İKİYÜZLÜLÜK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!

Aşağıdaki tabloya geçmeden önce, dün şahit olduğum bir olayı anlatayım. İkisi de sırt çantalı, gezgin oldukları belli bir çift bulunduğum vagona bindi. Bir baba oğulun yanına oturdular. Erkek olan, oturduktan az sonra, çocuğu mıncırmaya ve saçını okçamaya başladı. Çocuk 4–5 yaşlarında. Sıkıldı, kıvranmaya başladı. Gitti, babasına sarıldı sıkıca. Babası adama kızacak, “sen izin almadan nasıl çocuğuma dokunursun” diyecek diye beklerken adam demez mi “ya bizim çocuk biraz utangaç”. Kendimi zor tuttum, “çocuk utangaç falan değil, birisinin kendisine izin almadan dokunmasından rahatsız oldu” diyemedim. Olaydaki büyüklere sorsan, hepsi çocukların istismar edilmesine karşıdır. Çocuk yazık, öyle sarıldığıyla kaldı babasına. Kimse ona bir şey sormamıştı. Bildiğin taciz edilmişti, sadece büyükler bunu “sevgi gösterisi” zannediyordu

Bugün 23 Nisan, neşe dolamıyor insan. Aşağıdaki resme iyi bakın. 2009 yılından bir rapor, ne kadar araştırdıysam da güncelini bulamadım ama halimizin daha iyi olduğunu zannetmiyorum. OECD ülkeleri arasında “çocuk refahı” indeksi yapmışlar. Okul yaşamının kalitesi konusunda 12.yiz, diğer her konuda sonuncuyuz. Tebrikler bize!

Dün AlJazeera’nın yayınladığı bir infografike göre Türkiye’deki yoksul kesimin %44'ü çocuk. 34 OECD ülkesi arasında çocukların fırsat eşitliğinde 34.yüz! Okula gitmeyen çocuk sayısı 1 milyon 297bin!

ILO verilerine göre ÇOCUK İŞÇİ SAYISI 900.000! Sivil Toplum AAkademisi raporuna göre 960.000 Ha gayret, bir milyona az kalmış. Disk raporuna göre çocukların haftalık çalışma saati 54! İŞ kanunundaki en yüksek sürenin yüzde yirmi fazlası!

Çocuk gelin sayısı 31.337, her ay adli tıp kurumuna gelen çocuk cinsel istismar vakası sayısı 650. 2014 ylında 40.000 çocuk tacizi davası açılmış.

Kimse kusura bakmasın, bu ülke çocuklar söz konusu olduğunda ikiyüzlü. 23 Nisan’la övünüp, OECD istatistiklerinde sonuncu olmak bunun en büyük kanıtıdır. Ben 23 Nisan’ı falan kutlamıyorum, ortada kutlanacak bir başarı veya gelişme yok çünkü.Gitgide daha da kötüye gideceğiz, radikal önlemler alıp kararlılıkla uygulamazsak.

Gene de neşe doluyorsanız kendinize şunu sorun, Atatürk kalkıp “bu rakamların hali ne?” diye sorsa ne cevap vereceğiz? Benim verecek cevabım yok, sizin de olduğunuzu zannetmiyorum. Aynı, Van depreminde ölen Yunus Giray’a diyecek bir şeyimiz olmadığı gibi

Meraklısına kaynakça:

  1. http://disk.org.tr/2015/04/disk-ar-turkiyede-cocuk-isciligi-gercegi-raporu-2015/
  2. http://www.ilo.org/ankara/areas-of-work/child-labour/lang--tr/index.htm
  3. http://www.siviltoplumakademisi.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=824:turkiyede-960-bin-cocuk-isci-&catid=44:son-haberler&Itemid=118
  4. http://gurhan.fisek.net/calisan-cocuklar-ve-is-kazalari-turkiye-de-kobiler-uzerine-bir-inceleme/