TEHLİKENİN FARKINDAYIZ

Hayatımda ilk defa Cumhuriyet gazetesini 25 Ocak günü aldım, 25 Ocak 1993 günü. Türkiye tarihinin en kara günlerinden biriydi. “Katil Devlet” sloganını ilk o gün duydum, 13 sene sonra Ankara’da herkesle beraber haykıracaktım.

Lise yıllarında yarı düzenli okuruydum Cumhuriyet’in. Ülkenin görece aydınlık günleriydi. Kuvay-ı medya ve Anti-Medya gibi dergiler satılırdı bu ülkenin gazete büfelerinde, hatırlayan var mı acaba?

Üniversitede düzenli okuru oldum Cumhuriyet’in. Salı günleri iki adet alınıyordu öğrenci evimize, klasikler serisinden bir kitap veriyordu çünkü salıları ve Meriç’le kitapları paylaşıyorduk. O zamanlar Odtü ADT’deydim. Ana akım kemalist düşüncedeki hataları dile getirdiğim ve 28 Şubat sürecinde “neden başörtülüler okuyamasın” dediğim için kibarca uzaklaştırıldım. Çıkartılmadan önce “Düşün” dergisinin ilk sayını çıkarmıştık. O sayıda Attila İlhan’ın ve Mustafa Balbay’ın yazıları vardı. Mustafa Balbay bıkmıştı benden, o kadar çok ısrar etmiştim ki bize yazsın diye. Kibarlığından bir şey diyemiyordu, yazık. Teslim ettiği zarf ve yazının orjinali hala bende duruyor. Az bilinen, hatta belki kimsenin bilmediği bir şeyi de söyleyeyim: Meşhur “Bu ülkenin aydınlık insanları, size Cumhuriyet yakışır” reklamı da ilk bizde yer almıştı. Reklam müdürü de bıkmıştı benden, ya da belki basılı halde görmek istedi reklamı. Bİlemiyorum.

Ahmet Taner Kışlalı yöldürüldüğünde gazetenin önündeydim Ankara’da, herkes ağlıyordu. Meğer görece aydınlık günlerimizmiş, daha beteri gelecekmiş.

Cumhuriyet’ina yayın çizgisi 60lı yıllara kadar dalgalıdır. Kemalizmin iktidardan düşüşüyle ve solun yükselişiyle kendi kanalını bulmuştur. Bakmayın siz “Zamanında Hitler’i desteklediler” falan diyenlere, bu gazete her zaman bu ülkenin en önemli yayın organıydı ve bu tirajından bağımsız bir gerçekti. Gerici her iktidar onun üstüne gitti, yazarlarını içeri attı, derin devlet destekli karanlık güçler yazarlarını öldürdü. Bugün de aynı oyun sahneleniyor, batı cephesinde değişen bir şey yok.

Cumhuriyet bu ülkenin mihenk taşı, yanında yer almak bugün görevdir. 25 Ocak’ta aldım ilk. Can Dündar’ın “Işid Tırları” haberi yayınlandığı gün 10 tane alıp dağıttım. Yarın 20 tane alacağım. Bu ülkeyi saran karanlığa karşı başka gücümüz yok bizim. Bugünlerimiz en kötü günlerdir diye umut ediyorum, tutunacak başka dalımız kalmadı dibe vurduğumuzu düşünmekten başka.