Almanya’da Yükseköğrenim — Nasıl?

Erhan Erkut
Jun 13 · 5 min read

Bir önceki yazımda, neden gençlerin Almanya’da yükseköğrenime ilgilerinin arttığını anlatmaya çalışmıştım. Bu yazıda ise Alman üniversite sistemini özetleyip Türk öğrencilerin nasıl Alman üniversitelerine girebileceklerini anlatmaya çalışacağım.

Alman üniversite sistemi

Modern üniversitenin, ya da araştırma üniversitesinin doğduğu yer olan Almanya’da yükseköğrenim sistemi uzun yıllar sadece devlet üniversiteleri ile sınırlı kaldı. Almanya’ya vakıf üniversiteleri aşağı yukarı Türkiye ile aynı zamanda geldiler ve sayıları aynı hızla arttı. İlk Alman vakıf üniversitesi 1980’de kurulan Witten/Herdecke oldu. Şu anda Almanya’da 300 civarında devlet üniversitesinin yanında (çoğu vakıf olan) 100 civarında da özel üniversite vardır. Toplam öğrenci sayısının sadece %5’ine sahip olan özel üniversitelerde ücretler 2,000 ile 20,000 Euro arasında değişir. Özel okulların çoğu devlet tarafından akredite edilmiş olduğundan belirli bir kalite güvencesine sahiptir. Kontenjan kısıtı olmadığından özel okullara girmek biraz daha kolay ve bu okulların mezuniyet oranları biraz daha yüksektir. Benim tahminim Almanya’daki özel okul sektörünün (biraz da yabancı öğrenci talebi nedeniyle) büyümeye devam edeceği yönünde.

Almanya’daki özel üniversiteler genellikle dar bir alanda uzmanlaşmışlar. Örneğin, Handelshochschule Leipzig, European Business School, ve WHU Otto Beisheim School of Management Almanya’nın en bilinen işletme okulları arasındadır. Özel okulların çoğu, devlet üniversitelerinin hızlı değişime ayak uyduramadığı ve talebi karşılayamadığı alanlarda açıldılar. Örneğin, iki yıl önce Akademik Kurul Başkanı olduğum İELEV Özel Lisesi öğrencileri ile birlikte ziyaret ettiğim Berlin’deki CODE Üniversitesi kanımca tüm dünyada eğitimde devrim yapan okullardan birisi. Doğu Almanya’dan kalan ve kullanılmayan dört katlı bir depo binası “Factory Berlin” adıyla bir inovasyon merkezi olarak yeniden yapılandırılmış. Binada hem ortak çalışma alanları var hem de çok sayıda yeni girişim var. Binanın dördüncü katında ise CODE Üniversitesi yer alıyor. 34 yaşında bir girişimci tarafından kurulan bu üniversitede sadece 3 bölüm var: yazılım mühendisliği, etkileşim tasarımcılığı ve ürün yöneticiliği. Üniversitede ders veya sınav pek yok. Öğrenciler öğretim üyelerini mentörlüğünde onlarca bilişim projesi üzerinde çalışıyorlar ve ancak belirli bir deneyim ve yetkinlik listesini başarıyla tamamladıklarında mezun olabiliyorlar. Yıllık ücret 9,000 Euro, fakat Avrupa Birliği ülkelerinden gelen öğrencilere otomatik banka kredisi veriliyor ve öğrenciler borçlarını mezun olduktan sonra ödüyorlar. Üniversitedeki iki Türk öğrencisi (ki birisi MEF Üniversitesi’nden gitti) de bankayı ikna ederek kredi almayı başarmışlar.

Devlet-özel ayrımının yanında, Alman üniversite sistemindeki diğer önemli ayrım üniversite-yüksek okul ayrımı. Üniversiteler daha teorik veya akademik bir eğitim veriyorlar. Yüksek lisans veya doktora yapmak isteyenlere bu okullar öneriliyor. Tipik üniversite diplomaları insani, sosyal ve beşeri bilimler, bilim, mühendislik, hukuk, eğitim ve sanat fakülteleri tarafından veriliyor. Almancada üniversite olmayan yükseköğretim kurumlarına “Fachhochschule” deniliyor, ve bu terim İngilizceye genellike “School of Applied Sciences” olarak çevriliyor. Türk eğitim sisteminde bu okullara en yakın isim “Yüksekokul” olabilir, fakat bu okullar bizdeki yüksekokullardan farklı. Programların çoğu üniversitelerdeki programlara benziyor, fakat eğitim uygulamaya daha yakın (örneğin bir dönem staj zorunlu) ve hedef mezun olup çalışmaya başlamak isteyen aday öğrenciler. Bu okullarda mühendislik, bilişim teknolojileri, tasarım ve işletme eğitimi almak mümkün. Bu okulların mezunları isterlerse Almanya’da üniversitelerin yüksek lisans programlarına da başvurabiliyorlar. Kanımca bu okullar Almanya’da yükseköğrenim almak isteyen Türk öğrenciler için ilginç bir alternatif.

