Neymiş bu 14 Ağustos? -II

Uzun bir okuma olacağı için yazı dizisinin alt başlıklarını ayrıyeten yayımladım. İlgilendiyseniz diğer başlıkları kontrol ediniz.

1974, 15 Temmuz Kıbrıs darbesi ve 14 Ağustos Muratağa, Atlılar ve Sandallar Katliamı.

Türkiye ile ilgili olarak 14 Ağustos, 1974’de Kıbrıs’da çıkıyor karşımıza.

15 Temmuz 1974’te Türkiye, İngiltere ve Yunanistan arasında devam eden Cenevre görüşmeleri çıkmaza girince, TSK birlikleri Lefkoşa’ya giriyor.

Bundan 20 gün sonra, 14 Ağustos 1974’te Muratağa, Atlılar ve Sandallar köylerindeki Kıbrıs Türklerine düzenlenen saldırılar sonucu bir katliam yaşanıyor.

Rastlantıda ilginç olan, aynı yıl içerisinde 15 Temmuz ve 14 Ağustos şeklinde tekrar eden bir çizgi olması ve yine Kıbrıs müzakerelerinin arifesinde olmamız.

Nitekim darbe girişiminin ardından Kıbrıs Cumhurbaşkanı Akıncı, “güveni erozyona uğratacak davranışlardan uzak durmanın hayati önem taşıdığını” vurguluyor ve uyarılar yapıyor:

Bugünlerden başlayan bu zıtlaşmalar hayra alamet değildir ve Sayın Anastasiadis ile daha ilk günden ilk buluşmamızdan konuştuğumuz anlayışa da sığmamaktadır…. Barbaros hayrettin gemisinin gerdiği günlerdeki gibi yeni gerginlik nedenlerine yol açılmaması gerektiğini daha ilk günlerden konuştuk… Asla diyerek çok katı tutumlarla bir uzlaşmaya varılamaz, böyle davranılması halinde 42 yıldır tekrarlanan süreç aynı şekilde devam edecektir.”

Çözümün, BM genel sekreterinin değişeceği, ABD’de yeni bir yönetimin iş başına geçeceği ve Güney Kıbrıs’ta da Cumhurbaşkanlığı seçim propagandasının başlayacağı 2017 yılına sarkıtılmaması gerektiğini belirten Akıncı, “temenni ederim ki bu yanlışa düşülmez ancak daha bugünden işaretlerini aldığımız Doğal gaz araştırmalarının yeni safhaları gündeme gelecek, bu vesileyle şunun altını çizmek isterim, özellikle yine bu içinde bulunduğumuz dönemde müzakere sürecine zarar verecek en ufak davranışlardan kaçınılması lazımdiyor.

Uzun bir çalışma yaptım; lütfen link ve referans göstermeden alıntı yapmayınız.