Ben gerçekten videolarını çok beğendim çok güldüm.
Zeynep
11

Efe Aydal’ı ben de severek takip ederim. Yazısına yorumunuzda gayet mantıklı eleştiriler var gerçekten. O yüzden “o haklı, bu haksız” gibisinden birşeyler yazmak istemiyorum.

Dikkat çekmek istediğim tek şey şu, pek ufak olmayan bir yanlış anlaşılma olmuş. Hatta iki taneler.

İlki şu: “Amerika’yı çökertme manifestosu”

Gerçekten eleştirmeye gelince gayet bilinçli, akla yatan şeyler yazabildiğiniz aşikar; yalnız okuduğunuzu anlama konusunda sanırım bir zayıflık var. Efe Bey kendince gözlemlediği duruma iradesi ölçüsünde nasıl bir tepkiyi ne hislerle verdiğini açıklamış bu “deneme” yazısında. Deneme yazısını vurgulamak istiyorum; zira bu tür edebi yazılarda ciddi bir araştırma ve altyapı gereksinimi bence diğer türlere göre o kadar da gerekli değil ve her ne kadar Efe Bey’in konudaki bilgi ve araştırma eksikliği eleştirdiğiniz diğer noktalarda sizi ister istemez haklı kılsa da, sonuç itibariyle “Ateistler dünyayı çözmüş herifler değildir.” çıkarımında bulunulacak bir durum, örnek de yok benim açımdan. Kaldı ki ne ateistlerin, ne de herhangi bir diğer düşüncenin takipçilerinin, inananlarının, savunucularının bu tarz büyük bir güce, bilince ve yetkinliğe sahip olması hiç de kolay değildir, beklenemez de zaten. Burada belki de kilit nokta “dünyayı anlamak”tan kast ettiğiniz şeydir, bilemiyorum. Yalnız şunu görüyorum ki eleştirinizde habire “ateist yaklaşımı, ateist bilinci, ateist tepkisi, mantığı”na dem vuruyorsunuz. Gereksizdir, kişinin kimliğinde Türk olduğu da yazar, cinsiyeti de, baba adı da, memleketi de, komik de olsa dini de. Siz ancak sanırım Efe Aydal’a bakınca yalnızca, öyle değilse bile en çok “ateist” görüyorsunuz. Bir insanın düşünceleri ve bunları ifade ettiği yazıları neden sahip olduğu düşünce sistemiyle bu kadar ilişkilendirilmek zorundadır? Kastınız ve antipatiniz yoksa tabi. Ama motivasyonunuz bu tarz hislerse, anlarım bi’ nebze. Neyse, tekrar ediyorum ki burada maksadım sempati duyduğum bir kişiliğin avukatlığını yapmak değil, sizin yazdıklarınızda tutarsız ve yanlış gördüğüm noktaları size bildirmektir.

İkinci ise şudur: “bir kişiyle çok şey değişir”

Burada ya bariz bir yanlış okuma var, ya da Efe Bey cevapları gözeterek yazısını sonradan değiştirmiş. İkisi de muhtemel, ama an itibariyle gördüğüm ilki olduğundan onu da düzelteyim aklım yettiğince. Efe Bey açıkça “bişi olacağından değil. bu yalnızca tarafım belli olsun gibisinden bir tavır, tutum” diyor. Yoksa eminim o da sizin kadar farkındadır kişisel tercihinin büyük ölçekte bir etkisinin kısa vadede olmayacağının. Burada da gördüğüm şu ki, sanırım “tamam komiksin falan ama o kadar da zeki değilsin” dercesine; sırf eleştirmenin kendisi hatrına yazılmış bir cevap. Bu nokta da ben de niye erinmeyip düzeltmeye çalıştım onu sorguluyorum, tıpkı sizin mesajınızın sonlarına doğru muhtemelen “buna bu kadar böyle yazmaya gerek var mıydı yahu” gibisinden düşünmeniz gibi. Benim motivasyonumsa genelde yanlış olanın yarattığı kaşıntıdır. Ona veriniz.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.