Yiyecek ve İçecek Trendleri 2016


@FikriTurkel,
Kitle iletişimi, medya, doğal afetler, doğru bilinen yanlışlar ve sadeliğe yönelim, dünya genelinde gıda ve içecek alışkanlıklarını etkileyen bazı faktörler. Hayat tarzındaki değişimler ve dünya pazarları, gıdaları nasıl, neden ve nerede satın aldığımızı ve tükettiğimizi etkiliyor. Hal böyle olunca üreticiler de sürekli değişen tüketici eğilimlerine ayak uydurmak zorunda.
Geride bıraktığımız 2015 yılında tüketicinin yiyecek ve içecek tercihlerine yönelik bir araştırma, “Türkiye’de yılın tatlısı nedir?” sorusuna verilen cevaplarda “Trileçe”nin öne çıktığını gösterdi. Az bilinen bu Arnavut tatlısının trend olmasının temelinde, sütten yapılması, hafif tatlı olmasının yanında, küresel ağız tadına da uygun olması yatıyor.
Ya gelecekteki yiyecek ve içecek trendleri ne olacak? Bu sorunun cevabı, tüketicinin ağız tadına uygunluk, sağlıkla ilgili kaygılar gibi faktörler nedeniyle geçmişte olduğu gibi yine kesin ve net değil…
Amerika’da her yıl Şubat ayı başında gerçekleştirilen Super Bowl finali, bir tüketici çılgınlığına dönüşür. Etkinliğin en çok konuşulan reklamı, Mexico Avocado oldu. Gerçekten de Amerika’da avokado çılgınlığı sürüyor. Salatalar, sandviçler başta olmak üzere yeni avokado tarifli yemekler yarışıyor. Şimdi de avokado yağı ana trendler arasına girdi. Hatta eytinyağı ile yarıştıranlar da az değil. Bir Akdeniz Bölgesi ürünü olan zeytinyağı ile rekabet etmek için, üretimi olmayan bölgelerin avokadoya sığınması manidar.
Araştırmalara girmeden önce, dikkat çeken bir iki detay vermek gerekirse, günümüzde restoranların menüsüne yeni işaretler girdi. Vejetaryen, yabani, helal, koşer gibi farklı din ve kültür tercihlerine bağlı yemek işaretleri, küresel olarak tercihten zorunluluğa dönebilir. Özellikle, “Wild” yani yabani ürünler, doğal ürünlerden daha fazla prim yapmaya başladı. Böğürtlen, bal, kızılcık, yaban mersini, çilek, mantar, kekik gibi kırlardan toplanan meyve ve sebzeler yerel restoranların yanı sıra zincir restoranlar tarafından da kullanılmaya başladı. Eğer birkaç kat fiyat vermeye hazırsanız, akıl almayacak gıda ürünlerini tabağınızda bulabilirsiniz.
En büyük arama motoru Google’ın trendlerine baktığımızda, küresel olarak en fazla yemek tariflerinin arandığını görüyoruz. Türkiye’de ise yemek tarifi yerine kek tarifi arama, listenin başında yer alıyor. Dünyada gıda siteleri aramada ikinci sırada iken, Türkiye’de Oktay Usta, gıda ve içecek sektörünün arama listesine girebilmiş durumda. Pizza, hem küreselde hem de ulusalda en çok aranan kelimeler arasında iddialı bir konumda bulunuyor.
Pazar araştırma firması RTS Resource’a göre mutluluk verenler, tek adımda hazırlananlar, doğadan toplanan malzemeler, faydalı lezzetler ve gelecek nesil proteinler gelecekte yiyecek ve içecek sektörünün beş anahtar trendi olacak.
Araştırmaya göre, hem enerji hem de anti enerji veren doğal ve kafeinsiz ürünler fikri, diğer yiyecek kategorilerini bir kenara itecek. Bu ürünler sağlıklı gıda ürünleri satan niş dükkanların yaygın perakendecilere dönüşmesine neden olacak. Tüketiciler doğrudan fırına atılan hazır yemekler yerine hazırlık aşamasının son adımını kendilerinin tamamlayacağı ürünleri tercih ediyor. Çünkü bu tür ürünler tüketicilerin kendilerini iyi hissetmesini sağlıyor.
