Bence de. Evrimsel bir nedeni olmaması çok garip olurdu.
ImmanuelTolstoyevski
11

Evrim’de aslında bir ideal insana erişme çabası. Biyolojik sistemi daha stabil, daha verimli hale getirme uğraşı. Ancak bu uğraşı insan dahil hiç bir canlı bilinç çerçevesinde gerçekleştirmiyor. Yani metinden alıntılayacak olursak “gerçeğin doğası” aslında kendi kuralları çerçevesinde işleyerek ideal olana bizi sürüklemeye çalışıyor diyebiliriz.

Ancak “ideal”de şöyle bir durum var canlılık için; ideal bir statik durum, termodinamik içinde enerji alışverişinin olmadığı hal, akışın bittiği yer, sistemin ulaşıp daha sonra dağılacağı nokta, hatta bir canlı açısından “ölüm”. ( Aslında belki, ideal burada sorgulanabilir. Belki de ideal illa statik olmak zorunda değildir. Ama şu yorumda yazdıklarım çerçevesinde statik olarak ele alıyorum.)

Bu sebeple aslında sistem kendi içinde her an bir idealin içinde ama her an bu ideali bozan bir aksiyon (bir ATP sentezlemek, bir şeyi görürken sinir hücrelerinde oluşan elektrik akımı, nefes alırken hücrelere taşınmak üzere hemoglobine bağlanan her oksiyen molekülü, karşı eşey canlı görünce hormonların coşması vb … ) gerçekleşiyor ve böylece hayat oluyor.

Bilmiyorum saçma görünebilir ama uzun zamandır ancak bu kadar fikir geliştirebildim.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.