Balkanlarda köfte yenir

@FikriTurkel,

Strumic’de (Usturmiçe) akşam yemeğinde farklı bir sohbet konusu açıldı. Televizyonda Makedonca bir Türk dizi filmi vardı. Kumandayla başka kanal ararken dikkatimi çekti, farklı Türk dizileri farklı kanallarda birbiriyle yarış ediyor.

Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşarı Enver Husein ve Radoviş Meclis Üyesi Enis Omer ile sohbetimiz dizilere geldi: Madem bu diziler bu kadar popüler, Türk markaları ekranda buzlanmasın.

  • Onların bir isteği daha var. “Dizi filmlerde daha fazla Türk bayrağı olmalı”.

“Ürün yerleştirme”, her geçen gün daha fazla tartışılan bir konudur. İç pazarda rekabet şartları gereği dizilerde ve haberlerde buzlanma yaşanabilir. Ancak, madem bu diziler ve haberler komşu ülkelerde büyük ilgiyle karşılanıyor, öyleyse yerli ürünlerimizi tanıtmak için niye bir fırsat olarak değerlendirilmiyor?

Amerikalılar, ürün yerleştirme konusunda ödül bile veriyorlar.

Kızılay heyeti ile hem kurban kesimi hem de dağıtımına katılarak, Makedonya’nın en ücra köylerine ulaşma imkanı buldum.

Avrupa’nın bu en fakir ülkesinde, bazı köylerde sadece Türk kanalları programlı. Öyleyse bu ilgiye bir cevap vermemiz gerekiyor.

  • Üsküp, tarihi ve kültürel yakınlığı ile Türkiye’nin ilgi odağında bulunuyor. Bayram tatilini fırsat bulan pek çok vatandaşımız buraya uğrama ihtiyacı hissetmiş. Bugünlerde Balkan Turları epey revaçta. Yunanistan üzerinden gelip, Makedonya’dan Kosova ve Bosna Hersek’e geçenler çok oluyor. Veya Zagreb, Belgrad üzerinden Bosna Hersek’e, oradan da Makedonya’ya gelen turlar ile karşılaştık.

Üsküp yani Skopje’nin havaalanını TAV yaptı ve işletiyor. Geçen hafta vefat eden İbrahim Cevahir’in şirketi ülkenin en büyük rezidansını yapmış. Sütaş, süt işleme tesisi kurmuş ve iyi bir marka imajı elde etmiş. Abdullah Kiğılı da burada konfeksiyon üretimi yapıyor.

  • İlişkilerimiz iyi ama yeterli değil.

Balkanlarda Osmanlı’nın izlerini en iyi yansıtan iki şehirden biri Üsküp’tür. Çarşısı ve camilerinin yanı sıra çoğu Makedon’un Türkçe bilmesi büyük rahatlık sağlıyor. Günlük hayatın da ucuzluğu burada dolaşımı kolaylaştırıyor.

Çarşıda dolaşırken dikkat ettim: Popüler yiyecek noktalarının çoğunda Türkiye’den gelen turistler vardı. Çoğu da köftecileri tercih ediyor.

İster İnegöl Köftesi deyin, isterse Tekirdağ, hatta Akhisar’ın Ramiz Köfte’si olsun, kökenleri Balkanlara dayanır. Bulgaristan’ın Filibe (Plovdiv) şehri köfte geleneği olarak ilk akla gelen yerdir.

Bosna Hersek, Üsküp de geleneksel Türk köftesinin popülerliğini koruduğu yerlerin başında gelir.

Artık Balkanların hangi şehrine giderseniz gidin, iyi bir köfteci dükkanında harika bir. köfte lezzetiyle karşılaşırsınız.

Üsküp’te eski çarşının içindeki Destan, 1913’ten beri hizmet veriyor.

Balkanlardaki köftenin lezzetinin başlıca özelliğinin, kullanılan et olduğunu söyleyebilirim. Bölge, önümüzdeki süreçte daha fazla turist çekecek. Gıda perakendeciliği artacak. Köfte ve börek (bürek) bir efsane haline gelmiş durumda.

Son iki yıldır İstanbul’da Arnavut Trileçe tatlısı da ününü artırıyor. Bu yayılma sadece burada değil, Balkanlar’ın her yerinde söz konusu. Üsküp’te Mustafa Paşa Camii yanındaki Bushi’de yemenizi tavsiye ederim.

Konu Makedonya olunca etki alanına iki yer daha giriyor: Yunanistan ve Bulgaristan.

Bizim gittiğimiz şehirlerden Strumic, Selanik ve Kavala’ya çok yakın. Kavala Kurabiyesine buralarda rastlamanız sizi şaşırtmasın. Ticari ve kültürel olarak asırlar boyu bu iki şehrin art bölgesi olmuş. Bugün bile, Strumic’ten Yunanistan’a mevsimlik işçi olarak gidiliyor.

Batı Rodoplar’da kurulu olan bölge, dil ve kültürel olarak da Bulgaristan’la ortak köklere sahip.

Bir Makedon işadamı Bulgaristan ve Makedon ortak paydasını anlatmak için konuyu şöyle özetledi: “Biz iki devlet bir halkız”.

Kiril alfabesini bölgeye uyarlayan Metody, her iki ülke tarafından kurucu lider olarak kabul ediliyor. Böyle çok ortak kahramanları var.

Peyniri, sebze yemekleri, hamur işleri ortak olduğu kadar mutfaklarına zenginlik katıyor.

Herbiri ufak nüansları ile yurtdışına taşmış lezzetlerden işte birkaçı: Kuru fasulyeyi kiremitte sunan Tavçe Grafçe bunlardan biri. Bildiğimiz kurufasulye ama tadı ve sunumu harika.

Akıtma geleneği bütün Balkanlar’da yaygındır. Annem tereyağlısı, ballısı ve marmelatlısını çok yapardı. Ancak onun özel toprak tavası artık evimizde yok. Haliyle aynı tadı vermiyor teflon tavada yapılanlar.

Artık bütün dünya akıtmayı krep olarak kullanıyor. Ancak, Strumic’te. Nutella, muz ve çikolata ile yapılan Palaçinko adıyla modern bir sunumunu tatmanızı tavsiye ederim.

Bosna Hersek’te kiloyla yediğiniz “bürek”i Üsküp’te bulma şansınız zayıf. Yerel börekleri de aklınızda kalacak lezzette değil.

fikriturkel@gmail.com,