Neymiş bu 14 Ağustos?

Darbe girişiminin ardından telaffuz edilen tehditkar tarih herkesi meraka sevk etti.

Müneccimlik yapmadan bu sorunun cevabını vermek zor, fakat tarihi biraz irdeleyerek çevrelice araştırınca, bir yerlerden ipin ucunu tutmak, en azından inanca dayalı hesapların küresel politikalarda sanki hiç de hurafe sayılmadığını düşünmek işten değil.

14 Ağustos’ta ne olmuş?

Elbette ilk olarak daha önce bu tarihte gerçekleşmiş olayları taramaya yelteniyor akıl. Gözdağı Gülen’den gelince tarihin AKP’nin kuruluşu ile aynı olması da mantıklı görünüyor.

Ama benim merakımı asıl uyandıran, bu tarihin aynı zamanda 2013 Mısır darbesi ve seçilmiş cumhurbaşkanı Mursi’nin devrilmesi sırasında Rabia-tül Adeviyye meydanı’nda yaşanan katliamın da tarihi olması oldu.

Buradan, yani bire bir tarihten ilerleyince, yakın tarihte Türkiye’yi ilgilendiren ve dönemsel konjonktüre oturan bir olay daha ilgimi çekti: 1974, 15 Temmuz Kıbrıs darbesi ve 14 Ağustos Muratağa, Atlılar ve Sandallar Katliamı.

Dünya tarihinde gerçekleşen pek çok önemli olay daha var 14 Ağustos’ta; fakat bu esnada rastladığım bir başka bilgi, merakımı o yöne doğrulttu.

Bu yıl 14 Ağustos, Musevi takviminde ‘Tisha B’Av’ yani ‘Baba’nın 9. Günü’ne denk geliyor. Rakamsal tarih uyumunu bir kenara bırakıp buradan devam etmeye karar verdim. Son 17 yıla bakınca gerçekten de bu tarihte tüm küresel mekanizmaları etkileyecek kritik dönemeçler olduğunu gördüm. Üstelik bu dönemeçler sıkça -görece olsa da, ‘soykırım’ gibi ortak bir noktada örtüşüyordu.

Ardından bu ışıkta yapılmış bazı ‘komplo’ teorilerine de rastladım. Aslında bir şeyin üzerini örtmek istercesine şiddetle itibarsızlaştırılan bu tabiri kullanmayı sevmiyorum; böylesi teorilerin de bir perspektif sunabileceğini düşünüyorum ve değerli buluyorum; yine de bu tip teorilere mantık dahilinde ikna olana kadar şüpheyle yaklaşıyorum. Bu araştırmada ortaya çıkan resim hakikaten dramatik ölçüde şaşırtıcı.

Kısa tutmaya çalışarak sırayla ilerleyelim.

2013, 27 Temmuz ve 14 Ağustos, Mısır’da Adeviyye Katliamları

Çoğunluğunu Müslüman Kardeşler sempatizanlarının oluşturduğu, Mursi’nin darbe ile devrilmesini protesto eden halkın kamp kurduğu Adeviyye meydanında, göstericiler 14 Ağustos’ta ordu tarafından eşi görülmemiş bir şiddetle katledildi.

Gerçekten korkunçtu…

Ordu, bunun işaretlerini defalarca vermiş ve ay boyunca meydanın boşaltılmasını emretmişti; bu bir tehditti, yine de, kimse böylesine kanlı sonuçlanacak bir şiddet öngörememişti.

Düşünmeden edemiyorum; acaba Gülen cemaati peşpeşe gerçekleşen bu katliama mı gönderme yaptı? Neyse ki asker yoluyla herhangi bir girişim artık olası değil.

1974, 15 Temmuz Kıbrıs darbesi ve 14 Ağustos Muratağa, Atlılar ve Sandallar Katliamı.

15 Temmuz 1974’te Türkiye, İngiltere ve Yunanistan arasında devam eden Cenevre görüşmeleri çıkmaza girince, TSK birlikleri Lefkoşa’ya giriyor.

Bundan 20 gün sonra, 14 Ağustos 1974’te Muratağa, Atlılar ve Sandallar köylerindeki Kıbrıs Türklerine düzenlenen saldırılar sonucu bir katliam yaşanıyor.

Rastlantıda ilginç olan, aynı yıl içerisinde 15 Temmuz ve 14 Ağustos şeklinde tekrar eden bir çizgi olması ve yine Kıbrıs müzakerelerinin arifesinde olmamız.

Nitekim darbe girişiminin ardından Kıbrıs Cumhurbaşkanı Akıncı, “güveni erozyona uğratacak davranışlardan uzak durmanın hayati önem taşıdığını” vurguluyor ve uyarılar yapıyor.

2016, 14 Ağustos; Tisha B’Av

‘Av’; on ikinci ay

Musevi takviminin son ayı ‘Av’, Akadca’da ‘baba’ anlamına geliyor. Bu ay, her yıl Temmuz ve Ağustos’ta başlayan 30 günden oluşuyor ve ayın sonu Eylül’e sarkabiliyor.

Babil Talmud’unda bu ay için “[Av ayına] Girdiğimizde neşemiz azalır” deniyor.