Araştırmalara göre doğadan toplanmış, yerel ve mevsiminde üretilen ürünlere olan talep hızla artıyor. Gelecek yıllarda su yosunu, yer mantarı, kuşburnu, ısırgan otu, vahşi mantarlar ve böğürtlen gibi doğadan toplanan ve hiper yerel olan gıdalara olan talebin patlaması bekleniyor.
Tüketiciler sağlıklı gıda olarak pazarlanan ürünler yerine, içinde ilginç malzemeler ve lezzetlerin yer aldığı tanınmış ürünlerin sağlıklı alternatiflerinden tüketmek istiyor. Bu lezzet bolluğunun sağlık mesajıyla çelişmemesi gerekiyor. Yani lezzet katmak, kalori eklemek anlamına gelmiyor.
Proteinli diyetler öne çıkıyor
Araştırmalar gösteriyor ki yüksek proteinli diyetlere olan talep artmaya devam ediyor. Tüketiciler içinde doğal protein olan ürünleri araştırıyor.Karbonhidratların aksine proteinle alakalı basında kötü haberler yapılmıyor ve protein bazlı gıdalar çoğu diyet uzmanı tarafından öneriliyor.
Dünyanın önde gelen piyasa araştırma şirketlerinden Mintel’in küresel gıda ve içecek uzmanı analistleri, 2016’da küresel yiyecek ve içecek pazarını etkileyecek 12 ana trendi belirledi. Kitle iletişimi, medya, doğal afetler, doğru bilinen yanlışlar ve sadeliğe yönelim, dünya genelinde gıda ve içecek alışkanlıklarını etkileyen faktörler olarak öne çıkıyor. Hayat tarzındaki değişimler ve dünya pazarları, gıdaları nasıl, neden ve nerede satın aldığımızı ve tükettiğimizi etkiliyor. Üreticiler de sürekli değişen tüketici eğilimlerine ayak uydurmak zorundalar…
Küresel pazarları etkileyecek en önemli 12 gıda ve içecek trendinin belirlendiği ve bunların dünya genelinde oynayacağı rolü değerlendiren Mintel’in araştırması, hangi trendin hangi kıtada daha etkin olduğuna dair de bir özellik arz ediyor.
Alternatifler her yerde
Yeni protein kaynakları ve alternatif ürünler tüketicilere daha çekici gelmeye başladığından, özellikle gelişmiş ülkelerde daha da yaygınlaşıyor. Mintel; süt, gluten ve et alternatiflerinin artık sadece ihtiyacı olanlar tarafından tüketilmeyeceğini söylüyor. Normal tüketiciler de yeni protein kaynaklarına yönelmekte. Daha önce alternatif sayılan pazar, gelenekselin yerini alabilir.
Bir numaralı halk düşmanı yapay ürünler
Tüketiciler özellikle Avustralya ve Avrupa’da aşina oldukları bileşenlerle üretilmiş doğal ürünlere yöneliyor. “Az işlem görmüş” gıda talebi, firmaları doğal olmayan gıda bileşenlerinden uzaklaşmaya zorluyor.
Yeni çevresel gerçeklik
Küresel gıda ve içecek tedarikini etkileyen kuraklık gibi doğa olayları, gıda ürünlerinin hazırlanması ve üretimini de farklılaştırmaya başlıyor. Sürdürülebilirlik artık ekonomik bir kaygıdan ziyade halkın iyiliği yönünde bir girişime dönüşüyor. Mintel’e göre, sürdürülebilir üretim süreçleri giderek daha gerekli olacak. Üreticiler çevre ve sürdürülebilirlik adına yaptıklarını deklare etmek durumunda kalacak. 2016’da sürdürülebilirlik sadece “iyi bir şey” olmaktan çıkıp, toplumun refahı için bir “zorunluluk” haline gelecek.
