20'li yaşların başında öğrendiğim 2 ders
Merhabalar dostlar, en baştan söylüyorum kişisel gelişimci filan değilim. Kimseye öğüt vermek de istemiyorum. Nasihatlerden her insan gibi bende nefret ederim. Bahsetmek istediğim şey çok kısa kendi hatalarımdan yola çıkarak edindiğim 2 ders. Olmaz da belki birine bi faydam olur. Uzatmanın luzümü yok hemen söylüyorum.
1. Önemli olan insanlar değil fikirler / ideolojiler.
İçinden yaşadığımız dünyaya biz gelmeden önce bir sürü adam gelip geçmiş ve bir sürü şey düşünüp söylemişler. Bu insanların ne düşündükleri ne söyledikleri bu insanlardan bence daha önemli. Biraz tembellik yapıp ön yargı kalkanlarımızı kuşanmamalıyız. Örnek vereyim konu netleşsin. Stalin’e bakarak sosyalizm’i eleştirmek yanlıştır. Stalin’e bakarak stalin eleştirilir. Sosyalizmi eleştirmek istiyorsanız sosyalizmi okuyup, anlayıp, düşünüp eleştirebiliriz. Keza almanlar için Hitler’e, islam için teröristlere, Beşiktaş için çarşı’ya, yahudilik için siyonistlere bakmamalıyız. Yani temel mantık bu. İnsanlar fikirleri değil kendilerini temsil ederler. Eğer fikirleri düzgün şekilde anlarsak onları benimsemesek bile benimseyenleri eleştirebiliriz. Güç bizde olur.
2. Kaynaksız bilgi sadece dedikodudur.
Bilgi öğrenebilen kibirli canlılar oluşumuzdan dolayı bilgi kirliliği mutlak sonumuzdur. Sadece günümüzde değil insanlık tarihi boyunca bu böyle olmuş. Eğer ortada bir bilgi varsa kaynak olmadığı sürece ‘dedikodu’dur. Okuduğumuz metinler izlediğimiz filmler kaynağa bağlanmadıkça edebiyat kalmalı. Bu gerek bilim için gerek günlük hayatımız için gerekse diğer bütün bilgi kaynakları için böyledir. Her şeyi kaynağına inip bakmalı ve öyle karar vermeliyiz. Bir de küçük bir not : Çoğunluğun kabul etmesi bu dedikoduyu bilgi kademesine çıkarmaz. Çoğunluğu dinlesek oohoooo…
Açıkçası bu 2 maddeyi fark ettiğimden beri hayatımda ‘bilmiyorum’ ların sayısı epey arttı. Veya bana öyle geliyor bilmiyorum.
Diyeceklerim bu kadardı kendinize iyi bakın
