140journos whatsapp tartışma grubu: yap işlet devret
son dönemlerde yap-işlet-devret modeliyle hayatımıza giren projeler, bu modelin kullanışlı olup olmadığı tartışmalarını da beraberinde getirdi. 140journos whatsapp tartışmasında yap-işlet-devret modelinin kullanımını, model hakkında yapılan siyasi tartışmaları, projelerde verilen garanti geçiş sayılarını ve bu projelerin diğer sektörlere etkilerini tartıştık.
tartışma moderatörü: sevgi sena macit/ 140journos yaz stajı
yap işlet devret modeli, büyük altyapı projelerinin inşaatı ve işletmesinde özellikle ak parti hükümetlerinin sıklıkla başvurduğu bir yöntem. bu yöntemde, maliyeti milyarlarca dolar tutan köprü, otoyol, tünel gibi altyapı projeleri, kamu harcaması olmaksızın üstlenici firmalar tarafından türk ve uluslararası bankaların kredi desteğiyle tamamlanıyor ve belirli bir süre boyunca bu üstlenici firma tarafından işletilerek maliyet çıkarılmış oluyor. ancak bu sistemin bir zayıf halkası var: hükümet, yap işlev devret modeliyle bir projeyi üstlenen firmaya ya da konsorsiyuma işletme süresi boyunca asgari olarak sağlayacakları kazanca dair güvence veriyor.
son dönemlerde yap-işlet-devret modeliyle hayatımıza giren yavuz sultan selim köprüsü, osmangazi köprüsüve avrasya tüneli gibi projeler, bu modelin kullanışlı olup olmadığı tartışmalarını da beraberinde getirdi. 12 temmuz 2017 günü 20:00–21:00 saatleri arasında gerçekleştirdiğimiz 140journos whatsapp tartışmamızda yap-işlet-devret modelinin kullanım durumunu, projelere verilen garanti geçiş sayılarını ve bu projelerin diğer sektörlere etkilerini tartıştık. tartışma sonrası öne çıkan görüşleri de sizin için derledik.
(❓ emojisi 140journos tarafından sorulan soruları; → işareti, tartışmadaki bir katılımcıdan gelen bir yoruma başka bir katılımcının cevap verdiğini gösterir.)
1) yap işlet devret modeli son yıllarda aşina olduğumuz bir yöntem haline geldi. bu modelle devlet maliyet ödemeden yol, köprü, fabrika, tünel gibi maliyeti milyarlarca dolar tutan büyük altyapı projelerini özel bir firmaya bankalardan kredi desteği ile yaptırıp, belli bir süre için işletmeciliğini de bu şirkete veriyor. bu süre tamamlandıktan sonra şirket bu yapıları devlete devrediyor. günümüzde bu yöntem kullanılarak tamamlanan ve en çok konuşulan yapılar arasında osmangazi köprüsü, avrasya tüneli ve yavuz sultan selim köprüsü var. siz bu yapıları kullandınız mı? kullandıysanız ne sıklıkla kullanıyorsunuz? bu yollardan geçerken etrafınızda ne kadar araç görüyorsunuz?
“evet daha 2 gün önce kullandım. eve daha erken ulaşabilmek için mecburen osmangazi köprüsü’ne girdik. çok araç olmamasına rağmen belki pazar gününe bağlı olarak belli bir araç köprüyü kullanıyordu.”
“3. köprüyü kullandım, hiç araç yoktu; osmangazi’den az çok geçiyordu. bana kalırsa avrasya tüneli en doğru tek proje.”
“osmangazi’den bedavayken geçtim, avrasya’dan da 1 kere ücretli geçtim, avrasya istanbul için büyük bir nimet ama ücreti fazla.”
“osmangazi köprüsü’nden 5 defa geçtim şimdiye kadar. köprü güzel ve yolu oldukça kısaltıyor, ancak pahalı olduğunu düşünüyorum.”
kullanıcılarımız yavuz sultan selim köprüsü ile ilgili görüşlerini belirtti:
“otobüsle şehir dışına giderken yavuz sultan selim köprüsü’nü kullandım. otobüs biletini hem daha pahalıya almak zorunda kaldım hem de bu köprüden geçmek zorunda olduğumuz için istanbul’dan çıkmamız çok uzun sürdü. bu yüzden beğenmedim diyemem ama bana bir yararı olmadı.”