Almanya’daki üniversite sistemini şöyle özetleyebilirim: Yükeköğrenim kurumlarının 121’i üniversite, 220’si yüksekokul, 58’i ise sanat koleji. Toplam 399 yükseköğrenim kurumu arasında 19 özel üniversite ve 93 özel yüksekokul bulunuyor. En prestijli kurumlar genellikle devlet üniversiteleri olmakla birlikte, Almanya’da yükseköğrenim almak isteyen bir Türk öğrenci adayı tüm Alman yükseköğretim kurumlarını değerlendirmeye almalı.

Türk öğrenciler nasıl Almanya’da yükseköğrenim alabilirler?

Türkiye’de liseyi bitiren öğrenciler Alman üniversitelerine birkaç farklı yoldan erişebilirler.

1. LYS + DSD2: Lisans Yerleştirme Sınavı ile bir bölüme yerleştirilen öğrenci, eğer belirli bir seviyede (genellikle B2 veya C1) dil bilgisini kanıtlayabilir ise, aynı bölümü Almanya’da okuyabilir. Öğrencinin hangi Alman üniversitesinden kabul alabileceği kısmen LYS’den almış olduğu puana bağlı. Almanca dil bilgisini kanıtlamak için uluslararası geçerliliği olan bir sınava girmek gerekli. Almanya’da üniversitelerin öncelikle tercih ettiği sınav DSD2 (Deutsches Sprachdiplom Stufe 2). Bu sınavda okuma, yazma, dinleme, ve konuşma becerileri sınanıyor. Kendi kendine Almanca öğrenerek bu sınavda başarılı olmak pek olası değil. Almanca eğitim veren liselerin öğrencileri çoğunlukla bu sınavda başarılı olabiliyorlar. Örneğin, bu sene İELEV 12. sınıfındaki 25 öğrenciden 23’ü DSD2 almayı başardı. Bazı üniversiteler DSD2 yerine TestDaF (Test Deutsch als Fremdsprache) sınav sonuçlarını görmek isteyebilirler. DSD2'nin yanı sıra bazı üniversitelere başvuruda dil düzeyinin yanısıra bir bilişsel beceri testi olan TestAS (Test für Ausländische Studierende) sınavı iyi sonuç alan adayları öne çıkartabiliyor. Gereken dil becerilerini belirlemede üniversitelerin farklı kurallar geliştirme ve uygulama otonomisi olduğundan, tüm üniversiteler için geçerli bir yol önermek mümkün değil.

2. Abitur: Alman lise sisteminde lise son sınıfta yapılan beş ayrı merkezi sınav sonrasında ulaşılabilen en yüksek lise diplomasidir. Abitur diplomasi almak pek kolay değildir; Almanya’daki lise mezunlarının ancak yarısı Abitur diplomasi ile (diğer yarısı ise standart lise diplomasi ile) mezun olurlar. Türkiye’de Abitur alabilmek için bazıları yazılı bazıları sözlü olmak üzere Almanca, İngilizce, Matematik, Biyoloji, Kimya ve Fizik sınavlarına girmek gerekli. Abitur sınavlarına herkes başvurabilir ama Abitur seviyesinde eğitim verebilen öğretmenler ile eğitim almamış öğrencilerin bu sınavda pek şansı olmaz. Abitur sınavında başarılı olan öğrenci sınavdaki başarı notuna bağlı olarak Almanya, Avusturya, veya İsviçre’de bir üniversiteye yerleşebilir. Türkiye’de Abitur’a hazırlayan iki lise bulunmakta: İstanbul Erkek Lisesi ve Özel Alman Lisesi. Web sitelerindeki bilgilere göre, Alman Lisesinin 130 mezunundan her yıl 100 kadarı Abitur diplomasına hak kazanıyor. Bu yıl İEL’in 180 mezunundan 123’u Abitur diplomasi aldı.