Gerçekten de öyle görünüyor ki, önemli kişiliklerin ölümleri, tapınakların istilası, yakılması veya yıkılması, Kudüs iç savaşı, İspanyol ve İngiltere Musevilerinin sürülmesi, El Halil Musevi katliamı, Gazze’nin ayrılması, Arjantin’deki AIMA saldırısı gibi tarihsel dönemeçler ve Musevi dünyasını olduğu gibi dünyayı da çok yakından ilgilendiren, ekte sıralayacağım pek çok önemli olay ‘Av’ ayında ve Tisha B’Av itibariyle gerçekleşmiş.

Dokuzuncu gün; Tisha B’Av

‘Av’ ayının 9. günü, yani ‘Tisha B’av’, Babil dilinde ‘Baba’nın 9. Günü’ anlamına geliyor.

Musevi tarihinde pek çok felaketin yaşandığı bu ay, dokuzuncu günü, yani ‘Tisha B’Av‘ itibariyle dini bayram sayılarak ay boyunca yas gelenekleri uygulanıyor. Tisha B’Av ritüelleri 21 gün, yani Av ayının sonuna kadar sürüyor ve bu 21 günün üzücü olaylara gebe olduğuna inanılıyor.

Öte yandan Musevi inanışına göre, Mesih, yani ‘seçilmiş kişi’, Pazar gününe rastlayan bir Tisha B’Av’da ortaya çıkacak ve bugünkü tapınak tepesine (Haram el Şerif), tapınağı [yeniden] inşa edecek. Mesih, sembolü Av ayını temsil eden ‘aslan’ olan Yahudi kavminden doğacak.

Bu yıl ‘Av’ ayı 5 Ağustos’ta başlıyor, 9. gün 14 Ağustos’a denk geliyor. 21. gün ise 5 Eylül’e rastıyor.

Buraya kadarki araştırma hurafe ve havada kalacak yakıştırmalardan öte elle tutulur birşey söylemiyor elbet, yine de şaşırmadan edemiyorum; konu etrafında dönen söylemlerde geçen (medyada ‘acaba’ diye sorgulanan) ‘Mesih’, ‘kuluçka’, ‘aslan’ gibi göndermeler (ya da bizim öyle zannettiğimiz rastlantılar) ve içerdikleri sembolizma bir bütün haline geldiğinde hakikaten ilginç.

Hele ki bu konu altında, Eski Ahit’te geçen bir ayetle okununca iyiden iyiye ilginç:

“Bekle ve gör, insanlar koca bir aslan gibi doğrulacak ve kendisini bir aslan gibi yükseltecek.” Eski Ahit

Aklıma Gülen’in zihinleri meşgul eden sözleri geliyor.

“Ne kadar ağır gelirse gelsin dişini sık ve sabret. Beklentilerin karşısında kuluçkada yumurtaların 20 gün çevrildiği gibi sabret” F. Gülen

“20 gün sabret ve bekle” F. Gülen

Tisha B’Av da 20–21 gün sürüyor… Ne demek istiyor?

Öte yandan Cumhurbaşkanı’nın sözleri var:

“Darbe gecesi ‘bekle gör’ tavrında olanları not ettik.” R.T. Erdoğan

“Çakalların uluması, aslan kükreyinceye kadardır.” R.T. Erdoğan

Bu kadar rastlantı yetmezmiş gibi bir de üzerine Erdoğan’ın son sözü söylediği gün, yani 10 Ağustos ‘ Dünya Aslanlar Günü’ne denk geliyor; burası biraz tuhaf tabii, biliyorum, sadece kayda geçmek adına.

Uçuşkan zihnim bundan fantastik bir kurgusal film çıkarmaya yelteniyor ama (yok canım…) onu susturarak araştırmaya devam ediyorum. Ne de olsa her iki muhatap da ilahiyet bilgisi olan iki düşman; olsa olsa göndermeler yapar bunun üzerinden. Gülen, ezoterik bir gönderme yapıyorsa eğer, Erdoğan da o dilden cevaplamayı bilir…

Üstelik araştırdıkça konunun spekülasyondan ziyade istatistik kısmı çok daha ilginç olageliyor.

Av ayının tam olarak dokuzuncu gününde veya Tisha B’Av zarfında gerçekleşmiş olan ve sadece Musevi dünyasını değil tüm dünya tarihini ilgilendiren pek çok önemli olay var; ulaşabildiğimce dünya ve yakın tarihte meydana gelmiş olan bu olayları dönemsel olarak ayırarak listeliyorum.

İlginç değil mi?

2016’da Tisha B’Av 14 Ağustos, 2017’de ise 1 Ağustos’ta olacak.

Bu konu bugünlerde yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da konuşuluyor. Bakalım dünyada neler olacak? Bu koca listeden sonra diliyorum ki bu yıl Tisha B’Av tatil olsun.

Bir de girişte sözünü verdiğim apokaliptik komplo teorileri var, fakat şimdiden oldukça uzun bir okuma oldu bu, onlar bir sonraki yazıya kalsın.

Araştırma çok uzun olduğu için yazının alt başlıklarının detayına link veriyorum. Uzun bir çalışma yaptım, lütfen link ve referans göstermeden alıntı yapmayınız.