İçten dışa güzellik
Tüketiciler beslenme şekillerinin nasıl göründükleriyle ve hissettikleriyle ilişkili olduğunun farkına varıyor ve böylece hem fiziksel görünümü hem de sağlığı iyileştiren ürünlere yeni anlamlar yüklemeye başlıyor. Bu da kolajenden probiyotiklere kadar birçok bileşenle zenginleştirilmiş ürünlere eğilim doğmasına neden oluyor. Bu nedenle tüketiciler gıdaları artık güzelleşmek için tüketecekler. Üreticiler de bu nedenle fonksiyonel bileşen içeren ürünlere daha fazla yönelecek.
Herkes için sağlık
Tüketicileri aktif olmaya ve aktif kalmaya teşvik eden spor programlarının artmasından yararlanan sporcu besinleri; enerji, sıvı ve protein alımına odaklanan ürünlerle yaygınlaşmaya başlıyor. Kuzey Amerika’da görülen bu trend, diğer gelişmiş ülkelere de uzanıyor. İnsanlar egzersiz programları ile yediklerini ilişkilendirdikçe, bu egzersiz programları güncellendikçe, tüketilen gıdalar da değişecek. Aktif olmak ve aktif kalmak konusunda insanları teşvik eden programlar aynı yönde beslenmeyi de gerektirecek, insanların sporcu beslenmesi konusunda bilinç kazanmasına neden olacak. Bu durum insanların aktiflik seviyelerine göre farklı ürün grupları oluşmasına yol açacak.
Gerçek öyküye dayanan gıdalar
Ürünün kökeni, üründe kullanılan malzemeler ya da nereden esinlenildiğine dair öykülerle tüketicileri etkilemek, geleneksel el işçiliğiyle üretilen ürünlerden topluca üretilen ürünlere sirayet ediyor. Gelişmiş ekonomilerde hem tüketiciler hem de denetleyiciler bu hikâyelerin gerçekliğini gösteren kanıtlar talep ediyor. Yakın gelecekte tüketiciler ve denetleyiciler tüm marka orijin ve hikayelerinin doğruluğu üzerinde daha fazla durmaya başlayacak. Tüketiciler ürünlerin orijini, bileşenlerin veya hazırlanışın hikayesi konusuyla oldukça ilgili. El emeği ile yapılan ürünlerle seri üretim ürünlerin aynı ifadeleri taşıması, tüketicilerin gıdalardaki bildirimlerin doğruluğunu irdelemesine neden olacak.
E-devrim:Alışveriş arabalarından tıklamalara
Online alışveriş, uygulamalar ve dağıtım hizmetlerindeki yenilikler tüketicilerin hem market alışverişi alışkanlıklarını hem de beklentilerini değiştirmeye başlıyor.
DNA’ya göre beslenme
Kadim tahıllar ve süper gıdalar gibi geçmişten günümüze gelen gıda bileşenlerine olan ilgi, geçmişteki gıdaların günümüzdekilerden daha sağlıklı olduğu inancıyla artmaya başlıyor. Bu da insanların kendi fizyolojilerine uygun ve ataları gibi bir beslenme şekline yönelmesine neden oluyor.
Tvitleyecek kadar iyi
Gıda merkezli sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla, yemek yapmaya olan ilgi hem beslenme ve keyfe, hem de insanların ürettiklerini sosyal medya aracılığıyla paylaşmasına odaklanıyor. Mintel’e göre önümüzdeki dönemde sosyal medya insanların ne yediğinde önemli rol oynayacak. Paylaşımlar sonucu yemek pişirmeye ilginin artması bazı tüketicilerin yemek yarışmalarına katılabilecek kadar kendilerini geliştirmeleri ile sonuçlanırken, bazılarının da çeşitli gıdalar konusunda uzman hale gelmesini sağlayacak. Her şekilde insanlar, arkadaşları ve sosyal medya takipçileri ile paylaşmak amacıyla yemek yapacak.
