Mülakat Sırasında Neden Soru Sormalısınız?

İş görüşmesi sırasında fazla değer verilmeyen bir konu olan “Mülakat Sırasında Soru Sorma” konusunu inceleyeceğim bugün sizlerle. Bu yazıda genel olarak şu konulardan bahsedeceğim:

· Soru sorma mülakatların neden az değer verilen kısımlarından biridir

· Mülakat sırasında soru sormanın psikolojik etkileri ve karşıdakini nasıl etkileyebilirsiniz

· Sizi diğer adaylardan öne çıkartacak 5 soru

Soru Sormaya Neden Az Önem Verilir?

İnsanların çoğu mülakatlara hazırlanırken tüm enerjilerini tek bir şey üzerine yoğunlaştırır: sorulabilecek onlarca sorunun yanıtlanması. Çoğu kişi, mülakat sırasında sormak için herhangi bir soru hazırlamayı bile düşünmez.

Benim düşünceme göre, bir mülakatın sonunda soru sorma imkânı, belki de tüm mülakat içerisindeki en önemli kısımdır.

Mülakatın soru ve cevap kısmı gerçek anlamda sizin sahip olduğunuz tek bölüm. Bu kısımda ne isterseniz sorabilirsiniz. Konuşmayı istediğiniz yöne doğru şekillendirebilirsiniz. Bu, çok önemli çünkü mülakatı yapacak kişinin beyninde pozitif bir ilişki kurmanıza ve kalıcı bir izlenim bırakmanıza yardımcı olacak birkaç psikolojik tekniğin kullanılmasına izin veriyor.

Mülakatı Yapan Kişiyi Etkilemek için Psikoloji Kullanmak?

Sonralık Etkisi.. Bu etkiyi göre insanların bir süreç içerisinde en iyi hatırladıkları kısmın en sonda gerçekleşen kısım olduğu söylenmektedir. Gelin şimdi mülakatı bir olaylar zinciri olarak düşünelim. Mülakatlar genel olarak ön bilgilendirme ile başlayıp, davranışsal ve kişilik soruları ile devam edip daha sonrada teknik soruların sorulması ve soru/cevap kısmı ile son buluyor.

Mülakatı yapan kişinin mülakat sürecindeki kısımları hatırlamasını 0–10 skalası üzerinden değerlendirecek olursak, görüntü aşağı yukarı şu şekilde olacaktır;

Hafızanın nicel olarak temsili

Sonralık Etkisi’ne göre, mülakatı yapan kişi, muhtemelen mülakatın ön bilgilendirme ve soru ve cevap bölümlerini en iyi şekilde hatırlayacaktır.

Konuşma Oranı.. Artık mülakatın sonunda sorduğumuz soruların diğer her şeyden hatırlanmasının muhtemel olduğunu biliyoruz. Ve şimdi de bu sorularımızla ilgili hatırlamaların olumlu olmasını istiyoruz.

Futbolda terminolojisi ile açıklayacak olursak “Konuşma Oranını” topa sahip olma oranı olarak değerlendirebiliriz. Sizin konuşmak için harcadığınız zamana karşılık mülakatı yapan kişinin konuşmak için harcadığı zaman olarak nitelendirebiliriz konuşma oranını. İdeal bir senaryoda, mülakatı yapan kişinin mümkün olduğunca fazla konuşmasını istersiniz. NEDEN?

Harvard psikoloji departmanından birkaç araştırmacı, insanların kendileri veya başka insanlar hakkında konuşurken beyinsel aktivitelerini inceliyorlar. Tüm çalışmalarda göstermektedir ki kişinin benliği hakkında konuşmak, ödül ve zevkle bağlantılı olan beyin bölgelerinde etkinliğe yol açmaktadır.

Araştırmacılar, deneklerin verdikleri cevaplara göre para ödeyerek çalışmayı bir adım daha öteye götürmeye karar veriyorlar. Sonuç ise, insanların kendileri hakkındaki soruları cevaplamak için kazançlarının %17'sinden vazgeçmeye istekli olduklarını gösteriyor. Ve bu rakam dinleyen birisi olduğunda %25 seviyelerine kadar yükseliyor.

