Bugün ne pişirsem?

by, gidahatti.com

Yemek tarifleri, dünyadaki en ilgi çekici konuların başında gelmeye başladı. Dışarıda yemek alışkanlığı artmasına rağmen, evde veya ofiste yemek yapma deneyimi teknolojiyle birlikte en sevdiğim hobilerin başında geliyor.

En son Microsoft, arama motoru Bing’i yemek tariflerinde özellikli bir alan haline getirdi.

Aslında Google, Yandex, Yahoo ve Bing gibi arama motorları arasındaki yarış, rakipleri ayrı alanlarda özellikli hale getirmeye yönlendiriyor. Microsoft şimdi kendi arama motorunu, dünyanın en büyük yemek kitabına dönüştürerek önemli bir adım attı.

Unutmayalım ki önceki yıl Google’da 4 milyar yemek tarifi arandığı belirlenmiş. Diğer arama motorlarını da buna ekleyin.

Aynı şekilde Instagram’da en çok paylaşılan fotoğraflar yemek hakkında oluyor. Aynı şekilde Foursquare yemekler üzerine yorumlarıyla meşhur. Daha onlarca uygulama yemek mekanları ve yemek tarifleriyle özellik kazanmış durumdadır.

Yemek kitaplarını küçümseyenler, dünyadaki her evde her gün iki veya üç kere yemek hazırlandığını ve milyarlarca insanın yeni lezzetler aramak için sık sık yemek tarifi aradığını unutuyorlar.

İnternet ve mobil devrimle birlikte bu yemek tarifi arayışları da internete yöneldi ve Microsoft, Google ile Yahoo’ya karşı Bing’in elini güçlendirmek için şimdi Bing’e yeni bir özellik kazandırdı: Yemek tarifleri.

Bing üzerinde bir yemek görseli arayan kullanıcılar artık fotoğrafın altında yer alan “tarifler” kısmından, o yemekle ilgili bloglarında tarif veren aşçılara, blog yazarlarına da link veriyor. Böylece kullanıcılar sadece Bing’de yemek ismi aratıp beğendiği yemek görselini hangi aşçının, hangi blogger’ın yüklediğini görüp doğrudan o tarife ulaşma imkanına kavuşuyorlar.

Google, popüler Maps (Haritalar) uygulamasında kullanıcıların restoran/yemek fotoğraflarını paylaşmalarını teşvik eden özel bir servisi yayına aldı. Bu servis sayesinde, Maps kullanıcıları çevrelerindeki yemek/restoran fotoğraflarını görüp inceleyerek, hangi restoranda ne yemek istediğine karar verebiliyor.

Türkiye’de internet ortamında yemekle ilgili uygulamalara ilgi büyük. En büyük internet sitelerinden Yemeksepeti, bu yıl dünyanın en büyük online yemek sipariş platformu Delivery Hero tarafından satın aldı. Delivery Hero, 589 milyon dolar toplam değerleme üzerinden Yemeksepeti hisselerinin tamamını bünyesine katmıştı.

Aslında bu alanda en ilginç yatırımlardan biri IBM’den geldi: ABD’de yayınlanan Bon Appétit dergisi ile birlikte geliştirdiği Chef Watson uygulaması sayesinde evde yeni tatlar keşfedilecek. IBM Watson, besinlerin özelliklerini ve aşçılık tekniklerini analiz edip, eldeki malzemelerle hazırlanabilecek tarifler sunuyor.

Her gün “bugün ne pişirsem” sorusunu soran, evde sınırlı malzemelerle neler yapılabileceğini düşünen veya sağlık nedenleriyle yasak olan malzemeleri kullanmadan “çok sevilen” yemeğin nasıl yapılacağını bilmek isteyenler artık IBM ve Bon Appétit’in kullanıma sundukları “Şef”ten yardım alabilecekler.

Dünyanın dört bir yanından yemek tariflerine ulaşabilen Chef Watson, yeni lezzetler keşfetme konusunda uygulamayı kullanan ev aşçılarına ilham verecek.

Chef Watson’u benzerlerinden özel kılan noktaysa, beta sürümüne sahip sayısız kullanıcılar tarafından paylaşılan önemli girdilere sahip olması ve insanların tat tercihleri hakkındaki bilgiye de sahip olması. Bunlara ilave olarak Chef Watson, belli gıdalara karşı alerjisi olanlara veya yaşam tarzlarına uygun tarifler hazırlayabiliyor.

İnsanlık, gıda güvenliği konusunda, her geçen gün daha duyarlı hale geliyor. Halen gıda sektöründe üç ana sorun algıyı yönlendiriyor: Bilgi kirliliği, gıda tağşişleri (karışma, bulaşma vs.) ile gıda kontrol ve denetim zorluğu…

Bu üç sorun inanç, gelenek ve tercihlerine bağlı beslenme zorluğunu da beraberinde getiriyor. Yanlış ve yönlendirilebilir gıda haberleri de bu sorunlardan kaynaklanıyor.

Diğer taraftan helal, koşer, vegan gibi onlarca beslenme tarzına bu ve benzer uygulamalar çare sunabilir.

Düşünün sofraya oturacak kişi sayısında lezzeti, besin değerlerini (kalori, yağ, tuz, şeker gibi), diyetleri yönetebilecek bir mönü sunabilecek bir sistemden bahsedilebilir.

Şimdilik bireysel uygulama özelliği taşısa da ileride restoran, otel ve catering noktaları için de zorunlu hale gelecek bir özellik arz ediyor.

Buna benzer yerli girişimlerden bir başkası da Turkcell’den geldi. Turkcell Yemek Guru, kişilerin ellerindeki malzemeye göre yemek tarifleri sorgulayabilecekleri, akıllı algoritmaya sahip bir SMS servisi.

“Bugün ne pişirsem?” diyen herkesin derdine son veriyor.

Yemek Guru’nun 2,5 milyon kullanıcısı günde 35 bin, ayda 1 milyon 100 bin tarif araması gerçekleştiriyor. Kullanıcılar tam 41 farklı kategoride arama yapabiliyor ve Türk ve Dünya mutfaklarından 800’den fazla özel yemek tarifini sorgulayabiliyor. Turkcell Yemek Guru, yapay zekası ile SMS sorgularındaki davranışları öğrenerek kişiselleştirilmiş önerilerde bulunuyor. Yemek Guru SMS servisi; tarif sorgulamayı kategori bazında (Diyet, Diyabet, Tatlı vb.) ya da yemek isimleri ile yapma imkânı tanıyor.

Demek ki ağız tadımız, teknolojiyi bile dize getiriyor… Afiyet olsun!

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Fikri Türkel’s story.