Nakit parasız bir dünya mümkün mü?

Nakitsizlik parasızlık değildir. Özellikle 96,6 milyon banka kartı, 56,5 milyon kredi kartı olan bir ülkede bunu iyice hissediyoruz. 1991 yılında 6 milyon banka kartı olduğunu unutmayalım.

Geçen yıl itibariyle kredi kartlarıyla yaptığımız alış veriş miktarı 360 milyar lirayı geçti. Yani hergün 1 milyar lirayı aşkın harcamayı kredi kartlarıyla yapıyoruz. Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, mesela, Ağustos ayında 18 milyar lira harcama yapıldı. Geçen yıla göre banka ve kredi kartlarıyla yapılan işlem sayısı yüzde 7 arttı.

Başka bir yönüyle bakarsak: Kartlı ödemelerin hane halkı tüketiminde oranı 2002 yılında yüzde 9,3 oranındaydı. 2012 yılı sonunda bu oran yüzde 34,8'e çıktı. 2015 yılında yüzde 40'ın üzerine çıkması bekleniyor.

Kredi kartları en çok internette ticareti tetikliyor. 2013 Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre işlem olarak yüzde 16 artış olurken lira olarak miktardaki artış yüzde 26 oldu.

2010 yılında internet üzerinden yapılan satışlar 15 milyar lira iken, bu yılın ilk 8 ayında 22 milyar lirayı geçmiş görünüyor. Gelecekte cep telefonlarıyla ödemelerin de katlanarak artması bekleniyor.

Herşeyin mobilize olduğu bir dönemde, paranın ve ödeme kartlarının da dönüşmemesi mümkün değildi. Artık chip para dönemi başlıyor. Özellikle yüklenen NFC uygulaması veya chip”in kendi özelliği ile cep telefonları ödeme aracı haline de gelmiş durumda. Yani akıllı telefon sayısı kadar chip para var… İleride bu teknoloji parmak izi ile ödemeye varacaktır.

Hatta nakit parasız bir ekonomi üzerine bir simulasyonu Maliye Bakanlığının da yaptığı açıklanmıştı. Yani Türkiye'nin geleceğinde nakit parasız bir ekonomik yaşam bekleniyor.

Bir dönem bankalar, herkese kredi dağıtma gayreti içindeydi. Bu süreç, kredi kartını neredeyse sosyolojik bir sorun haline getirecekti. Banka ve kredi kartlarına karşı bir önyargı hala var.

Ancak makro ekonomi açısından bakıldığında, nakit paranın ekstra bir maliyetli ve daha verimsiz bir yöntem olduğu söylenebilir. Mastercard ve Boğaziçi Üniversitesinin yaptığı araştırmada bu yönlü bir sonuç çıktı. Buna göre, nakit kartın maliyeti tahminlerin üzerinde veya kredi kartıyla tüketim harcamalarımızı yaptığımızda milyarlarca lira ekonomiye kazandırmış olabiliriz.

Nasıl mı?

Tüketici olarak baktığımızda; kredi kartı ile daha fazla harcama yapıyoruz. Hatta kredi kartlarının yıllık ödeme miktarları var. Kartla yapılan taksitli alışverişlerde pazarlık şansımız da yok. Peki, nasıl oluyor da nakit para, kredi kartına göre daha maliyetli oluyor?

“Nakitin Maliyeti” konulu araştırmaya göre; Nakit paranın basımı, taşınması, güvenliği gibi görünen maliyetleri var bu ciddi miktarlara ulaşıyor. Sadece bu kalemlerle, nakit kullanımının ekonomiye maliyeti 4 milyar 719 milyon lira tutuyor.

Bunun yanı sıra kredi kartı, kayıtdışı ekonomiyi önlemesi sebebiyle ekonomiye büyük kazanımları var. Verginin yanı sıra kayıtlı parayla büyümeye dolaylı katkısı var.

Türkiye'nin kayıtdışı ekonomi oranı yüzde 30 civarında kabul ediliyor. Tüketimin tamamen kredi kartlarıyla yapıldığında ortaya çıkacak ekonomik değerin 2015 yılına kadar 43 milyar lira olması bekleniyor.

Bu sadece bizde değil, dünyada da benzer sonuçlar çıkıyor. Almanya'da nakit kullanımının ekonomiye yıllık mailyeti 8,3 milyar euro iken, Avrupa genelinde bunun toplamının 84 milyar euro olduğu tahmin ediliyor. Unutmayalım ki Almanya'da da kayıtdışı ekonominin büyüklüğü yüzde 20 civarında hesaplanıyor.

Bütün bunları nasıl yorumlamamız gerekiyor?

Hükümetin kayıtiçine alma hedefleri, teknolojinin gelişimi ve mobil kullanım oranlarına baktığımızda daha fazla banka ve kredi kartı kullanma ve ödemeleri kartla yapma konusunda araştırmanın sonuçları bağlamında bir gelişme yaşanacak.

Üstüne üstlük bireysel algıları tolere eden bir araştırmamız da var: Nakit maliyetli, kart verimli…

Kartlarla ilgili yanlış algı, genelde bankaların tavrından kaynaklanıyor. Ödeme kartlarındaki inisiyatif bankalardan alınırsa; ekonomiye katkısı bakımından verimliliğin daha fazla olması bile beklenebilir.

  • 04 Ekim 2013