Tek kişilik masa
Tüm yaş gruplarında evde ya da restoranda tek başına yemek yemek yaygınlaşmaya başlıyor. Ürün, ambalaj ve reklamların gelişmekte olan bu eğilime ayak uydurması gerekiyor. Bu nedenle tek kişilik öğünler, doğru boyutta ürün ve ambalajların yanında tek başına yemek yemenin hüznünü de ortadan kaldıracak reklamlara ihtiyaç duyacak.
Yağ sağlıksız imajından kurtulmaya başladı
Yağ artık tüketicilerin düşmanı değil. Tüketicilerin iyi ve kötü yağlara karşı tutumu değişiyor. Bu, yağ içeriğinin sağlıklı ürün arayışında ilk ve en önemli husus olmaktan çıktığını gösteriyor. Doymamış yağların faydaları konusunda daha fazla farkındalık olacak. Tüketiciler paketi incelerken ilk olarak yağa bakmayacaklar.
Gözlerinizle yiyin
Sosyal medyayla birlikte yayılan bir başka trend de gıdanın görüntüsünün en az lezzeti kadar iyi olması gerektiği. Cesur bir şekilde renklendirilmiş, ustaca yapılmış ve Instagram’a koymaya layık yenilikçi gıdalara talep oldukça fazla.
Mintel küresel gıda ve içecek analisti Jenny Zegler, bu trendlerin tüketicilerin önceliklerinin nasıl değiştiğini ortaya koyacağını ve kaçınılmaz teknolojinin gıda ve içeceği etkileyeceğini belirtiyor. Bu trendlerin kültürel değerler, bölgede kullanılabilirliği ve sosyal ihtiyaçlar gibi çeşitli faktörlerden dolayı dünya genelinde farklı roller oynadığını ve bazı durumlarda bir bölgede görülen trendlerin yeni bölgelere geçmeye başladığını söylüyor.
İngiliz Telegraph Gazetesinin araştırmasına göre, 2016 yılına dair trendler de bunlarla örtüşüyor:
1.Avokado yemekleri: Sağlık için faydaları
2.Karnabahar: Sadece yemek değil, pizzalarda, kızarmış vb.
3.Fermente gıdalar: Probiyotikler, turşu, kefir
4.Glutensiz ürünler
5.Kanola yağı: Kızartma için
Innova Market Insights araştırması ise diyet beslenme ve niş alanları da kapsayacak sonuçları da göstermesi açısından dikkat çekiyor.
Buna göre, organik, vejetaryen ve glutensiz ürünlerde artış görülüyor. 2016 için tüketici taleplerini altı ana trend etkileyecek.
1.Temiz etiket: Daha az yapay bileşenli basit yiyecek/içecekler
2.Glutensiz ve diğer bildirimler: Gerekli olmasa da talep ediyorlar. Üretici karşılık veriyor.
3.Fleksitaryen: Part-time vejetaryenler, et tüketimini sağlık, sürdürülebilirlik, hayvan hakları için azaltanlar
4.Doğal işlenmiş gıdalar: Fermente ürünler, hpp (yüksek basınçta işleme) vb. işlemler.
5.Sebzelere yeşil ışık: Çocuklara gizli sebze içeren yiyecekler.
Yeni trendlere yönelik bütün araştırmaların verileri birbirini destekler sonuçlar veriyor. Bunun yanı sıra “Az işlenmiş gıda trendleri”ne ayrıca yer vermek gerekiyor. Endüstri deneyimine sahip olmakla beraber organik gıdalarda uzmanlaşmış bir Amerikan firması olan Az İşlenmiş Gıda Pazarı’nın (WFM) ürün uzmanları da, 2016 yılında öne çıkacak ilk 10 gıda trendini açıkladı. Gıda sektörünü ele alarak geleceğe dönük tahminlerde bulunan WFM’nin 2016 yılı için trend öngörüleri şu şekilde:
Deniz ürünleri: Az bilinen et ve deniz ürünü çeşitleri restoran menüleriyle sınırlı kalmayıp, normal mutfaklar tarafından da benimseniyor.
