Üniversite Hayatından İş Hayatına İlk Adım

5 yıl boyunca öğrenciliğimin temel göstergesi olan öğrenci kimliğimi artık bir anı olarak dolabıma koyalı 6 ay olmuş. Ardında birçok çalışmanın, mücadelenin, rekabetin ve en önemlisi bir çok hayalin olduğu öğrencilik hayatına bir süre ara verip artık iş hayatına atılmış bulunmaktayım. Bu yeni macerama dair ilk izlenimlerimi de sizinle paylaşmak istedim:)

Şimdi Neredeyim, Ne Yapıyorum ve Nasıl Bir Yolculuktan Geçtim ?

Üniversitenin son senesinde herkesin yaptığı gibi ben de hedeflerim ve hayallerim doğrultusunda iş başvurusunda bulunmak istediğim firmalarla yavaş yavaş temaslara geçmeye başladım. Girişimcilik ekosisteminde yoğun geçen yıllardan sonra kurumsal hayatın dinamiklerini de keşfetmeye karar verdim. Ancak seçeceğim firma kesinlikle benim girişimcilik ruhumu zedelememeli aksine kurumiçi girişimcilik yapabileceğim fırsatlar da sunmalıydı. Kimi zaman bizzat ben başvurularda bulundum, kimi zaman da iş teklifleri gelmeye başlamıştı. Mezun olmak üzere olan birisi için gelen teklifler elbetteki motive edici bir şey ancak bu süreçte gerçekten kriterlerimden ve kariyer planlarımdan taviz vermek istemiyordum. Bunun için de aslında üniversiteye başladığımdan beri kendimi planlarım doğrultusunda geliştirmeye ve konumlandırmaya çalıştım. Ve şimdi nokta atışı yapma zamanı gelmişti.

Derken Turkcell’in Genç Yetenek Programı ile tanıştım. 3 senedir yapılan bu işe alım programıyla ilgili detaylı bir araştırmaya giriştim. Turkcell’in Dünya’nın “ilk dijital operatör” olma hikayesini ve insanların hayatına bir operatör olmak dışında da dokunmaya çalışan projelerini okudukça ister istemez bir yakınlık kurmuştum. (Bir sonraki yazımda Turkcell Genç Yetenek programı ile ilgili detaylı bir şekilde anlatacağım.Bu sene başvurmak isteyenlere ufak bir kılavuz olur umarım.)

Diğer yandan ben ne istiyorum, nasıl bir şey istiyorum sorusuna kendi içimde daha derin cevaplar aramaya başlamıştım.

1) Teknoloji

Küçüklüğümden beri profesyonel düzeyde olmasa da teknoloji hayatımın hep merkezinde oldu, yeri geldi sadece bilinçli bir kullanıcı oldum yeri geldi teknolojinin nimetlerinden faydalanarak ödül alan projeler geliştirdim. Ve her zaman günceli takip etmeye çalıştım. O yüzden teknoloji kariyer basamaklarımda olmazsa olmazlardan biriydi.

2) Deneyim Yaratmak/Tasarlamak

Girişimcilik ekosisteminde aktif olmamla birlikte deneyim kelimesini yüzeysel olarak kullanmaktan bir tık daha öteye gidip bu alana kişisel gelişimim için yatırım yapmaya başlamıştım. Design Thinking konspeti ile ilgili yüzlerce makale okudum, teknik tasarım-prototipleme programlarının kullanımını öğrendim ve onlarca workshop/etkinliğine katıldım. Ve yeri geldi bu alandaki çalışmalarımdan para bile kazandım. O yüzden Türkiye’de her ne kadar niş bir alan olsa da Kullanıcı/Müşteri Deneyimi Tasarımı/Yönetimi benim uzmanlık alanım olmalıydı.

3) Kurumiçi GirişimcilikHer ne kadar girişimcilik kişinin kendi şirketini kurmasıyla doğrudan ilişkilendirilse de aslında girişimcilik bir hayat tarzıdır. Bu bilinçle hareketle girişimcilik için illa kendi şirketimizi kurmamıza gerek yok, önemli olan problemlere farklı açıdan yaklaşım çözüm modelleri geliştirmek. Bu yaklaşım da son zamanlarda popüler hale gelmeyen “kurumiçi girişimciliğe” beni daha da yakınlaştırdı. O yüzden girişimci düşünce yapısından ödün vermeyen kurumsal hayatında da dinamiklerini de keşfedeceğim bir şirkette çalışmalıydım.

4) Uluslarası İş Yapma İmkanı

Önemli kriterlerimden biri de global hareket edebileceğim bir iş çevresinde bulunmak. Artık her şeyin globalleştiği ve ülkelerin sınırlarını açtığımız bu yeni dönemde kendimi sınırlı bir çevrede konumlandırmak istemiyordum. O yüzden de çalışacağım şirketin kesinlikle uluslararası kültüre sahip olmalıydı.

