Çay pazarında ne oluyor?

Uzakdoğu ve Uzakbatı’da popüler Tea House yani Çay evlerini Türkiye’de hatta Avrupa’da pek görmüyoruz. Klasik kahvehaneleri buna karşılık bulmuyorum.

Starbucks, Caribou, Kafe Nero tarzı kahve bazlı gıda zincir mağazaların bu kadar yaygınlaştığı bir dönemde “çay evi”, “çayhane” diyebileceğimiz The House’ların olmaması düşündürücüdür.

Halbuki Türkiye, kişi başı çay tüketiminde günde 4.6 bardak ile birinci sırada yer alıyor. Yani sudan sonra en fazla tükettiğimiz sıvı çaydır. Mıllı içkimiz ayran değil, çaydır. Hatta toplam tüketimde de milyarı aşan nüfuslu iki ülke yani Çin ve Hindistan’dan sonra geliyoruz. Sadece siyah çayı baz alırsak, dünyada ikinci sıradayız.

200 bin ton ve 3.8 milyar liralık bir Türkiye pazarında çaya dair farklı sunumlar olmalıdır. Türklerin yüzde 96’sı kişi başı 3.5 kilogram çay tüketiyor…

Aslında benim Tea House kurmak için bir girişimim oldu. Bu konuda Amerika, Kanada, Çin ve Tayvan’da bir işadamı arkadaşımla incelemeler yaptık. Çay Evi konusunda dünyanın en büyük perakende zinciri ile görüştük. Sonuçta diğer işlerimiz ağır bastı ve bunu bir proje olarak rafa kaldırdık. Vakti ve sevdası olan varsa o proje raftan iner. Benzeri bir iki adım atıldı ama bu halleriyle zincir olabileceklerini ve yaşayabileceklerini sanmıyorum.

Hatta sektörün önemli isimlerinden biri ustalık döneminde bu konuda yatırım yapacağını bana söylemişti. İnşallah tez zamanda hayata geçer.

Gelelim bugüne…

Türkiye, bu kadar çay tüketmesine karşılık, çayın sunumu ve çeşitlendirmesinde dünyadaki çay tüketimi ülkelere göre farklılık gösteriyor.

Mesela, Almanya’da bitki ve meyve çaylarının oranı yüzde 75 yani siyah çay dörtte bir oranında tüketiliyor. Polonya’da bitki ve meyve çaylarının oranı yüzde 30, Rusya’da yüzde 15 civarında. Bizde ise sadece yüzde 1.

Türkiye, meyve ve bitki açısından bir cennet. Sadece bitkilerden 100’e yakın çay yapmak mümkün. Kuru meyve çerez geleneğini komposto ve hoşaf olarak zenginleştirmişiz ama kuru meyveleri çay olarak sunamıyoruz.

Gözden kaçan bir gelişme de tam burada yaşanıyor. Bitki ve meyve çayları genelde poşetli olarak satılıyor. Bu alanın tercih edilmesinin en önemli sebepleri de sağlıklı ve iyi yaşam arayışıyla ilgili: Lezzet, antioksidan ve diyet…

En çok yeşil çay, ıhlamur ve ada çayı tercih ediliyor. Kategori olarak bakacak olursak yüzde 33 terim edilen yeşil çaydan sonra yüzde 29 ile bitki çayları, yüzde 23 ile form çayları ve yüzde 15 de meyve çayları yer alıyor.

Rakamlar da bu poşetli bitki ve meyve çaylarına dikkat etmemiz gerektiğinin bir başka işaretidir. 2010 yılında 560 milyon adet poşet tüketilen bu kategorideki artış yüzde 60 ile geçen yıl 900 milyon poşete çıktı. Genel pastadan yüzde 1 pay almasına karşılık cirodan yüzde 5 pay alabiliyor. Poşetli meyve ve bitki çaylarında büyüme oranında dünyada önde gelen ülkelerdeniz.

Büyük çay markalarını aynı çatı altında buluşturan Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD), her geçen gün artan bir ilgiye sahip olan bitki ve meyve çaylarına ilişkin pazar bilgilerini, tüketim alışkanlıklarını ve dengeli beslenme açısından tüketicilere verdiği mesajları paylaştı.

MÜMSAD Başkanı Metin Yurdagül ve MÜMSAD Genel Koordinatörü Ebru Akdağ’ın ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısına, bitki çayları hakkında bilimsel bilgiler vermek üzere Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada katıldı.

Bilgileri paylaşmanın yanı sıra dernek sektör için önemli yeni sloganı olan“Güvenli Çünkü Poşetli” üzerinde de durdu.

Dernek, açıkta satılan kontrolsüz ürünlerin yarattığı riskler konusunda tüketicileri uyarıyor. Poşetli bitki ve meyve çayları, hammaddelerinden kullanılan filtre kağıdına kadar yüzde 100 doğal ürünler, olduğunu ben de yeni öğrendim. Çayların içine konduğu kâğıt poşetler bir muz türü olan Musa Textilis bitkisinin gövdesinden elde edilen suya dayanıklı liflerden herhangi bir kimyasal işlem uygulanmadan hazırlanıyor.

Hergün keyif alarak içtiğimiz çayın, güvenli tüketmemiz keyfimiz yanı sıra sağlığımıza da katkı vermesi hoş olmaz mı?

Bitki ve meyve çaylarının hazırlanması, karışım olarak sunulması ve çeşitlerine göre soğuk, sıcak veya ılık olarak demlenmesi ve sunulması da ayrı bir uzmanlık ve deneyim gerektiriyor. Poşetli çayların tüketiminin artmasının sebeplerinden en önemlisi de budur.

Kontrol ve denetimi olmayan ürünler güvenli gıda olarak kabul edilmiyor.

“Çay henüz her şey bitmedi demektir” diyor Cezmi Ersöz. Poşetli çay ise her şey yeni başlıyor demektir.

İster keyif, ister alışkanlık, ister sağlık için ama içelebilecek onlarca çeşit çay olduğunu unutmayın.

  • Bu yazının aslı gidahatti.com’da yayınlanmıştır.
https://www.gidahatti.com/cay-pazarinda-ne-oluyor-78516/