Ürünlerin bitki esaslı çeşitleri: Bitkiler, protein içerikleri ve yüksek besin değerleri nedeniyle çok sayıda üründe et yerine kullanılmaktadır. Bitkisel bileşenler vegan ve vejetaryen alternatiflerin dışında birçok başka üründe de kullanılmaktadır.
Kültür çılgınlığı, Fermente gıdalar: Tüketicilerin sindirim sağlığı veya lezzet nedeniyle tercih ettiği fermente gıdalar ve probiyotikler hızla yaygınlaşmaktadır. Türk lahana turşusunun bir benzeri olan Kimchi ve Gochujang gibi Kore’de tüketilen fermente ürünlerin ve süt ikamelerinin (hindistan cevizi, soya, badem, pirinç sütü) popülerliği artmaya devam edecek.
GDO’lu yemle beslenmeyen hayvan ürünleri: Tüketiciler satın aldıkları gıdalardan daha fazla şeffaflık talep ettikçe GDO karşıtı hareket güçleniyor. Hayvan yemlerinde GDO bulunmadığını gösterebilen yöntemlerin gelişimi ve onaylanması sayesinde hayvan proteini kategorisindeki büyüme ve yenilik devam edecek.
Otlakta serbest yetiştirme: Otlakta beslenen hayvan gıdaları kategorisi büyüyor. Kategoride süt, yumurta, yoğurt, tereyağı, peynir seçenekleri, ambalajlı et ürünleri ve hatta protein tozları gibi birçok yeni ürün var.
Kurutulmuş gıdalar: Boş kalorili atıştırmalıklar geride kaldı. Günümüzde tüketiciler basit ve kaliteli bileşenlere sahip daha sağlıklı, az işlenmiş atıştırmalıkları tercih etmektedir. 2016 yılında daha fazla tat çeşidine sahip kurutulmuş brokoli, kurutulmuş brüksel lahanası, yaban havucu cipsi ve kurutulmuş somon, bizon ve tavuk eti gibi ürünler öne çıkacak.
Aile yadigârı bileşenler: Aile yadigârları geri dönüyor. Yüzyıllardır korunan eski gıdalar birçok ambalajlı üründe tekrar piyasaya sürülmekte.
Eski dünya tatları: Uzak Doğu ve Orta Doğu’da kullanılan bileşenlerin popülerliği artıyor, bu bileşenler gittikçe artan sayıda üründe kullanılmaktadır.
Alternatif ve buğdaysız unlar: Alternatif unlar artık alternatif değiller; tüketiciler baklagillerden, tahıllardan ve kuru yemişlerden yapılan glutensiz unlara yoğun ilgi göstermektedir.
Dünya genelinde yeni tatlar ve gıdalar üzerine yorumlar o kadar etkili olmaya başladı ki, İngiliz BBC Earth güçlü bir programı yayın akışına aldı.
Topraksız yetişen meyveler, tüm işi robotların gördüğü çiftlikler, dile yerleştirilen reseptörlerle algılanan dijital tatlar, yemeğe yardımcı konuşan tavalar ve daha fazlası…
BBC Earth’ün yeni belgeseli Yarının Yemekleri (Tomorrow’s Food), yiyeceklerimizin yarınını, dünyanın dört bir yanından sıra dışı deneyimler eşliğinde anlatıyor. İzleyiciler, tarladan süpermarket raflarına oradan da sofralarımıza besinlerin olağanüstü yolculuğuna tanıklık ediyor.
Topraksız yetişen meyve ve sebzeler, yemeğin yardımcısı niteliğindeki tava, fırın gibi akıllı mutfak aletleri, farklı ülkelerde az bilinen meyve, sebze ile gıdalar da yine program akışında yer alacak konular arasında.
Bu tür yayınlar hem artıyor hem de küresel trendleri yakalamak için yarışıyor. Yani gıda trendleri artık, yayın trendi de oluyor.
[email protected],