İşte tüm bu kriterleri sıraladığımda listemin daraldığını farkettim. Ancak bu kriterlerden ödün verirsem eğer gerçekten mutlu olacağım bir iş yapmayacağımı ve sürdürülebilir olmayacağını da biliyordum. Bu kriterlerimin her birisinin Turkcell’de karşılık bulup bulmadığını titizlikle kontrol ettim. Yeri geldi röpartajlar okudum, yeri geldi Turkcell’de çalışan arkadaşlarımla konuştum, yeri geldi tanıtım etkinliklerine katıldım. Ve gerçekten Turkcell’i araştırdıkça kriterlerimle örtüşen birçok ortak nokta olduğunu gördüm.

Ve Turkcell’e başvurdum.. Turkcell’in Aralık ayında kapattığı başvurulardan sonra süreç ağır ağır işlemeye başlamıştı. Bir yandan diğer firmalarla da görüşmeler devam ederken kısa bir süre sonra ön elemeyi geçtiğime dair bilgilendirme maili gelmişti. Bu mail aslında çok yoğun ve rakebetçi bir mülakat sürecinin beni beklediğinin de habercisiydi. Mayıs ayına kadar dijital ortamda bir çok teste ve mülakata katıldım. Dijtial ortamda biten mülakatlardan sonra grup mülakatları, yönetici mülakatları ve son adım olan direkttör mülakatları derken tüm mülakat süreçlerinin sonuna gelmiştik. Benimle birlikte binlerce kişi artık bekleme halindeydi. Haziranda biten mülakat sonuçlarının açıklanması Temmuz ortasını bulmuştu. Gerçekten stresli bir süreç olduğunu söylemeyelim. Çünkü son adımda artık rakipleriniz daha da kaliteleşiyor ve karar vericiler tarafında her şeyiniz en ince ayrıntısına kadar inceleniyor. Ve tabiki de en önemlisi olumlu giden süreçle birlikte etrafınızdaki insanların de beklentileri artıyor.

Ve Turkcell’den teklif aldım. Beklenen haber gelmişti:) Turkcell’den arandığımda o an telefonda aktardıkları birçok detaya odaklanamıştım bile. Ortalama 7 ay süren yoğun ve yorucu bir sürecin ardından hem beni hem de sevdiklerimi mutlu eden bir yeni bir süreç başlıyordu.

İstanbul’a taşındım. 5 yıllık İzmir yaşantısının ardından İstanbul’da yaşayacak olmak biraz ürkütücü gelse de şansıma Turkcell’in Maltepe/Küçükyalı’da yer alan genel merkezinin konumu nispeten sakin ve nezih bir muhitte yer alıyor. İş yerine yürüme mesafesinde ev tuttuğum için çoğu kişi İstanbul’da bunun büyük bir nimet olduğunu söyledi:)

Gelen teklifle birlikle tatlı telaşlar başlamıştı hayatımda. Artık gerçekten öğrenci kimliğimden sıyrılıp kendimi profesyonel hayata adım attığım bir döneme giriyordum. Diğer şanslı olduğum konulardan biri de Turkcell ile birlikte iş hayatına gerçekten yumuşak ve eğlenceli bir geçiş yapmamdı. Çünkü 2 ay boyunca sürekli eğitimlere katıldım, saha ziyaretlerinde bulundum, Turkcell kültürünü daha yakından tanıma fırsatı yakaladım. Bu iki ay boyunca bir şirketin değil de bir üniversite kulübünün bir parçası olduğumu hissettim. Ama artık yavaş yavaş yoğunlaşmaya başladığımı söylemeliyim:)

Turkcell’de Ne Yapıyorum, Görevlerim Neler ?

Şuan Turkcell’in Müşteri Deneyimi Yönetimi departmanında Dijital Kanal ve Servisler bölümünde “Dijital Kanal ve Servisler Müşteri Deneyimi Yöneticisi” olarak görev yapmaktayım. Turkcell’in dijital operatöre dönüşme vizyonu çerçevesinde geliştirdiği birçok mobil&dijital uygulamanın müşteri deneyimi süreçlerinden sorumluyum. Bu sorumluluk kapsamında her uygulama için geniş çalışma grupları oluşturup deneyimi iyileştirerek müşterilerin hayatlarına daha anlamlı bir şekilde dokunmaya çalışıyoruz.

İş hayatının şimdilik eğlenceli bir döneminde bulunduğumu varsayarsak ilerleyen zamanlarda karşılaştığım zorlukları, yaşadığım ilginç deneyimlerimi paylaşmak üzere tekrardan sizlerle bir araya geleceğim:)

Şimdilik görüşmek dileğiyle..