Neredeyse 10 senedir tartistigimiz ve daha yillarca da tartismaya devam edecegimiz bir konumuz var ki, girisimcilik hakkinda yazip cizmeden evvel asgari bazi ozelliklerinde hemfikir olmamiz lazim: Liderlik. Insan lider mi dogar, yoksa lider olabilir mi tartismasinda yillarca 2. sinden yana taraf tutmussam da, artik tarafimi degistirdim. En azindan lider yetistirme diye bir konu olmadigina yuzde yuz eminim, insan kendisi isterse olabilir mi, bunda da ciddi suphelerim var.

Kendisine Musluman diyen bir toplum olarak, Hz Muhammed’in “En buyuk cihat, insanin kendisiyle yaptigi cihattir” hadisini gozardi ederiz. Isimize gelmez, bu sozu uzun uzun tartismak. Insanin kendisiyle yaptigi cihat ne ola ki, diye saatlerce konusmak, dusunmek gerek halbuki.

Icsellestirme kavramiyla daha tanismamis olanlar icin once bu kavrami aciklamakta buyuk fayda var. Icsellestirmek demek, benimsediginiz bir goruse gore yasamak, davranislarini buna gore yonlendirmek demektir. Hayatimda icsellestirdigim bir cok konuyu, lafimla davranisim arasinda fark olmasin, kendime karsi samimiyetsiz olmayim ki kendime saygimi kaybetmeyeyim diye yapmistim ki bu kavramla tanistim ben. Allah’tan gerekeni yapiyormusum, yapabildigim kadar. Insanin kendisine karsi savas acabilmesi icin, once kendisinin eksiklerini dusunmesi, bilmesi gerekir. Fakat, insanoglu olarak kendimizle ilgili aci gercekleri cogu zaman bilmek istemeyiz, aslinda icten ice biliriz ama cok da yuzeye cikarmayiz, asagilarda bir yerlerde durur hep. Kendimize durust olmayiz, yuzlesmeyiz, hep savsaklariz. Bence insanin kendi eksikleriyle yuzlesecek cesareti olmali her seyden once. Kendisi goremiyorsa ki cogu zaman boyle olur, esine dostuna cevresine sormalidir eksiklerini. Eksiklerini ogrendikten sonra ise asil savas baslar, degisme cabasi. Benim cevremde “degismem lazim, bu konuda yanlis davraniyorum” diyen insanlarla pek karsilasmadim, siz karsilastiysaniz ne mutlu size.

Benim karsima hep tam insanlar cikti. Hatali olabilecegine ihtimal vermeyen insanlar, “Ben surada hatali davrandim” demeyen, demeyecek olan insanlar. Okurlar, bunlarin girisimcilikle, liderlikle ne alakasi var diyebilir. Efenim soyle bir alakasi var; eger hatanin kendinden kaynaklandigini kabul etmezsen cozemezsin de. Butun sorunlari cozmenin tek bir yolu var, o da hatayi kendinde aramak, bulmak. Basini cektiginiz sirket, aile, dernek, vakif, sivil toplum kurulusu vs. her ne ise, daha basarili olmuyorsa sorumlusu sizsiniz. Ben cevremdekilere; “bahane bulma” dedigim zaman “ama bu bahane degil ki” diyor, sanirim 21 yasindaydim bahanenin kelime anlamini ogrendigimde. Sizi basarili kilmayan her sebep bahanedir, gecerli veya gecersiz. Vize veya final sinavina giremezseniz yerine girdiginiz sinavin adi mazaret sinavidir, mazaretiniz gecerli oldugu icin sinava girebilir, notunuzu duzeltebilirsiniz, gecersiz bir mazaretiniz varsa zaten sinava giremezsiniz. Fakat sinavin adi mazaret sinavidir. Girisimci veya lider, ne derseniz deyin, hatayi kendisinde arayip bulamadigi surece basarisiz kalmaya mahkumdur. Ancak ve ancak kendinize ait sorunlari cozebilirsiniz, baskasini duzeltmek veya duzeltebilmek bizim elimizde degildir ki. Soylenip durursun hayat boyu, halbuki yol katetmek, uretmek gerek, soylenmek degil. Bu soylediklerim ikili iliskiler icin de gecerli, karsinizdaki insanda hata bulmadan once kendinize bakmalisiniz. Benim hic bir hatam yok, hep o hatali tavri, hic bir cozum uretmez. Aslinda kendinize sormaniz gereken soru su, cozum istiyor muyum? Mevzular, sikintilar cozulsun istiyor muyum? Samimi ve durust bir cevap verin, istiyorsaniz kendinizden baslamaniz gerek.

Bir girisimci, oncelikle gun icerisinde neyi yapmadigini tespit etmeli, bunun neden yapmadigiyla ilgili durust cevaplar vermeli kendine. Ornegin, A bankasini aramam gerekiyordu, yapmadim, cunku icimden gelmedi. Aslinda cevap icimden gelmedi degil, aramak muhattap olmak istemedim cunku sosyal bir tip degilim, insanlarla cok iletisimde olmayi sevmiyorum. Derin cevaplar onemli, cunku degisim bu derin cevaplardan baslayacak. Peki guzel kardesim boyle kalarak basariya ulasabilecegini dusunuyor musun? Diyelim ki dusunuyorsun, peki basarisiz olursan bu degisimi yasamadigin icin basarisiz oldugun ihtimalini hic dusunmeyecek misin? Sana basari kolay degil, degismek gerek, Einstein bile: “Sorunlari yarattigimiz kafa yapisiyla cozemeyiz” veya “her gun ayni seyi yaparak farkli sonuclar beklemek, deliliktir” demis, bak bunlari kulagina kupe et, denmedi mi?

Basarili olmayi, bir puzzle gibi dusunmek gerekli. Uzun sureli, mesakkatli bir is. Gunluk bazda ufak ufak yuzlerce isin biraraya gelmesiyle olusur basari, oyle buyuk bir darbeyle tek gunde kazanamazsiniz. Kazansaniz da kalici olmayacaktir. Bu gunluk ufak tefek isleri tespit etmissinizdir elbette, peki her zaman daha fazlasi mumkun degil mi? Tam olarak dogru ve eksiksiz tespit ettigimizi kim bilebilir? Bence yalnizca Allah. Peki bu bilincsizlikle bas etmeye calismak mantikli mi? Mantikli mi bilmiyorum ama bir gonul isi oldugu cok net. Gonul isi derken bir sanatciyi kastediyorum ornegin. Bir ressami dusunelim, kim ona ne cizmesi gerektigini soyluyor, hic kimse. Peki, cizdigi resmin neyi ne kadar barindirmasi gerektigine kim karar veriyor? Kendisi. Evet kendisini tatmin edene kadar devam ediyor calismaya, tek memnun etmek istedigi kisi kendisi. Ben de girisimcilerin vicdanina sesleniyorum; dunyada bunca basarili, zeki insan varken, niye sizin girisiminiz basarili olsun ki? Ressam kadar iciniz rahat mi? Elinizden geleni yaptiniz mi bugun? Yoksa yarin mi yapacaksiniz yine? Ressam gibi severek yapmadiginiz isin kitlelere ulasmasi sizce mumkun mu ya da hak mi? Haketmek kelimesinin hakkini verdiniz mi?

Girisimci, yarinin isini bugun yapmalidir. Bu yuzden lider dogmus olmalidir, cunku tum bu yukarida bahsettiklerim cok guclu bir karakter gerektirir, hatayi ustlenmek her yigidin harci degildir zannimca. Yurek ister…