“şehirler arası otobüs yolculuğunda ilk açıldığı zamanlarda ben de kullandım, nerdeyse hiç özel araç yoktu. ama bilete herhangi bir ek ücret ödememiştim.”
“ben de ankara yolculuklarımda otobüsle mecbur 3. köprüden geçmek zorunda kalıyorum. genelde çok boş oluyor. ama uzun yıllar boş kalacağını zannetmiyorum. zamanla nüfus artışından ve yerleşmenin artmasından orası da tıkanmaya başlayacaktır.”
“otobüs ve kamyon şoförleri güzergah konusunda 1.5 saat yolumuzu uzatıyor demişlerdi. farklı yol kullananlara bu sefer devlet cezaları yükseltmişti.” (düşük cümle)
kullanıcılarımızdan bir kısmı bu yapıları kullanmadıklarını yazdı:
“ikametten dolayı kullanamadım, bu yapılar şu an çok kullanılmıyor olsa bile zamanla düzene oturacaktır. araç geçse de geçmese de bir miktar hazinemizden gidiyor. sonuç olarak bu yapılar yapıldı ve kullanılacak. ama maddiyatı çok gündem oldu nereden gittiği paranın vs vs”
“şu ana kadar yapılan köprüleri kullanmadım. yakınlarıma sorduğumda da bu köprüleri kullanmadıklarını söylemişlerdi.”
“yaşadığım bölgede olmadığı için hiç kullanmadım.”
2) yap işlet devret modeline göre devlet, ihaleyi alan ve projeyi hayata geçiren şirkete işletme süresince anlaşmaya bağlı olarak günlük, aylık veya yıllık kazancını garanti ediyor. eğer projenin kazancı bu rakamın altında kalırsa aradaki rakamı hazine karşılıyor. örneğin osmangazi köprüsü için garanti edilen günlük geçiş sayısı 40.000; avrasya tüneli için 68.000 ve yavuz sultan selim köprüsü için 135.000. bu üç projede de günlük garanti edilen geçiş rakamlarına şuan için ulaşamadı. sizce nedenleri nelerdir? garanti edilen bu rakamlara ulaşmak mümkün mü? kullanıcı alışkanlıklarının değişeceğini ve bu yapıların daha çok kullanılacağını düşünüyor musunuz? geçiş ücretleri değişirse geçiş sayıları da değişir mi?
“avrasya tüneli dışında bu rakamlara ulaşabileceğini düşünmüyorum. garanti edilen rakamlar son derece yüksek. ancak alternatif yollar daha ucuz olduğu için kullanıcı alışkanlığını değiştirmek oldukça zor görünüyor.”
“bu sayılara ulaşmak yıllar sonra belki mümkün olabilir.”
“bu kadar yüksek sayıda araç geçiş garantisinin halkı, projenin gerekli olduğuna inandırmak istediği için yaptığını düşünüyorum.”
“sizce fiyat makul mu?”
“osmangazi köprüsü’nden geçmek için otoban ile birlikte totalde 80 küsur lira ödeniyor, sizce fiyat makul mu? köprünün fiyatlarını düşürdüler biliyorsunuz. ben ücretin daha da aşağıya ineceğini sanmıyorum. feribotla aynı yaptılar işte. otoban ekstra kaldı sadece.”
> “yakıt zaman ile karşılaştırmak lazım.”
> “zaman + yol yaklaşık olarak bir ihtimal kurtarabilir diye söyleniyordu.”
“garanti edilen rakamlara ulaşılamamasının iki temel nedeni var: birincisi absürt fiyatlandırma, ikincisi ise siyasi tepkisellik.”
“daha uyguna çekseler veya abonman tarzı bir uygulama yapsalar daha kullanışlı olur. yss tam bir felaket, ormanın katliamından tutun da yolun uzamasına kadar, yss’nin tek iyi yani üstünden tren geçebilmesi. osmangazi’ye gelince fiyat konusunda kaybediyor. maalesef boğaz köprüsü gibi değil alternatifleri çok fazla, bu yüzden uygun fiyatlı olmak zorunda.”