Sonuç olarak:

“Kendimizden, ilgi alanlarımızdan ve sorunlarımızdan bahsetmek, bizi en temel düzeyde mutlu ediyor, özellikle de bir başkası dinlerken.”

Bu sonucu, mülakat yapan kişiye stratejik sorular sorarak kendi lehimize çevirebiliriz.


1. Şirketiniz hakkında çalışmayı en sevdiğiniz şey nedir?

· Bu soru ile mülakatı yapan kişi kendi hakkında, kendine özgü şeyler hakkında konuşur. Ve bu sayede her iki psikolojik (sonralık etkisi ve konuşma etkisi) stratejimizi de kullanmış oluruz.

· Ayrıca, bu soru sayesinde şirketin kültürü ve şirkette çalışan kişiler hakkında daha detaylı bir bilgiye sahip olabilirsiniz.

2. Ekibinizin şu anda karşılaştığı en büyük zorluk nedir?

Mülakatı yapan kişinin perspektifinden bakacak olursak bu soru, sizin şirketin problemleriyle ilgilendiğinizi gösterecektir ve bu harika bir şeydir. Sizin perspektifinizden ise bu soru en önemli sorulardan biridir. Bu sorunu şirketteki pozisyonu elde etmek için kullanabilirsiniz. Bu konu hakkında daha derin ve mümkün olduğunca fazla bilgi almak istiyorsanız şu soruları sorabilirsiniz:

· Problem nasıl başladı?

· Sınırlayan şey nedir?

· Daha önce sorunu çözmek için aksiyon alındı mı?

3. Şimdi 1 yıl sonrasını düşünelim ve bu işe alma sürecine geri dönelim. Beklentilerinizin aşılması için ne olması gerekirdi?

Mülakatı yapan kişinin gözünde bu soru altın değerindedir. Bu soru ile aslında, “Başarının neye benzediğini bilmek ve bu sayede de bu rolün hakkını vermek istiyorum.” denmektedir.

Sizin açınızdan ise, başvurduğunuz role kabul edilmeniz halinde hâkim olmanız gereken yetenekler hakkında size iyi bir fikir verecektir.

4. Bu şirkette çalışırken öğrenmiş olduğunuz en beklenmedik ders nedir?

Sizi diğerlerinden ayıran soru bu olacak. Tamamen benzersiz bir soru. “Daha önce kimse bana bunu sormamıştı.” tarzında bir tepki alırsanız şaşırmayın.

5. Bana biraz daha kendinden bahsedebilir misin, iş dışında neler yapmaktan hoşlanırsın?

Bu sizin kapanış cümleniz. 30–60 dakika boyunca işten bahsettiniz, şimdi biraz daha kişisel konulardan bahsetmenin zamanı geldi. Bu sorunun çok stratejik ve önemli bir soru olmasının tek sebebi kişinin kendi hakkında konuşmakla kalmayıp aynı zamanda onları mutlu eden konulardan da bahsediyor olmalarından kaynaklanmaktadır.

Umarım ki, mülakatı yapacak kişi ile ilgili görüşmeden önce ortak ilgi alanları hakkında genel bir görüş oluşturmak için araştırma yaparsınız. Eğer yaparsanız, konuşmayı bu yönde şekillendirin ve altın çocuk siz olacaksınız. Son olarak, kişisel konular hakkında da bilgi aldıktan sonra, elinizde teşekkür e-postası atmak için bütün bilgiler var.

Blog: esatartug.blogspot.com

KAYNAKLAR

1- http://healthland.time.com/2012/05/08/why-we-overshare-the-brain-likes-it/

2- https://goo.gl/UXvjCE

3- https://en.wikipedia.org/wiki/Serial_position_effect

4- http://changingminds.org/explanations/theories/recency_effect.htm