Ön Diz Ağrısına Dikkat!

Şu ifadeler size de tanıdık geliyor mu: “Dizlerim ağrıyor”, “Dizim kilitlendi”, “Bu sabah yataktan bir anda kalkamadım”, “Merdiven çıkmakta zorlanıyorum”, “Uzun yürüyüşler dizimi ağrıtıyor”, “Biraz dizlerimi dinlendirmem lazım”…

İnsan bedeni, bir bütün olarak kusursuz biçimde işleyecek şekilde yaratılmıştır. Herhangi bir şikâyet yaşamadığımız için aklımıza hiç gelmeyecek en küçük bir beden parçasının bile, bu mükemmel işleyişte yokluğu kabul edilemeyecek bir işlevi vardır. Yine de aksamalar yaşarız sıklıkla.

Bedenimizin yürüme, eğilip kalkma, çömelme, oturma gibi hareketleri sırasında en çok kullanılan bölgesi olarak dizler, hayati bir önem taşır. Aynı biçimde sıklıkla karşılaşılan ağrılar arasında da diz ağrıları ön sırada yer tutar.

Diz bölgesi

İnsan bedeninin hemen her noktasında olduğu gibi, diz anatomisi de oldukça karmaşık ve hassas bir yapıya sahip. Bacak hareketlerini kolaylıkla yapmamızı sağlayan dizlerimiz önemli bir destek noktasıdır ve vücut ağırlığımızı da taşımak zorunda oldukları için işleri ayrıca zordur.

Diz olarak tanımlanan bölge, uyluk kemiği ile kaval kemiğinin arasında kalan ve bir menteşe gibi hareket eden kısımdır. İç ve dış olarak ikiye ayrılan eklem, diz kapakları yardımıyla korunur. Eklemi oluşturan kemik kısımlar kıkırdak bir dokuyla kaplıdır. Daha çok sporcularla ilgili duyduğumuz menisküs de bu bölgede yer alır ve uyluk kemiği ile kaval kemiğinin uyumlu hareketini sağlar.

Yanı sıra, bu kısma binen yükün ekleme düzgün biçimde yayılmasında etkindir. Gelebilecek darbeleri karşıladığı gibi, eklemin korunmasına da yardımcı olur. Bağlar, tendonlar, yan bağlar gibi anatomik diğer unsurlar ve kaslar da diz bölgesini oluşturur.

Çoğumuz zaman zaman değişik sebeplerle diz ağrısı yaşarız. Bazılarımız spor yaparken bu sorunu yaşamıştır, bazılarımız bütün gün ofiste oturarak çalışmaktan dolayı yaşar ya da aksine ayakta çalışmak zorunda oldukları için dizleri ağrıyanlar da olabilir. Yaş aldıkça gelişen diz ağrıları olduğu gibi, düşme ya da çarpmayla oluşan ağrılarla da sıkça karşılaşılır. Zaman zaman çok daha farklı nedenlerle de diz ağrıları yaşanabilir. Bu ağrıların bir kısmı “akut” olarak nitelendirilen belirli bir nedene bağlı tek seferlik ağrılar olurken, bir kısmı daha düzenli ve yerleşiktir ve “kronik” ağrılar olarak nitelendirilir.

Günlük hayatımızı sürdürmede bize kolaylık sağlayan bu yapıda, diz önü ağrısı; belki daha sık duyduğunuz haliyle “koşucu dizi” olarak da bilinen bu rahatsızlık oldukça yaygın şekilde karşımıza çıkıyor. Başka açılardan hayatımızı kolaylaştıran bazı olanaklar, günlük yaşam temposu içinde kimi zaman hareketin ve yürüyüşün azalmasına neden oluyor. İyi niyetle ve bu durumu çözmek için yapılan plansız ve düzensiz spor ve egzersizler de ne yazık ki çoğu kez ön diz ağrısını tetikliyor.

Ön diz ağrılarına neler sebep olur?

Elbette bu ağrıların oluşmasın neden olan şey sadece düzensiz veya bilinçsiz spor yapmak değil. Aşırı kilo, genetik faktörler, bacak kaslarında zayıflık, diz kapağının hizalanmasında oluşan farklılıklar, ayrıca diz kapağı yaralanmaları, hatta hiç aklınıza gelmeyecek olsa bile yanlış ayakkabı seçimi de bu ön diz ağrılarının oluşmasında etkili olabiliyor.

