İyi Fikirler Üretme Egzersizi
Damla T
29510

Bir fikir aklıma gelir gelmez yazdığım zamanlar oldu, sırf not defterimi kaybettim diye bu alışkanlığımı uzun süre askıya aldım. Sonra 2–3 sene önce lisedeki büyük not defterimi bulup baktığımda “Nekadar da çılgın şeyler düşlemişim” dedim ve kendi düşündüklerime şaşırdım. Yazınızdaki “O an, hemen not etme” olayı müthiş işe yarayan birşey. Ama yorumlarda birinin dediği gibi, not etmektense aklına gelir gelmez işe koyulmak ondanda güzel.

Fikir akışı ve ortam şartına gelirsek, banada duşta ve en çok otoban kenarında yürürken aklıma fikir geliyor nedense. İnsan sahil kenarı, dağın tepesi, manzaralı bi ahşap ev filan bekler ama benim aklıma en çok otoban kenarında yürürken fikir geliyor, sebebini bilemiyorum :D

Yine yorumlarda biri yazmış “O fikri o an orda kim varsa alakalı alakasız söylemek” diye. Bu bir fikir akımı yaratıyor gerçekten, ben kendimi bildim bileli yapıyorum. Mesela aklımdaki akademik bilgi ile ilgili bir site fikrini o an aklıma geldiğinde ananeme söyledim. İnanın ucundan bucağındanda olsa 20 alakasız cümlede duysanız 1 tane illaki “Süper” diyeceğiniz birşey duyuyorsunuz. Fikrin geleceği yer belli değil.

Hepsinin özeti olarak:

Fazla şey yapmayın yani, akışına bırakın. Şunu yaparsan olur, bunu yapmazsan olmaz gibi şeyler ufak yüzdelere bağlı koşullar. İnsan yapısı bilimin tonlarca araştırmalarına rağmen hâlâ haddinden fazla kompleks bir yapı, çoğu zaman mantığımıza göre hareket etsekte yaratıcı şeylere mantıkla hükmetmeye çalışmak komik olur. Demek istediğim odak noktanız yaratıcılıksa akışına yani duygularınıza bırakın, fazla şey yapmayın.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.