“sayılara ulaşılamamasının sebebi yüksek geçiş ücretleri, siyasi sebeplerden ötürü bir kısmın hiç geçmemesi geçmek istememesi, geçmeye zorlamaya çalışma çabaları, bence bunlar geçiş adedine ulaşılamama sebepleri.”
“garanti edilen rakamlara ulaşılamamasının iki temel nedeni var: birincisi absürt fiyatlandırma, ikincisi ise siyasi tepkisellik. köprünün ismi, üzerinden yapılan propaganda, vergi ile yapılan hizmetten minnet bekleme, inşaat yapacağım derken doğayı katletme (muhafazakâr talan, isengard belgeseli) gibi sebeplerden muhalif kitle kullanmak istemiyor.”
“köprü özel yapım olduğu için haliyle şirket maliyetini çıkartmak için fiyatı yüksek tutuyor, bu da vatandaşa yansıyor. köprüler tüneller yaptık diye geziyorlar ortalıkta, orta halli vatandaşın bile kullanamayacağı fahiş fiyatlar ortaya çıkıyor.”
“asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu bir ülkede vatandaş bu imkanları bu fiyatlara nasıl kullansın?”
“3. köprü yerleşme alanının kuzeyinde…”
“her projenin araç garanti sayısı altında kalmasının farklı nedenleri var: 3. köprü: projenin istanbul’un kuzeyinde yer alması; avrasya tüneli: araç kullanım alışkanlıkları + ücret; osmangazi: ücret.”
“istanbul için konuşacak olursak, 3. köprü yerleşme alanının kuzeyinde kalıyor. sürücüler kuzeyden güneye doğru yolu uzatmak istemiyorlar, bu kendini zaman ve yakıt masrafı olarak gösteriyor. kaldı ki ücretlerin bu seviyede olması bu duruma neden olan diğer bir etken. “
“yss köprüsü için kullanımın artmasını istememiz bir anlamda kuzey ormanlarının da katledilmesini istememiz anlamına gelir.”
“hükümeti sevmiyorum ama hizmet yapılmasına karşı değilim.”
“hükümeti sevmiyorum ama hizmet yapılmasına karşı değilim, o yapı bizim için yapıldı kullanamıyoruz belki ama devam eden nesil bir daha köprü için ödeme yapma zorunda kalmayabilir, belki daha farklı durumlar oluşabilir.”
“hizmet yapılmasına ben de karşı değilim. zaten hükümetin görevi de bu, ancak hizmet yapılırken çevresel yapılara, isimlendirirken herkesin anlaşabileceği bir isim konulmasına dikkat edilmesi. yap-işlet-devret modeli de uygun (eklendi) fiyatlandırma yapılırsa mantıklı olacaktır. sonuçta rekabeti ortaya çıkaracak ve nitelikli hizmeti arttıracaktır, ancak alım gücü ile orantılı fiyatlandırma yapılmadığı için vaat edilen geçiş sayılarına ulaşılamıyor.”
“hizmetler önemsenecek kadar güzel, ama üretim olmadan sürekli tüketim olursa (ekonomi) bir süre sonra tıkanır. şu an sistem tıkandığı için varlık fonu adında elimizde kalanları teminat gösterip halen borçlanıyoruz.”
> “tüketimi yapanların bizler olduğumuzu düşünüyorum. tüketimsiz bir gelecek olmaz, tasarruf yapılması için yapılmadık teşvik kalmadı. zorunlu teşvik bile yapıldı kaç insan devam ediyor?”
“istanbul’da 3 tane daha köprü yapsalar, ben yine trafiğin değişeceğini sanmıyorum.”
“yapılan araştırmalarda devlet ne kadar yol yaparsa vatandaşlar da o oranda araba satın alıyor.”
“köprülerle birlikte yerleşim de artıyor maalesef. 3. köprü vs. yerine toplu taşımayı özendirecek şeyler yapsalar keşke.”
“istanbul’daki trafiğe çözüm bulmak için köprü yapmak yerine inşaat politikasından vazgeçilmeli.”
“tünel özelinde söylüyorum, verilen garantinin bu kadar altında kalırken bile sık sık trafik oluşturuyor, garanti verilene ulaşılsa trafikte daha büyük sıkıntı yaratır.”
