Sonuca değil sürece odaklan!

Yazımın başlığı için epey düşündüm. ‘Kanserle yaşamak’, ‘Kanser hastası yakını olmak’ ‘Kanser ve yaşam’ gibi bir sürü başlık arasında gidip geldim. Ancak tüm başlıkların aslında yazmak istediğim içeriğe uygun olmadığı sonucuna vardım. Çünkü yazımda yaratmak istediğim duygu ‘arabesk’ bir duygu değil.

Anneme kanser teşhisi konulduğunda beklendiği gibi ilk olarak internette kansere dair yazılan her şeyi okudum. Bu yöntemin bana iyi gelmediğini kesinlikle söyleyebilirim. Kendinizi kontrol edebiliyorsanız ‘bu topa hiç girmemenizi öneririm.’ Çünkü okuduklarım genellikle bu hastalık sürecinin sonucunda yaşayacaklarımla ilgiliydi. Çok derin bir karamsarlık duygusu içinde ne yapacağımı bilemez hale geldim. Beni tanıyan dostlarımdan birinin ‘ Sonuç değil sürece odaklan, annenin sana ihtiyacı var.’ cümlesi silkinmeme neden oldu.

Annem yumurtalık kanseriydi ve ileri evredeydi.(Doktorların deyimiyle 3C).Aslında bu teşhis aşamasında yaşananlar bile son derece şaşırtıcı ve hasta yakınları için sinir bozucu bir hal alıyor. Bir türlü teşhis koyulamayınca yola çıkamıyorsun. Kendi kaygını kontrol edebilmen şart çünkü kaygı çok bulaşıcı bir duygu.

Biz özel hastaneyle yola başladık, belirttiğim üzere teşhis aşamasının bu kadar zorlu geçmesinden sonra ‘ bilindik, tanındık, pek ünlü’ bir özel hastaneyle yola devam ettik. Özel hastanelerin kanser hastalarına ücretsiz kemoterapi ya da çok az bir ücretle kemoterapi sağlaması gerektiğini biliyorduk ancak size 1 yıl sonraya gün veriyorlar. Elbette bekleyemiyorsunuz. Kemoterapinin her kürü için sizden 6000 lira talep ediyorlar ve biz bunu karşılayacak durumda değildik. (süreçte 24 kemoterapi aldı.)

Annem hemşireydi, tıbba çok inanırdı, ona göre zaten özel hastaneler dolandırıcıydı ve biz Çapa Tıp Fakültesine gitmeliydik.

Çapa için yollara düştük, randevu almanız ve sisteme girmeniz epey zor. Ancak onların tabiriyle dosyanız açıldıktan sonra sistem tıkır tıkır işliyor. Nasıl işlediğini 2 sene boyunca anlayamadım ama hakikaten işliyor.

Hastane sürecinde pozitif ve sakin olmakta fayda var. Zaman zaman zorlasa bile ‘dönem koşulları’ demek ve geçeceğini düşünmek gerekli. Hastanede pek çok hasta ve hasta yakını ile tanışıyorsunuz. Kader mahkumu edasıyla aranızda garip bir bağ oluşuyor. İhtiyacı olanlar birbirine yardım ediyor, hastalarını birbirine emanet ediyor. Belki kendi kurduğunuz sosyal çevrede asla bulunmayacak insanlarla saatlerce çay kahve içip sohbet edebiliyorsunuz.

Hastanedeki altın kurallardan biri oradaki ‘Hasta bakıcılarla asla kötü olmamak.’ İyi ilişkiler kurun, Çünkü onlar anahtar adamlar. Sizin pek çok sorununuzu çözebiliyorlar.

Beni en çok zorlayan noktalardan biri; tıp fakültesi olması nedeniyle hocaların öğrencilerle birlikte gelmesi ve sizin gözünün içine baktığınız hastanızın nesneleştirerek ders materyali haline getirilmesi. Annemin tıbba çok inandığını söylemiştim. Benim içten içten sinirlendiğim bu durumda annemin hocanın söylemeyi unuttuğu şeyleri hatırlatması ve öğrencilere ders materyali olmaya çok gönüllü olması trajikomik bir durumdu.

Süreç 2 yıl 2 ay sürdü. Son 6 aya kadar düşe kalka yol aldık, son 6 ay aslında işin en zor kısmı ve en güçlü olmam gereken zamandı. Tahmin ettiğiniz üzere mutlu sonla bitmedi. Annemi kaybettim.

Öncelikle şunu söyleyeyim, ölüme hazırlanmak diye bir şey yok. Mantık olarak yolun sonunun geldiğini biliyorsunuz ancak duygu olarak hazırlanmak çok mümkün değil. Kanser hastalarının son dönemlerinde çektikleri acıdan bahsedilir, en çok bundan korkuyor insan. ‘Acı çekmeden vedalaşalım .’ en büyük dileğiniz oluyor.

Şimdilerde nasıl olduğuma gelirsek tahmin ettiğimden daha iyiyim. Bunun en önemli nedeninin 2 senelik süreçte onun yanında olmak, süreci birlikte yaşamak, birlikte gülmek olduğunu düşünüyorum. Annemle vedalaşabildim.

Hayatımda kocaman bir boşluk var çünkü bu dünyadaki mevcudiyetimin nedeni yok artık. Artık hiç kimsenin seni bu kadar sevmeyeceğini de biliyorsun. Bazı acıları tek başına yaşaman, hazmetmen gerekli. Elbette çevrendeki herkesin varlığı çok önemli ancak bu acıyı tek başına yaşayacaksın önce.

Hastane deneyimlerinin ciddi faydası oluyor. Şu noktaya geliyorsun; ‘Kocaman kadın oldum, hayatımın tüm önemli eşiklerinde annem benimleydi, bir sürü anı biriktirdim. Tüm bunlar için teşekkür ederim.’

Ölümle baş edebilmenin en iyi yollarından birinin kaybettiğin kişinin istediği şeyleri yapmak olduğunu deneyimledim. Örneğin kız çocuklarının okutulması annem için mühim bir meseleydi. Bu mühim meseleye dair bir şeyler yapabildiğimde kendimi çok iyi hissediyorum.

Bu süreci deneyimleyen ve deneyimlemekte olan herkese selam olsun. Lütfen sonuca değil sürece odaklanın.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Derya Ozkan Yavuz’s story.