Neymiş bu 14 Ağustos? -I

Uzun bir okuma olacağı için yazı dizisinin alt başlıklarını ayrıyeten yayımladım. İlgilendiyseniz diğer başlıkları kontrol ediniz.

2013, 27 Temmuz ve 14 Ağustos, Mısır’da Adeviyye Katliamları

Çoğunluğunu Müslüman Kardeşler sempatizanlarının oluşturduğu, Mursi’nin darbe ile devrilmesini protesto eden halkın kamp kurduğu Adeviyye meydanında, göstericiler 14 Ağustos’ta ordu tarafından eşi görülmemiş bir şiddetle katledildi.

Adeviyye’deki ilk felaket değildi bu; Tahrir Meydanı başta olmak üzere General Sisi’nin kendisine yetki vermesi için Mısır halkını meydanlara çağırdığı 26 Temmuz Cuma sabahını, 27 Temmuz Cumartesi’ne bağlayan sabah, Adeviyye’de öncül bir katliam daha yaşanmıştı. Olay günü öğleden sonra girebildiğim meydandaki camiye konuşlanmış sahra hastanesinde Prof. Dr Eşref Ebuzeyd şöyle söylüyordu:

¨Olay buradaki imkanlarımızı aşıyor, ama böylesi bir başka geceye hazır olmak zorundayız; zorba bir polis ve darbeci bir askerle karşıkarşıyayız. Bunlar insan değiller! Kendilerini ifade etmek isteyen masum protestoculara karşı zorba ve sert bir şekilde savaşıyorlar; yaralamak için değil, öldürmek için saldırıyorlar.

Şu anda Kahire’de yaşanan insanlık dışı. Dünyada hiç kimse bu olanı Kabul edemez; bunlar polis değil, bunlar katil; birçok olayda görev yaptım, böyle birşey Mısır’da daha önce hiç yaşanmadı, bu kadar kısa sürede bu çapta bir kıyım savaşta bile görülmedi!”

Gerçekten korkunçtu…

Ordu, bunun işaretlerini defalarca vermiş ve ay boyunca meydanın boşaltılmasını emretmişti; bu bir tehditti, yine de, kimse böylesine kanlı sonuçlanacak bir şiddet öngörememişti.

Düşünmeden edemiyorum; acaba Gülen cemaati peşpeşe gerçekleşen bu katliama mı gönderme yaptı? Neyse ki asker yoluyla herhangi bir girişim artık olası değil…

Uzun bir çalışma yaptım, lütfen link ve referans göstermeden alıntı yapmayınız.