“bir zamanlar italya’da uygulandığı gibi tek-çift plaka sistemine geçilse işe yarar. buradan ibb’ye açık mektup :)”
“bu arada lapseki’den feribotla geçiyordum. şu anda bile google haritalardan bakarsanız bir yoğunluk olduğunu göreceksiniz. bunun tek sebebi tırlar.”
“ aslında istanbul’da trafiği hafifletme alternatifleri işe yarıyor, maltepe’den göztepe’ye yapılan yol ve avrasya tüneli o kesimi rahatlatmış durumda (özel günler hariç).”
> “bunların kısa süreli çözümler olduğunu düşünüyorum.”
3) “hükümetten bu konuda “bu tip projelerde hedeflenen rakama üç yıl içinde ulaşılır, ilk yıl çıkan rakamlar çalışmalarla uyumlu, bağlantı yolları tamamlanacak, kullanıcı alışkanlıkları değişecek ve o rakamlara ulaşılacak” diyor. öte yandan muhalefet tarafı osmangazi köprüsü için hazineden çıkan rakamın şimdiden maliyet ücretine yaklaştığını, bu projelerin devleti zarara soktuğunu söylüyor. siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?”
“yalan söylüyorlar. bu rakamların hiç bir açıklaması yok efendim. uçuk uçuk köprü fiyatları, uçuk uçuk garanti araç sayısı… her yeni proje açıklandığında eminim bir yandaş iş adamı kalkıp oynamaya başlıyordur sevinçten.”
“muhalefetle aynı görüşteyim. köprü şirketini ikna için geçiş miktarlarının şişirildiğini düşünüyorum, pek sağlam bir tahmin yapılamamış sanırım.”
“muhalefet bu konuda haklı.”
“baya baya milletin parası bu şekilde özel işletmelere devredilerek israf ediliyor. daha mantıklı bir işletme yöntemi uygulanabilir ya da teşvik ve fiyatlandırma daha mantıklı yapılabilir diye düşünüyorum.”
“tasarruf falan olduğu yok, rakamlar da ortada.”
“atı alan üsküdar’a geçti haberiniz yok.”
“israf olduğunu düşünmüyorum, yapı devlete halka kalıyor.”
“değerlendirirken sadece bugünü değil, önümüzdeki yılları da düşünmek lazım.”
“devlet yaptığı her hizmetten zarar eder. en fazla yarım asırdan sonra kar etmeye başlar diye düşünüyorum.”
“açıkçası yap-işlet-devret modelini akıllıca buluyorum.”
“yap işlet devret modeli kullanışlı bir model, fakat türkiye’de bu iş rant için yapılıyor. yap işlet devret modelinde devletin garantisi olmamalı. gerekirse sözleşme süresi uzamalı, ama şirket ona göre risk almalı. devletin ödeme garantisi olunca yap işlet devret değil, taksitli gibi oluyor. normalde 10 liraya mal olacak ürüne de 100 lira taksitli fiyat biçiliyor.”
“açıkçası yap-işlet-devret modelini akıllıca buluyorum. eğer garanti edilen rakamlar daha gerçekçi olsaydı son derece başarılı bir model olacaktı. ancak şu an hazineden öyle paralar çıkıyor ki maalesef büyük zararlara yol açtığını düşünüyorum. osmangazi köprüsü için hazineden ödenen ücret maliyetine yaklaşmış durumda. hiç değilse anlaşmada bir azami ödeme tutarı olsun isterdim.”
“yap işlet devret modeli bu arada efektif olmayan bir model değil. düzgün işletildiğinde işletmeciliğini devlet yapsa da -kuzey avrupalı sosyalist modellerdeki gibi- ya da tamamen özel sektör yapsa da- abd’deki gibi- gayet güzel işletilebilir. fakat demokrasi olmalı üstadım. check-balance olmalı. zarar edildiğinde hesap sorabilen bir basın olmalı. hatayı affetmeyen bir halk olmalı.”
“üzümünü ye bağını sorma mantığı yüzünden kaybediyoruz.”
“devlet kendi paramızla bize hizmet ediyor, hizmeti bir de parayla kullanmak zorunda bırakılıyoruz.”
