The Ottoman Lieutenant(Osmanlı Subayı) hakkında görüşlerim.
Osmanlı Subayı 10 Mart 2017 tarihinde ABD’de vizyona girmiş hollwood yapımı bir Osmanlı filmiydi. Film Türkiye de 19 Mayıs gibi anlamlı bir tarihte vizyona girdi.
Gitmeyi çok istediğim fakat çeşitli sebepler yüzünden gidemediğim Osmanlı Subayını evde izleyince çok şey kaçırdığımı anladım. Öncelikle izlemeyenler için oyuncu kadrosunu açıklıyayım başrolü Michael Huisman ve Hera Hilmar paylaşıyor. Michael Huisman Osmanlı Subayını, Hera Hilmar ise ABD’den gelen hemşireyi canlandırıyor. Filmin diğer önemli oyuncuları ise Oscar ödüllü Ben Kingsley, Josh Hartnett; Türk oyunculardan Selçuk Yöntem ve Haluk Bilginer oynuyor.

Bunlar film hakkında kısa bilgilerdi şimdi gelgelelim filme. Öncelikle oyuncu seçimlerini çok doğru ve yerinde buldum özellikle filmin haberi çıktığında eyvah Osmanlı Subayını şımarık bir çocuğa verirler o da role giremez de bir çuval inciri batırırlar diyordum fakat bu hataya düşmemişler ve Michael Huisman çok doğru bir tercih olmuş rolü benimsemiş. Keza Hera Hilmar da aynı şekilde rolünü benimsemiş ve çok güzel bir oyunculuk sergilemiş. Ben Kingsley yine bildiğimiz gibi efsane.
Filmde hoşuma gitmeyen 2 konu var bunlara madde madde açıklık getiriyim.
- Filmde bir sahnede Yüzbaşı İsmail tam bizim Lillie kızımızı öpücekken ben müslümanım sen hristiyansın duyarına girmesi inanılmaz saçmaydı. Tamam o zamanlar Osmanlı İmparatorluğu gerici bir devlet olabilir fakat son dönem Osmanlı Subayları hiç öyle tutucu değildi bilakis çoğu Batı savunucusu hatta bazıları Batının aşığı olmuştu neyse konumuz bu değil. Sonuç olarak amatörce bir hataydı.
- Bir diğer konu ise Amerikan Hastanesinin anlatılma şekliydi ama bu konuda çok serzenişte bulunamıcam çünkü ABD menşeili bir filmin Amerikayı yere göğe sığdıramaması çok doğal. Konu şu: bazı tarih kitaplarında Vandaki ABD Hastanesinin kurulma sebebinin sağlık adı altında misyonerlik ve casusluk gibi planlar olduğu yazmakta tam emin değilim ama birkaç olayda olmuş fakat klasik Hollwood dizisi Great America lottosu ile karşımıza çıkmış.


En beğendiğim kısmı sonlara bıraktım burada büyük bir övgü görüntü yönetmenine o kadar güzel kareler yakalamışki özellikle efsanevi Doğu Ekspresini çok güzel çekmiş. Lillie ile İsmail’in beraber at sürme sahneleri de çok güzeldi.



Son olarak filmin bütçesini bilmiyorum ama okuduğum bir haberde bütçenin 20milyon$ olduğu yazıyordu. Bizim Fetih 1453'ün 18milyon$ bütçesi ile rezalet bir yapıt çıkarmasını düşününce çok güzel iş başarılmış emeği geçen herkese tebrikler.