3. GIB: Alman üniversiteleri, üniversiteye hazır olma kanıtı olarak IB (İnternational Baccalaureate) diplomasının Almanca’ya uyarlanmış versiyonu olan GIB’yi de kabul ediyorlar. Dünyada kırkın üzerinde “yurt dışı Alman okulu” statüsündeki okulda mevcut olan bu program Türkiye’de ilk İELEV Özel Lisesi’nde verilmeye başlandı. Bu diplomayı alabilmek için Almanca ve Türkçe derslerinin yanında Almanca olarak Tarih, Biyoloji ve/veya Kimya ile İngilizce olarak Matematik ile İngilizce Dil Edinim veya Fizik derslerinden IB sınavına girmek gerekiyor. GIB diplomasi Almanya’da üniversiteye girişte geçerli olmanın yanında IB sisteminin birçok avantajını da içeriyor. Bir eğitim vakfı tarafından merkezi olarak hazırlanan IB programının misyonu, değişen dünyanın gerektirdiği entelektüel, bireysel, duygusal ve sosyal becerileri geliştiren bir eğitim programı ile daha iyi bir dünya oluşturmak. Kendi sitelerinde amaçlarını “Dünya barışına katkı bulunacak, özgüven, öz disiplin ve üst düzey düşünme becerilerine sahip, yaşam boyu öğrenmeyi benimsemiş, sorumluluklarının bilincinde, farklı kültürleri bilen ve anlayan dünya vatandaşları yetiştirmek” olarak tanımlıyorlar. Eğitim felsefesinin yanında GIB ile Abitur arasındaki önemli bir fark, Abitur’da öğrencinin ders seçme şansının olmamasına karşılık GIB’de bir miktar seçim alanı bulunması. GIB ile Abitur’un ortak yanı ise, üst düzeyde bir lise diplomasi ile öğrencinin üniversiteye kabulünü kolaylaştırmak ve üniversitede başarı şansını artırmak.

4. Türk-Alman Üniversitesi (TAÜ): Biraz şaşırtıcı gelebilir ama Almanya’da yükseköğrenim almanın bir yolu da bir Türk üniversitesinden geçiyor! İlk öğrencilerini 2013’de alan TAÜ, Türkiye ile Almanya arasındaki bilimsel, iktisadi ve kültürel iş birliğini artırmak amacıyla kurulmuş bir devlet üniversitesi. TAÜ’deki lisans programları Almanca olduğundan, Almanca bilmeyen öğrencilere dil hazırlık yılında Almanca eğitimi verilir. Alman öğretim üyelerinin de görev yaptığı TAÜ’nun her bölümünün bir Alman üniversitesi ile ilişkisi vardır. Öğrenciler eğitimlerinin bir yılını Almanya’da geçirebilir ve Alman üniversitesi diplomasi alabilirler. Almanca bilen öğrencileri çekmeyi hedefleyen TAÜ’de Almanca eğitim veren 38 liseye ayrılmış kontenjanlar vardır ve bu kontenjanlara genel kontenjanın gerektirdiğinden daha düşük puanlar ile girilebilir.

Daha fazla bilgiye nasıl ulaşabilirim?

Almanya’da Yükseköğrenim Fuarı: 22 Haziran 2019’da İELEV Özel Lisesi’nde yapılacak olan Almanya’da Yükseköğrenim Fuarı’nda Almanya’dan gelen yükseköğrenim yetkililerini ve Almanya’da öğrenim gören Türk öğrencileri dinleme ve onlara sorular sorma fırsatı bulabilirsiniz.

İngilizce kaynaklar için özellikle önerdiğim siteler şunlar:

Studying in Germany, Research in Germany, German Way, Deutschland.de, BridgeU, Study.eu, StudyPortals, InterNations, DAAD, IB, IB for Germany, Deutschstudent

Sıralamalar

THE, US News, QS, UniRank, CHE, MastersPortal

    Erhan Erkut

    Written by

    Özyeğin Üniversitesi Kurucu Rektörü (1.1.2008–1.7.2013), MEF Üniversitesi (1.1.2014 -…) erhanerkut2000@gmail.com