Biz bugün işgal kuvvetlerini yenmiştik

29 Haziran. 1923. tarihinde, yani bundan tam 89 sene önce, Fenerbahçemiz işgal kuvvetlerine karşı en büyük zaferini kazanıyor, General Harrington Kupası’nı İngilizlerden alıyordu. Hem havan topuyla, hem futbol topuyla savaş kazanan tek ülkenin takımı olmakla inanılmaz gururluyuz. İşte sizleri şimdi o günlere götürüyoruz.

I.Dünya savaşından mağlup ayrılan Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Ateşkes antlaşması ile savaştan çekildi. Ateşkes antlaşmasının hemen ardından ülke işgale uğramaya başladı.13 Kasım günü İngiliz savaş gemileri İstanbul boğazına gelmiş ve İstanbul işgale uğramıştı. Böylece 5 yıl sürecek olan işgal dönemi başladı. İşgal altında bir kentte esir gibi yaşamanın zorluğunu İstanbul halkı acı bir tecrübe ile öğrendi. Bu süre içerisinde işgal kuvvetlerine karşı siyasi ve askeri mücadele sürerken hayat zorluklarla olsa da devam ediyordu.

İşgal altındaki şehirde futbol da kaldığı yerden devam etmekteydi. Ancak farklı bir şekilde. Futbol maçları, işgal güçleri olan İngiliz ve Fransız askeri takımları ile yapılmaktaydı. Milli heyecanın da etkisiyle bu maçlara halkın ilgisi oldukça fazlaydı. İşgal kuvvetlerine karşı yapılan maçların büyük bölümünü Fenerbahçe yapmıştı. Fenerbahçe işgal kuvvetlerine karşı oynadığı 50 maçın 41’ini kazanmış dördünde berabere kalarak büyük bir başarıya imza atmıştı.

İngiliz işgal kuvveti takımıyla yapılan en önemli karşılaşma ise 29 Haziran 1923 tarihinde yapılan General Harrington kupası maçı oldu. Bu tarihlerde Kurtuluş Savaşı başarı ile sonuçlanmış, Yunan orduları Anadolu’dan atılmıştı. TBMM heyeti Lozan’da barış görüşmelerini yapmaktaydı. İşgalin yakın zamanda sonlanacağının belli olmaya başladığı tarihlerde, General Harrington, Fenerbahçe’yi mağlup ederek şehirden ayrılmak düşüncesindeydi. Bu sebeple kendi adını taşıyan bir kupa maçı düzenlemeye koyuldu. Harrington, İngiliz askerlerinin oluşturduğu takımlardan bir turnuva yaparak Fenerbahçe ile maç yapacak takımı belirleyecekti. Turnuvanın sonunda üç takım ön plana çıkmıştı: Irish Guards, Grenadiers Guards ve Goldstream Guards. Ancak Harringtn bunlardan herhangi birini seçmedi. Bu üç takımın içinden en başarılı futbolculardan bir takım oluşturuldu. Oluşturulan bu takımın ismi “Goldstream Guards” olarak belirlendi.

Harrington, bu hazırlıkların ardından 80 santimlik gümüş bir kupa yaptırdı ve İstanbul gazetelerine bir ilan vererek Türk takımlarına davette bulundu. Ancak bu yalnızca davet değildi bir çeşit meydan okumaydı. “Türk kulüpleri diledikleri gibi takviye de alabilirler.”

Bu meydan okumaya cevap beklendiği şekilde Fenerbahçe’den geldi. Fenerbahçe, şartsız olarak bu daveti kabul etti. Fenerbahçe’nin İngiliz karmasına karşı yapacağı maç gündemin en önemli konusu haline geldi. Maç, Taksim Stadyumunda 29 Haziran günü oynanacaktı. General Harrington bu maçı fazlasıyla önemsemekteydi ve şeref tribününde yanında Malta Valisi. Lord Plummer’in de olmasını istemiş, onu da maça davet etmişti.

Fenerbahçe-Goldstream Guards maçı binlerce seyircinin tezahüratları altında saat 15.00’te başladı. Fenerbahçe; Şekip Kulaksızoğlu; Hasan Kamil Sporel, Cafer Çağatay- Kadri, İsmet, Fahir- Sabih, Alaeddin Baydar, Zeki Rıza Sporel, Ömer Tanyeri, Bedri Gürsoydan oluşan kadrosuyla sahaya çıktı. 30.dakikada 1–0 mağlup duruma düşen Fenerbahçe ikinci yarıda attığı iki gol ile General Harrington’un oluşturduğu bu ’İngiliz Milli Takımını’ mağlup etti. General Harrington gümüş kupayı takım kaptanı Hasan Kamil Sporel’e verdi. Binlerce seyirci bu tarihi anların ardından Fenerbahçeli futbolcuları Tünele kadar omuzlarında taşıdılar, oradan Kadıköy’e uğurladılar.

Lozan’da bulunan TBMM heyeti de bu maçtan haberdardı. Heyetin başında bulunan İsmet İnönü de Fenerbahçe takımına bu başarısından dolayı. ’Heyetimiz namına hepinizi meserretle tebrik eder, gözlerinizden öperim’ şeklinde bir. kutlama mesajı gönderdi.

Like what you read? Give Fenerist a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.