“devletin kasasından zaten para çıkmadı. bu kadar vergi nereye gitti? yine vatandaş ödüyor yine vatandaş ödüyor…”
“hükümetin olayı bu zaten halkımız sağ olsun hiç işin perde arkasını görmek istemiyor. köprü var mı var, yol var mı var… nasıl var hangi parayla var kime ait pek umurunda olmuyor. bu soruları sorduğun zaman da nankör ve devlet düşmanı yaftası yapıştırılıyor. üzümünü ye bağını sorma mantığı yüzünden kaybediyoruz ve edeceğiz de. maalesef…
“yap işlet devret modeli, devletin %30 ile borçlanmasıdır.”
“1990lı yılların başında necmettin erbakan ‘yap işlet devret modeli devletin %30 ile borçlanmasıdır.’ diye tanımlamıştı.”
> ” vatandaşın 10 yıl vadeyle aldığı evin ücretinin tamamına yakınını kredi çekmesi gibi bir şey bu.”
“devletin oynadığı gereksiz bir kumar değil mi bu?”
“yapılan köprü yeterli araç geçmediğinden türkiye devrettiği şirkete para ödüyor, her türlü türk milleti kaybediyor.”
> “devletin oynadığı gereksiz bir kumar değil mi bu?”
>> ”üstat nereden bakarsan bak tutarsız. orta direğin günden güne azaldığı bir ülke gelişemez.”
4) “şehirlerarası otobüslere yavuz sultan selim köprüsü kullanımının zorunlu hale getirilmesi yolu uzatmakta ve otobüs firmalarının maliyetini arttırmaktadır. otobüs firmaları için havayolu firmalarıyla rekabet maliyet artmasından dolayı oldukça zorlaştı. avrasya tüneli ise yolculuk süresini oldukça kısaltan bir proje olarak karşımızda. osmangazi köprüsünün açılmasıyla beraber feribot seferleri yapan ido ile osmangazi köprüsü işletmesi arasında rekabet oluşturdu. sizin bu yolların işlevleri ve bu projelerden etkilenen sektörler hakkındaki görüşleri nelerdir?”
“ilk bakıldığında rekabet olması iyi bir şey olarak görülebilir. ancak otobüs firmaları bildiğim kadarıyla avrupa ve anadolu yakasından olmak üzere farklı kalkışlar yapıyor. bu yüzden ulaşımda; havayoluna, taşımacılıkta deniz yoluna kayılıyor. köprü geçişlerinin azalması dolaylı olarak yine devletin kasasına etki ediyor.”
“özellikle otobüs firmalarını çok zor duruma soktuğu doğru. bu yüzden artık bazı otobüs şirketleri anadolu yakası’ndan sefer yapmaya başladılar. otobüsün kullanılma mantığı o kadar yol çekerken daha ucuza bir yere ulaşabilmek olmalı. ama şuan otobüs yolculuğu fiyatları uçak yolculuğu fiyatının üstüne çıktı. bu durumda tabii ki tercih edilmez.”
“devlet piyasayı mikser gibi karıştırıyor.”
“mantığın bittiği yerdir türkiye. düşünceler güzel olur ama yapıldı mı kişisel çıkarlar ortaya konulur, bu da durumu boka götürür.”
“devlet piyasayı mikser gibi karıştırıyor ve halkın çıkarını düşünerek değil, kendi iktidarlarını uzatmak için yapıyorlar bu zorlamaları. ‘köprü daha çok kullanılırsa kamuoyunda savunmak daha kolay olur. piyasa da kendini o duruma adapte etsin artık, ne yapalım’ gibi basit bir düşünce ile yapmıyorlar ise dişimi kırarım. üzerine düşünerek, bir sorunu çözmeye çalıştıkları için bu zorlamaları getirdiklerini düşünmüyorum. çünkü pratikte otobüslerin 3. köprüye yönlendirilmesinin hiç bir etkisi yok.”
“teknik olarak mümkünatı nedir bilmiyorum ama eğer mümkünse avrasya tünelini toplu ulaşım araçları da kullanabilmeli.”
“yani olaya kısaca şöyle bakabiliriz: yeteri kadar geçiş olmayınca otobüs firmaları geçişe zorlanıyor, olmadı mı hazine veriyor, olmadı hazine yetmeyince ilave vergilerle bu denge sağlanıyor.”
