Fenerbahçe-Vardar: Kangren!
Fenerbahçe UEFA kupasını alma hedefiyle başladığı senede, Avrupa’ya Ağustos ayında veda etti. Rakibi Vardar’ı çok sevdiğimiz Vardar Ovası türküsü dışında hayatımızda duymamış olsak da, aslolanın isimler ve formalar değil sahada oynanan oyun olduğunu gösterdiler ve Avrupa’da olmayı sonuna kadar hak ettiler. Yiğidin hakkını yiğide vermek lazım.
Fenerbahçe’nin çok net görülen ve artık kangrene dönüşmüş bir problemi var. Sürekli yan pas yapan, yeteneği kısıtlı, hücumdan çok kalesini savunmayı düşünen fakat bunu da beceremeyen, özgüveni eksik ve sahada rakiplerin korkmadığı bir takıma dönüştü Fenerbahçe! Kangren olan oyuncuları, oyunu ya da formasyonu değiştirmezsek kangrenin tüm vücudu sarması bir sezonu daha dünyanın en güzel takımı basketbol takımımızı izleyerek geçirmemiz işten bile değil!
Aykut Kocaman takıma gelirken yaptığı açıklamalar ve bugün ortaya koyduğumuz futbol malesef birbiriyle örtüşmüyor. Hoca kafasındaki geleneksel düşüncelerden, önce kalemizi savunalım golü bir şekilde buluruz nasıl olsa düşüncelerinden arınamamış. Kendisine saygım hala sürüyor olsa da vazgeçmesi gerekenlerin listesi az çok belli!
- En azından içerideki maçlarda ve zayıf anadolu takımları karşısındaki her maçta çift ön libero saçmalığı. Bakın bırakın Türkiye’yi dünyada böyle oynayan takım neredeyse kalmadı.
- Taraftarın da ümidini kestiği isimleri formadan hatta kadrodan uzak tutması. Ozan, Van Persie, İsmail-Hasan Ali hatta Aatıf bile sayılabilir. Fenerbahçe taraftarı orta sahada Manchester City’nin istediği ama satmadığımız Oğuz Kaan’ı görse, lisansı çıkarsa Eljif’i görse eminim daha mutlu olur. Sabır sınırlarını aşalı çok uzun zaman oldu!
- Güçlü olduğunu düşündüğü fakat henüz ispatlanamamış A planının arkasına B-C-D planları koyması. Bu takımın 4–2–3–1 dışında oynayacağı hiçbir plan yok mu Allah aşkına!
Bir parantez de yönetime açalım. Mayıs’ta bitecek denilen transferi Eylül ayında bitirememek tam bir basiretsizlik ve beceriksizlik. İki adım ötedeki basketbol şubesi en önemli iki oyuncusunu kaybetmesine rağmen sezonu açmadan önce hepsinin yerlerini yenileriyle hızlıca doldurdu. Futbol şubesi ise iki senedir bizi tabiri caizse kanser eden kadrodan daha da beceriksiz bir kadroyla ön eleme oynadı. Yaptığı transferlerin yarısı sakatlandı yarısı da listeye yazılamadı. Taraftar kör değil, her şeyin farkında!
Fenerbahçe’nin UEFA’dan elenmesine anlık taraftar reaksiyonu dışında üzüldüğümü söyleyemeyeceğim. Bu kadro 3 kulvarı kaldıracak bir kadro zaten değildi. Gereken müdahaleler gelmezse, bir sene daha kaçıp giden treni arkadan seyredeceğiz.
Sonumuz hayrola!
