“Her öğrenciye bir tablet”e ne oldu?

07 Eylül 2012

Dünyanın en büyük eğitim projesi olan ve eğitim sisteminde ileri teknolojilerin dönüşümü olarak tanımladığımız Fatih Projesi'nde ne yazık ki öğrenciler bu eğitim döneminde de tabletlerine ve akıllı tahtalarına kavuşamayacaklar.

Fatih Projesi’nin gecikmesi, dünya tablet üretimini de Türkiye'deki ilgili bütün bilişim şirketlerini de etkiliyor. Kolay değil 16,5 milyon tabletten bahsediyoruz.

Proje, sadece eğitim altyapısı ve öğrencileri tablet sahibi yapmakla kalmıyor. Türkiye, 2010 yılı itibariyle 30 milyar dolarlık bilişim pazarına sahip ve 11,3 teknoloji sanayi üretimini gerçekleştiriyor. Ancak 15 milyondan fazla cep telefonu ile 14,5 milyar dolar elektronik sanayi ithalatında bulunuyor.

Fatih Projesi, bu ithalat dengesini değiştirmeyi de amaçlıyor. Tablet ve akıllı tahta ihalesinin unsurlardan birinin 2014 yılı sonu itibariyle yerlilik oranlarında da önemli bir aşama sağlamak. Yani projeyle birlikte tedarikçiler; “Türkiye'nin yanı sıra, yaklaşık 1,5 milyar nüfusun bulunduğu ve 23 trilyon Dolar GSYH'ye sahip bir pazara girme şansına” da erişecek.

Bilişim altyapısında dev adımları tanımlayan projeyle ilgili birkaç detay daha vereyim: Bütün okulların veri aktarımı ve internet bağlantıları yenilenecek ve fiber altyapıya kavuşturulacak.

42 bin okulda, 570 bin derslik ile 50 bin eğitim ortamı akıllı tahtaya kavuşacak. Bütün öğretmenler bilgisayar ve yazılım iç eğitiminden geçirilecek. e-içeriğin sağlanması ve yönetilmesi de en az donanım kadar katma değer sağlayan bir üretim sürecidir.

Her okula tam donanımlı yazıcı ve doküman kamera ile her öğretmene tablet bilgisayarın da proje kapsamında olduğunu unutmayalım.

Eğitim Bilişim Ağı (EBA) olarak kurgulanan ve eğitim içerikleri ile ilgili her türlü bilgi ve belgelerin, dokümanların içinde bulunacağı, öğretmen ve öğrencilerin elektronik içeriklere kolayca ulaşabileceği interaktif eğitim portalı da projenin içeriğinde yer alıyor.

Gelinen nokta şu: 2011 Yılı Kurulum Planlamasına göre 3 bin 657 kurum pilot uygulamaya başlaması gerekiyordu ve başladı. Yani 12 bine yakın tablet öğrencilere dağıtıldı. Bunun 4 bin adedi General Mobile (yerli tedarikçi), 8 bin adedi de Samsung’’dan sağlandı.

Daha ziyade interaktif tv diyebileceğimiz akıllı tahtaları ise Vestel’’den tedarik edildi. Yani 85 bin akıllı tahta ve 3 bin 657 kamera pilot okullara yerleştirildi.

Pilot uygulamanın sonuçlarıyla ilgili de spekülasyonlar var. Bugünlerde Milli Eğitim Bakanlığı ilk denemelerin sonuçlarını açıklayabilir.

Bu yıl orta öğrenim kurumlarında projenin başlaması gerekiyordu ancak yetişmedi. Açılan ihale Danıştay'da iptal edildi. Ancak iptalin durdurulmasına rağmen ihale süreci aksadı.

Projenin sahibi her ne kadar Milli Eğitim Bakanlığı görünse de; parası Ulaştırma Bakanlığı'ndan, yürütülmesi ise TÜBİTAK tarafından sağlanıyor. Pardus yazılımını gerçekleştiren ekip Fatih Projesi'ni de yönetiyor.

Malum, Fatih Projesi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim sürecinde açıkladığı “çılgın projeler”den biri.

Kulislere göre; proje Başbakanın takibindeyken hızla ilerliyordu ancak yeni süreçte duraklama yaşanıyor. Ayrıca ne üniversiteler, ne yerli tedarikçiler ve uzmanlar sürece dâhil edilmediği konusunda da şikâyetler var.

Dünyadaki benzeri uygulamalara bakarak çoklu üreticilerden, tedarikçilerden oluşan bir konsorsiyumun tercih edilmesi beklentisi var.

Okullar önümüzdeki hafta açılıyor ve bütün dünya ile birlikte bütün veliler ve öğrenciler projenin akıbetini merak ediyor.