Kök hücre çalışmaları ve ekonomik boyutları

Söz konusu sağlıksa gerisi teferruat olmalı ama işimiz ekonomi yazarlığı olunca konuları bu yönüyle ele almadan duramıyoruz.

  • Son 20 yılın tıptaki en büyük iki gelişmesi hayata geçmiş bulunuyor: Lenfoma, artık tedavi edilebilir hale geldi. Akdeniz Anemisi olanlar yaşayabiliyor. Öyle ki artık aşk filmlerindeki senaryolar bile değişti. Lenfoma, dermansız dert olmaktan çıktı.
  • Bir diğeri ise, Kök Hücre çalışmalarında yaşanan gelişme. Kemik iliği hastalığının tedavi edilebilir ve kök hücre nakilleri uygulanabilir hale geldi.

5 yıl içinde nakil sayısı 3 misli arttı. Hiçbir ülkede bu derece artış yaşanmadı. 2011 yılında 2 bin kök hücre uygulaması gerçekleşti. Ne yazık ki halen 3 bin kişi aynı sebeple hayatını kaybediyor. Bu sebeple işin ekonomik boyutlarına bakmak istedim.

Bunun iki sebebi var: Türkiye genelinde hematolog olan doktor sayısı 300 ile sınırlı yani yeterli değil ve gönüllü donör sayısı yetersiz. Ayrıca donör taraması için yeterli bütçe yok.

Hafta sonu, Türk Hematoloji Derneği (THD), son kongresini Antalya'da tamamladı. Sonuçların bir kısmı medyaya yansıdı.

Önce bir durum değerlendirmesi yapalım. Kemik iliği nakli ve periferik kök hücre naklinin her ikisine birden “hematopoetik kök hücre transplantasyonu yani nakli – HKHT” adı veriliyor. THD, Mart ayında HKHT konusunda bir çalıştay düzenleyerek temel sorun ve çözüm önerilerini ortaya çıkardı.

Öncelikle doktor sayısı için bir açıklama gerekiyor. Türkiye'de nüfusa ve hastalıklar göz önüne alınarak en az 2 bin 200 uzman hematolog olması gerekiyor. THD, bu konuda büyük gayret sarf ediyor. Halen 145 hematolog öğrenci uzmanlığa hazırlanıyor. Dernek, uzman olmak isteyenlere burs veriyor.

Dernek bir başka çalışma daha gerçekleştirdi. TÜRKBA adıyla, Türk Kan Bilim Bağı'nı kurdu. Buna göre, kan hastalıkları konusunda Türkiye'deki bütün doktorlar arasında eğitim, bilim ve hasta hizmetine katkı sağlayacak bir veri paylaşım sistemi oluşturuldu. Herhangi bir bölgedeki bütün veriler ve deneyimler her doktor tarafından paylaşılmış oluyor.

Avrupa'da kök hücre nakli sayısındaki yıllık artış yüzde 4–8 iken, Türkiye'de yüzde 33–40 olarak gerçekleşmiştir. Ancak, kök hücre nakli uygulama sayısı bakımından hala Türkiye yetersiz sayıdadır. En yüksek uygulama 497 nakil ile İtalya’da gerçekleşmiştir. Almanya, Fransa, İsviçre, İsveç, Avusturya gibi ülkelerde 400 ile 490 arasındadır. İspanya, İngiltere, Belçika, Hollanda ve Çek Cumhuriyeti’nde ise 300 ila 400 arasında olurken Türkiye’de 115 olarak bulunmuştur.

Avrupa’da kök hücre naklinin yüzde 46'sı aile içi donörlerden, yüzde 54'ü akraba dışı donörlerden gerçekleştirilmiştir. Ülkemizde aile dışı donör oranı sadece yüzde 9'dur. Sorunlardan biri de bu. Yeterli donör sayısı için de ciddi bütçeler gerekiyor.

Birkaç yıl önce, Türkiye’deki büyük bir grup Kordon Kanı Bankası kurmaya karar verdi. Buna göre, yeni doğan çocukların kordon kanını bankaya veriyorsunuz. İleride ihtiyaç duyulursa, otolog nakil yani kendi kordon kanının nakli gerçekleştirilmiş olacak. Çok uzun vadeli bir çalışma.

Stratejik olarak da böyle bir projenin özel sektör inisiyatifinde olması doğru değil.
  • Gönüllü verici sayısı bu yüzden önem kazanıyor. Almanya'da 4,6 milyon gönüllü verici ile 14 bin ünite kordon kanı var. İngiltere’de bu rakam 770 bin yani nüfusun yüzde 1,2'si ve 16 bin ünite kordon kanı var. Türkiye”de bu oran 34 bin gönüllü ve 187 ünite kordon kanı olarak karşımıza çıkıyor.

Yakın dönemde, Samsun Mühendislik Fakültesinden bin öğrenci gönüllü oldu. Bin öğrencinin taraması için gerekli bütçe 1 milyon dolar civarında. Ayrıca bu adayların, herhangi bir hastaya uyumlu olup olamayacağı kesin olmadığı için taramaları yapılamadı. Kişi başı maliyet 1200 dolar.

Akrabalarda uyumluluk daha yüksek oranlarda olduğu için öncelikle akrabalar taranması gerekiyor.

Hematolog doktorlar büyük fedakârlık içinde, benzeri fedakârlığı biz de yapmalıyız ama devletin de bu konuda bir vizyonu olması şart.
  • @FikriTurkel, 6 Kasım 2012,