Bu Kitabı Okudum, Öyleyse Bugün Mutluyum

Maya Angelou

Uzun zamandır yazmıyordum. Çünkü hayat bir anda farklı bir akışta ilerlemeye başladı. Yeni bir işe girdim ve her ne kadar dengede olmaya gayret gösteriyor olsam da her konuya en kısa zamanda hakim olma isteğim beni kısa bir süreliğine ilham aldığım diğer şeylerden uzaklaştırdı. Bu süreçte başladığım hiçbir kitaba odaklanamadım mesela. İkinci sayfayı okurken birinci sayfayı unutacak kadar dağınıktı zihnim. Rutin bir çembere girmeye başladığımı fark edip adım atmaya karar verdiğim anda elime bir kitap aldım ve o kadar etkilendim ki; bir günde bitirip ben bunu paylaşmalıyım dedim.

Kitabın adı “Annem ve Ben”. Yazarı ise çocukluk ve yetişkinlik yıllarını kaleme aldığı otobiyografileri ile tanınan Afroamerikan yazar Maya Angelou.

Maya’ya, abisiyle birlikte annelerinden uzakta, ırkçılık ve yaşamın türlü mücadeleleri ile geçen çocukluk yıllarını ve özellikle de babaannesiyle olan ilişkisini ve edindiği öğretileri kaleme aldığı “Kafesteki Kuş Neden Şakır Bilirim” kitabı ile hayran kalmıştım. Yıllar sonra kavuştuğu annesine ve onunla ilişkisine odaklandığı “Annem ve Ben” kitabında ise kendisine olan hayranlığım gözyaşlarımla birlikte tavan yaptı. Çünkü bu kitapta; isteklerinin sonuna kadar peşinden giden ama gerektiğinde pes etmeyi bilen, cesaretli, denemekten korkmayan, düştüğü anda yardım isteyip ayağa kalkabilen, her zaman güçlü durmaya çalışan ama en önemlisi asla merhameti ve vicdanı elden bırakmayan umut dolu bir kadın vardı. Tabi bir de, çocuklarını kendi iyilikleri için zamanında terk etmiş ama yine de kurduğu yapıcı ilişkiyle kızına ilham kaynağı olmayı başarmış, uçuk ama ayakları yere de basan bir anne vardı.

Bu kitabı okumasına ve umutla dolmasına vesile olabileceğim birileri olursa diye çok heyecanlanıyorum. Kitaptan bazı bölümleri paylaşarak de bu ilham veren anne-kız ilişkisinin doğasına dair biraz ipucu vermeyi bir görev biliyorum.

Maya ve annesinin arasında geçen, o zaman için zor bir konuya dair yapıcı ve oldukça net olan bu diyalog aslında genel anlamda ilişkilerinin temeline dair bir çerçeve de çiziyor.

“Tamam bebeğim, git bana banyoyu hazırla”. Bizim ailemizde, bilinmeyen bir sebepten ötürü, başka biri için banyo hazırlamak, köpüklendirmek ve suya güzel kokular eklemek bir onurdur. Banyodaki tabureye oturdum. Sigara içiyor musun? Evet efendim ama şu anda üzerimde yok. Pekala, ne içiyorsun? Pall Mall. Tamam ben Lucky Strike içiyorum ama benimkinden bir tane alabilirsin. Bir sigara yaktım ve bana babasının kim olduğunu biliyor musun? diye sordu. Evet efendim, sadece bir kerelikti. Onu seviyor musun? Hayır. O seni seviyor mu? Hayır. Tamam o zaman mesele kapandı, üç hayatı mahvetmeyeceğiz. Senin, benim ve bebeğin. Bu ailenin harika bir bebeği olacak. Teşekkür ederim, gidebilirsin.”

Maya’nın hayata umutla bakışı ve annesine dair hissettiklerinin kısa ama bir o kadar etkileyici özeti;

“Annem bana cesaretle ilgili küçük büyük, pek çok hediye verdi. Sonrakiler ruhumun derinliklerine öyle inceden işlenmişti ki, annemin nerede bittiğini, benim nerede başladığımı zar zor ayırt edebiliyordum. Hafızamda büyük dersler, adeta geceyarısı gökteki yıldızlar gibi”
“Hayatımda suların her zaman sakin akmayabileceğini, yaşantımın zorlayıcı günlerinin parlak ve ümit verici olabileceğini de kabul ettim. Bu yüzleşmeden beri, günlerim fırtınalı ya da güneşli de olsa ve gecelerim ihtişamlı ya da yalnız da geçse minnettar olma tutumumu koruyorum. Eğer karamsarlık, düşüncelerimi işgal etmekte ısrarcıysa, her zaman yarının olduğunu hatırlıyorum. Bugün mutluyum”

Bugün ben de mutluyum. Ve büyüyorum.

Not: Kendi anneme bu kitaptan bahsettim. “Artık sen de biraz uygularsın kitapta anlatılanları” dedi. Kitabın daha çok anne temasına odaklandığını, onun ilham alacağı noktaların daha fazla olabileceğini söyledim. Hiç yoktan “Ben kötü anne miyim” diyerek hayıflandı. Ben de “Kimse mükemmel değildir anne” diyerek ukalalığımı yaptım. Bu kitabı annem okusa nasıl yorumlayacağı bende bir merak konusu oldu. Okuyanlar annelerine ya da kendisini büyütenlere, emek verenlere de okutsunlar lütfen. Bakalım ne diyecekler:)

Like what you read? Give Gamze Sifoğlu a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.