Genel olarak sıralamak gerekirse, diz ağrılarının nedenlerinden şu şekilde bahsedebiliriz:

  • Bağ yaralanmaları ve yırtılmaları (ön, arka ve çapraz)
  • Romatizmal hastalıklara bağlı olarak ya da aşırı kullanım neticesinde tendinit (kiriş kılıfı) iltihabı
  • Menisküs zedelenmesi veya yırtığı
  • Kese iltihapları
  • Kıkırdak zedelenmesi, incelmesi, ülseri
  • Kilitlenmeye yol açan ve “eklem faresi” olarak tanımlanan kıkırdak lezyonları (yaralanmaları) ve kireçlenmeler
  • Kemik dokusunun canlılığını yitirmesi (Ostenokroz)
  • Diz kapağında çıkık oluşması
  • Daha nadir görülen rahatsızlıklar (stres kırığı ya da Osgood-schlatter gibi kaval kemiğinde kireçlenme veya yağ yastıkçığı sendromu)
  • Koşucu dizi
  • Kireçlenmeler

Belirtileri nelerdir?

Hekimlikle “patellofemoral ağrı sendromu” olarak da tanımladığımız ön diz ağrısının en yaygın belirtisi, merdiven çıkarken veya uzun süreli oturma sonrasındaki harekette hissedilen ağrı. Yanı sıra dizlerden duyulan ses, kısa ya da uzun süreli gece ağrıları, dizlerde şişme şeklinde görülebileceği gibi kimi zaman da dizin vücut ağırlığımızı taşımakta zorlanması sonucunda aniden kendiliğinden bükülme yaşanabilir. Çoğu kez yaşlanmayla ilişkilendirilse de aslında bahsettiğimiz bu belirtilerin görülmesi her zaman da yaşa bağlı değil. Düşünülenin aksine ön diz ağrıları gençlerde, sporcularda ve kadınlarda daha yaygın olarak karşımıza çıkıyor.

Nasıl teşhis edilir?

Bu ağrıların bir kerelik olmadığı fark edildiğinde çoğu zaman gündelik hayatta da aksamalar oluşmaya başlamıştır. Bu aşamada yapılması gereken uzman bir hekime danışmak olmalıdır. Ağrının ya da ağrıların nedenleri fizik muayene yoluyla ve hastanın hikâyesinin kendi ağzından dinlenmesinden sonra teşhis edilir. Gerekli durumlarda görüntüleme testlerinden de yardım alınır. Bu testler, dizin yapısına ve bağlı dokulara verilen hasarı gidermek için diz dokularının görülmesine yardımcı olur.

Ağrıdan kaçınma ve hafifletme yolları

Ön diz ağrısı rahatsızlıklarında ilk yapılması gerekenlerden biri, ortaya çıkan semptomları daha da kötüleştiren aktivitelerden kaçınarak ağrıları hafifletmek olmalıdır. Bunun için de aşağıda belirtildiği gibi yapabileceğimiz şeyler var.

1) İdeal duruşa dikkat

Günlük aktiviteler sırasında vücut duruşumuza dikkat etmeliyiz. Dizlere fazla yük iletmeyecek biçimde vücudumuzu konumlandırmalıyız.

İdeal ağırlık kaldırma postürü

2) Koltuk seçimine dikkat

Dizlerinize fazla direnç uygulamayacağınız türde koltuk-sandalye seçmeliyiz.

3) Düzensiz ve bilinçsiz spora dikkat

Bilinçsiz yapılan spor, vücut mekaniğinizi olumsuz etkileyerek başta ön diz ağrısı olmak üzere başka sağlık problemlerine de yol açabilir. Bu nedenle bir uzman gözetiminde spor yapmaya özen göstermeliyiz.

4) Aktif kalmak önemli

Düzenli, bilinçli spor yapmak kan dolaşımımızı hızlandırarak dokuların beslenmesi ve güçlenmesine yardımcı olur. Aşırı ve zorlayıcı sporlar yapmamak diz sağlığı açısından önemlidir.

5) Aşırı kilo tehlikeli

Aşırı kilolarınızdan kurtulmak, dizlerinize aşırı yük binmesini engeller. Bu nedenle spor ve beslenme düzenine dikkat edilmelidir.

6) Ergonomik Ayakkabı Giymek

Uygun ayakkabı seçimi, dizlere aşırı yük binmesini engelleyerek ideal duruşumuzu destekler.

7) Buz uygulaması yardımcı olabilir

Düzenli aralıklarla, havluya sarılmış buz uygulaması ağrı ve şişliğin azalmasını sağlayabilir.

8) Germe-esneme egzersizleri

Güne başlarken ve gün içerisinde özellikle spor öncesi germe ve esneme egzersizleri yapın. 5’er saniye yapılan bu egzersizler diz sağlığımızı korumaya yardımcı olacaktır. Aşağıda bu tür egzersizlerden bazılarını görebilirsiniz.

Germe-esneme egzersizleri

Sağlıklı günler!