Entre-pire’nin Doğuşu

Herkese merhaba..

Bendeniz, üniversite öğrencisi dijital dünyaya meraklı ve sonradan edinilmiş girişkenlik (hala sindirilip kana karışamadı) huyu ile “bir şeyler” yapmaya çabalayan bir gencim. Bu zamana kadar edindiğim pozitif ve negatif deneyimleri paylaşarak hem büyüklerimden geri bildirim toplamak hem de benimle aynı yollardan geçen yaşıtlarımın yaşadıklarını bir nebze olsun yansıtmayı hedefliyorum.


Öğrencilik dönemim boyunca çok fazla iş değiştirdim ve kendi yaş grubuma göre ortalamanın üzerinde tecrübe edindiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Çevremdekiler ve özellikle iş verenler “Hey Maşallah! Herkesi gömeceksin, alemde kral sen olacaksın!” diye gazımı eksik etmeseler de (sağolsunlar) bu edinim bende erken yaşta adeta tükenmişlik sendromunu başlattı. Daha gençliğimin baharında yorucu okul temposu, iş hayatı ve sosyal yaşamı dengeleme konusunda adeta çuvallayıp, her hafta yeni bir buhrana kapılıyordum.

Bir şeyler yapmam lazımdı. Gençtim, kendime güveniyordum ve en önemlisi: İnsanlar(özellikle ailem) benden çoo…ok şey bekliyordu. Bu yaşa kadar başarılı bir öğrenci ve terbiyeli bir birey profilini başarıyla insanlara kabul ettirmiştim. Ancak şimdi?

Olduramadım

Değişen neydi? Belli başlı zorunluluklardan ötürü kendi ayaklarımın üzerinde durmam gerekiyordu. Aslında hayatın bu safhasında karşılaştığım zorluklar beni bu bloğu açmaya ve arkasında yatan bir çok macerayı yaşamama sebep oldu. Teşekkür mü etsem? Bilemedim…

Neyse. Kendimi birden Excel tablolarında raporlar hazırlarken, sosyal medya profillerinde taklalar atarken buldum. İlk başlarda bu durum çok hoşuma gitse de dönem sonunda harf notlarını görünce kaynar sular başımdan aşağı boşalıyordu. Olsundu, param vardı!

Neden mi olduramadım? Yakın çevremin yaptığı işi kesinlikle anlamamasından dolayı boş boş takıldığımı sanması, para kazanmanın verdiği aşırı öz güven sonucunda ailemle ilişkilerimin olumsuz etkilenmesi ve okul-iş dengesini ayarlayamadığım için akademik hayatın tepe taklak olması. Aşağıdaki tespit de aslında hayatımın bu döneminin özeti niteliğinde:

Köprüden Önceki Son Çıkış

Evet, bir şeyler yapmam lazımdı! Hepimizin kariyerinde dara düştüğünde, hayatı sorguladığında aklına gelen kaçış yolu elbette benimde aklıma gelmişti: İş Kuracaktım :)

Aslında çok girişimci, atılgan bir karakter değilim. Çocukluğumda ve ergenlik döneminde çoğu olaya karşı “pısırık” tavır takınmıştım. Tamam, babamın yanında çıraklık yapıp bahşiş koparma konusunda lisans eğitimimi tamamlamıştım ama bu masumane tecrübe kendi işimi kurmak için gerekli özellikleri taşıdığım anlamına geliyor mu?

Sahi, iyi bir girişimcinin sahip olması gereken özellikler neler? 6,10,23 istersek 50 olur. Hocam bizi kaç kurtarır? :) 4'ü var bende olmaz mı?

Birde o haberler yok mu… Yemin ederim her okuduğumda içim gidiyordu.

X Girişimi 10 Milyon Dolar Yatırım Aldı

O Girişim Silikon Vadisi Yolunda!

Y’nin Değerlemesi 255 Milyon Dolar’a Ulaştı

Her biri adeta “Sen yapamadın, yapamayacaksın bak millet malı götürüyor” diyordu (çok yanlış bir motivasyonmuş). Bende yapmalıydım. Allah aşkına şu ergenden ne eksiğimiz olabilirdi!

Yapamadım. Tabii şimdilik :)

Bu yazının ulaşacağı herkesin eminim bir zamanlar aklından kendi işini kurma fikri geçmiştir. Belki de kurdunuz ve başarılı bir şekilde ilerliyorsunuz (Allah bozmasın). Peki ya hiç bir zaman bu cesareti gösteremeyip kendi işini kuramayanlar? Kurabilen ve ufacık sermayesini bir kaç ay içerisinde tüketenler? Ya da en kötüsü: Hevesi daha emekle döneminde kırılanlar?


Tanışma amaçlı yazdığım bu bölümü çok fazla uzatmak istemiyorum. Yazı içerisinde kalın yazdığım bölümleri önümüzdeki günlerde ayrı ayrı yer vereceğim. Bu ayaküstü sohbette benim için önemli noktalar:

  • Sonradan edinilmiş girişkenlik- nedir? nasıl kazandım? nelere yol açtı?
  • Başarının tanımı- Özellikle genç yaşlarda bu konuda çektiğim sıkıntılar.
  • Motivasyon kaynağı- Girişimcilik veya kariyer yolunda motivasyonum ne olmalıydı?
  • Hevesi daha emekle döneminde kırılanlar?- neden en kötüsü bu?

İnanın rahatladım. Ancak iletişim çift taraflı olduğunda bir şeyler katar. Ben çok konuştum, yorum bölümünde sizleri dinliyor olacağım. En kısa sürede görüşmek dileğiyle.

Like what you read? Give Entre-pire a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.