler ve infografikler de etkileşim oranlarımızı önemli derecede arttırdı.

Bir yandan bu içerikleri üretirken bir yandan da Facebook üzerinde daha fazla kişiye erişmemizi sağlayacak sayfa alımları yaptık. Kısa sürede toplam beğeni sayısı yaklaşık 1.500.000 olan bir network oluşturduk ve trafik sayılarımız günlük 30.000 tekillere ulaştı.

İlk şok

Günlük 30.000 tekil bizim için başlangıç aşamasında önemli bir sayıydı. E artık reklam yerleşimine başlayabilirdik. Diğer tüm projelerimizde yayıncısı olduğumuz Adsense reklamlarını kullanıcıları rahatsız etmeyecek şekilde yerleştirdik. Akşam aldığımız raporlarda sonuçlar çokta iç açıcı değildi. 30.000 tekil ziyaretçi ve 55.000 sayfa görüntülemesi sonucunda sağladığımız kazanç 11 TL oldu :) Hemen birkaç reklam ajansı ile iletişime geçtim. Fakat ajansların trafik beklentisi bu rakamların çok üzerindeydi.

Evet kabul etmeliyim ki proje ile alakalı çarptığımız en sert kaya bu oldu. Sonuç şu anlama geliyordu; uzun süre gelir elde etmeyi düşünmeden projeyi çok daha yüksek trafiklere getirmeliydik. Fakat biz 6.ayın sonuna geldiğimizde zaten ciddi anlamda nakit yakmıştık. 1 yıl daha bir gelir bekletimiz olmadan, aynı enerji ile devam edebilir miyiz? Bu enerjiyi farklı projelerde kullanmak bizim için daha iyi sonuçlar doğurur mu? Aynı şekilde nakit akışını sağlayabilir miyiz? Gibi gibi birçok soru ile geçen birkaç günün ardından projeyi sonlandırma kararı aldık ve 23 Kasım 2015'te son haberimizi yayınladık.

Ardında bir startup olarak bize çok daha hızlı nakit akışları sağlayacak sorgulama.net , hesaplama.com, icerikmatik.com gibi projeleri ayağa kaldırdık ve şu anda her şey istediğimiz gibi gidiyor. Tüm içerik projelerimiz ile aylık 4.500.000 tekil ziyaretçiye ulaşıyor ve önemli firmaların içerik pazarlama süreçlerine katkıda bulunuyoruz.

Strateji olmadan yaratıcı olmaya çalışmak

Bizim yaptığımız en büyük hata işte tam olarak bu oldu. Sporize yaratıcı , farklı bir projeydi. Yaratıcı içerikler çıkarıyor, bir anlamda fark yaratıyorduk. Fakat bu süreç sağlıklı bir strateji üzerine kurgulanmamıştı. Çılgınca aşık olduğumuz tüm fikirleri birarada uygulamaya çalıştık. Projenin sonunda sorgulamaya başladığımız şeyleri en başta sorgulamadık. Eğer projeyi olabildiğince sade tutup, her adımda bu fikirleri doğru zamanda uygulamaya çalışmış olsaydık, projenin ömrü bu kadar kısa olmayabilirdi.

Startupların bu noktada olabildiğince dikkatli olması gerekiyor. Kısıtlı olan kaynaklarımızı gerçekten en doğru yerlere kanalize etmek zorundayız. Tüm bunları sağlıklı, stratejik zeminlere oturtmak oldukça önemli. Hayati önem taşıyan her nokta adım adım planlanmalı. Bazen tutkumuz gözümüze perde indirebiliyor ve bu perde kalktığında bir enkaz ile karşılaşma ihtimalimiz çok yüksek.

Jef I. Richards’a göre sanıyorum biz sanat yaptık ve sürekli bir iş modeli oluşturamadık.

Süreçte yapmış olduğum tüm bu hatalardan ilerleyen dönemde ciddi dersler çıkardım. Umarım sizler için de bir yerlerde faydalı olur.

Bundan sonra aksatmadan yazmaya devam etmeye çalışacağım :) Gerçekten çok ama çok keyifliydi! Benimle iletişime geçmek isterseniz;

Mail:aykut@prev.com.tr , Linkedin, Twitter